Güzel  İnsanlar  nasılsınız  iyimisiniz.  Kış günleri keskin geçen ayaz soğuğuyla çöreklendi Bahar’ın gelişini bekliyor.İnşallah  iyi  ve  hayırlı  geçiyordur. 
Bir takım   insanların    çıldırdığı!...  şu  asrın  ağlayanı  çok  gülen’i!...  az  olan  bu  günlerde.  Gülmenin  tadı  nasıl  olur  en  azından  ben  alamadım  anlayan  var ise  beri  gelsin.
Bu  yazılan  yazılarım   isyan  olarak  anlaşılmasın  Allah’a   sığınıyorum.  
Yaratan  bu dünyayı  o  kadar  güzel  yaratmış ki  Şükürler   olsun  güzellik  adına  her şey  var  buna  rağmen  şu  yalan  dünyayı  insan ,  insanlık!..?  adına  çarkını  zulümlere  doğru  çeviriyor.
Eee  ne  diyelim  her  kavim  ve  her  nesil  imtihan…  için  dünya  tiyatrosunda!…  biçilen  rolünü  oynuyor.  Kimileri  hayırda  kimileri de  şerde  koşturuyorlar.  İnşallah  hayırda  koşanlardan  oluruz…
 İki  çam  ağacı!...  konuşarak  dertleşiyormuş.  Biri  diğerine:
-Çok  canım  sıkılıyor  demiş.
Diğeri de  ona:
-Nedir  bu kadar  canını  sıkan  şey?.demiş:
Her sene  kuruyan  dallarımızı  hızarla  kesiyorlardı.  Bu sene  öyle  olmadı.  Yaş  dallarımızı  ve  kuruyan  dallarımızı da  bir  baltayla…  kestiler:
-Eee  ne  olmuş  yani!  sonuçta  ikisi  de  aynı  kesme… görevi  yapmıyor mu?.  Burada  canını  sıkan   şey   nedir?.demiş;
-Sonuçta  ikisinin de  yaptığı  iş  aynı  ama.  Benim  canımı  sıkan  yaptıkları  iş  değil. 
Baltanın  sapı!…  çünkü  oda  bizden?...
Evet  dostlar  kıssamızda  anlatıldığı  gibi.  Zulüm  yapan  maalesef    oda  bir  insan!…   değil mi?…
Allah  bizleri  hayırda  yarışanlardan  eylesin...
Bahar  gelir  sular  coşar  sel  olur.  Sevdalı  gönüller.  
Gözlerden  akan  yaşlarla  coşar.  Boz  kırlarda  taze  açmış  çiçeklerle  oynaşan  yel  olur. 
Canda  Cananını  bulur , canda  Can  olur,  Gül  olur.
Yazın  harman  yerinde.  Düven  dişleri.  Tarlalar da  Buğday , bağlar da   Bostan.  Yoncalık ta  Pahla  olur.
Canları  ısıtan    Hak!..  uğruna  ığıl  ığıl  akan  sıcacık  kanlar.  Taş  kalpleri  olgunlaştıran.     
Narı  Ataşın  demi  koru , zarı  olur.
Sonbaharda  acı  acı  esen  poyraz  soğuğuna.  Saçlarına  düşen  aklara da   aldırmadan.  Sevgiyle  açan , güz   Gülleri  olur.
Kış’ı  hesap  etmez.  Kainat’ı  beyaza  boyayan  Kar  olur.
 Zemherinin  ayazı , yolun  sonu.  Gitti  gider  geri  dönülmez.  Herkesin  sevdiği  eli  olur…
Canlar  cananını  bulur.  Yatar  dizinin  dibinde  uyur  uyanmaz...  Heç…  olur. 
Beni  dinle , ne  olur.   
Sakın  uyan’ma!...  emi.
Seni  anlayamaz  aldatırlar.  Samimiyetsizlikle.  Yalan  yanlış  laf  ederek. 
“Seni  çoook  seviyorum”… 
Diye , kol  kanat  gererek.  Kanatsız  kuş  ederler!.  Sakın  uyanma… emi…
Biz  Ona!…  Sevdalıyız  O’nun!…  İçin  iş  yapıyoruz , diyerek. 
Harman  yerinde  boşuna  cirit  atarak…  Heç!..  olurlar... 
Al  eline   yüreğindeki kan’a!...  bulanmış.   Sarı  Çiğdem’ini. 
Sakın  uyanıp da  geri  gelme  emi…
Buralarda  hava  çok  soğuk.  Isınacak  ne bir   odun  ne bir  kömür! , nede  bir  gönülleri  hoş  tutan  yürek  var. 
At  izi!…  İt!…  İzine  karıştı. 
Ne olur  söz  dinle de  geri  gelme  emi!…
Bedenler  açık  Pazar’a!...  çıktı , tenler!..  satılır  oldu.  
“Ekmek  parasıdır.  Namusumuzla!..  kazanıyoruz.
 Yeter ki  kalbin  temiz!…  olsun”  denilerek.  Kara!..  kalplerde  konuştu. 
Canım!…  uyanıp da   geri  gelme  emi…
Evlat  Sevgi  dedi.  Alın  terinin  farkına  varmadan.  
Beleş  paraya  tav  olup  “babişko”  diyerek  haclık  çoğalttı.  Baba  ana  helal  sütünü  ihmal  ederek  O’nu..  kaynattı!.
 “Aç  başını  kızım!…  Okulundan , işinden   olup  geri!..  kalacaksın    Buda!..  neymiş”  diyerek. 
Hz.  Yusuf’unda  arkadan  yırtılan  gömleğinden!...  İbret  alanlar  oldu. 
Çok  üzgünüm!… 
Kimileri de  başını  kapatıp , gerisini!..  açanlar.  Başını  kapattığı.  Hak  Nur’undan  habersiz.  Ele  avuca  sığmaz  oldu.
 “Bizim  gelin  benden  kaçar.  Başını  örter   gerisini  açar”  diyenler  var.. 
Sen  Uyu…  uyu!…
 Açma  gözünü  emi?…
Gelme  hadi  git , ötelerin  ötesine!… Oralar da  anasına , yarine  söz  verdiği  için  Gül’ünü!...  görüp  koklayamadan  ağlayarak  geri  gelen.  Yaman  yiğitler!  var…
  Teni  siyah  ama  gönlü,  kalbi  Ak  olup.  O’nun!… 
İçin  çırpınarak  inleyen  hoş  sedalar  gölgeler!..  var. 
 Sevgi  heybeni!..  doldurarak.  Gece  günüz  sırtında  taşıdığın.  
Sabırla  biriktirip  elvan   elvan   kokan  güllerini.  Güllerin  Gülü’ne!…  
Götürerek.  Onlarla!…  
Komşu  eyleyip  dünya  sürgününü  bitirenlerle  hoş  eyle. 
Yalvarırım , uyanıp da.   Geri  gelme , emi!... 
Selam  ve  dua’larımla