Yerel Yönetimler Seçimleriyle ilgili sürecin başlamasına kısa bir zaman dilimi kaldı. ''Seçim'' denildiği zaman, Yozgat gibi küçük illerin aklına hep ''Hizmet'' gelir. Başka bir değişle bizim gibi yörelerde ''Seçimin'' değir adı ''Hizmet'' olarak algılanır.
Nasıl algılanmasın ki!...
Cumhuriyet Alanı'nda halkı, seçmeni başına toplayıp, ''Hizmet edeceğim'' diye yeminler edip, sözler veren siyasetçi, Sarıhacılı'yı geçtiği günden itibaren Yozgat'ın ismini bile unutmuş, insanları kaderleriyle başbaşa bırakmışlar. Seçimden seçime gelip, hizmet vaatlerine başlarken, iktidarda olan partilerde süreç içerisinde ''Yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır'' anlamına gelen mesajları verebilmek için, istek ve taleplerin yerine götürilmesi noktasında adımlar atmışlardır.
Bu geçmişten gelen bir gelenek olarak devam etmektedir. 4 veya 5 yıllık görev süreleri içerisinde hizmet ve yatırım noktasında sadece söz vermekle yetinen siyasetçi, söz verdiklerini hayata geçirdiğini gösterebilme adına çalışmaları seçim arifelerine bırakmaktadır. Bu da halk tarafından prim verilerek, desteklenmektedir.
Aslında siyasetçiye söyleyecek fazla bir sözümün olmadığının da bir kanıtıdır bu davranış biçimi. Yani görev süresi içerisinde sadece vaat edip, seçim arifesinde vatte bulunduklarını hayata geçirmek üzere temellerini atıp, çalışmalarını başlatmasını, ''Bakın bu hizmetleri istiyorsanız, bize destek olun!'' şeklinde okuyup, tehdit olarak algılamak yerine, ''Hizmete, yatırıma başladılar o zaman destek verelim!'' diyerek, oyları ile desteklemesinin sonucunda bu gelenek oluşmuştur.
Yozgat'ın beklentileri var, dillendirdiği ama ''Bir Arpa boyu'' dahi yol alınamayan yatırım ve hizmet projeleri mevcut. 400 yatak kapasiteli bölge hastanesi, Yozgat Çamlığının turizme kazandırılması, havaalanı gibi daha bir çok yatırım ve hizmet projeleriyle ilgili şu ana kadar herhangi bir çalışma söz konusu değil, göstermelik olanlar dışında.
Bu yatırım ve hizmetlerin Yozgat'a kazandırılması noktasında umutlu değilim. Ancak, yaklaşmakta olan mahalli idareler seçimleri öncesinde bunlarla ilgili bir çalışma başlatılırsa, buna şaşmam, yadırgamam. Fakat, bu yatırım ve hizmetleri hayata geçirilmesi noktasında şüphelerimin devamlılığının ortadan kalkabilmesi için, başlatılacak çalışmaların ''İçerisinin ne kadar dolu'' olduğuna bakarım.
Ciddi anlamda hazırlanan projeler için kaynak aktarılmış ise, kısa vadede tamamlanır. Yok eğer göstermelik ödenekler aktarılıp, ''Bu hizmetin, yatırımın, projenin kaynak sorunu yok!'' denilirse, o zaman inandırıcığı olmaz. Geçmişteki tecrübelerim bunu gösteriyor, öğütlüyor.
Hatırlatmakta yarar var; Yozgat Çamlığı ile ilgili hazırlanan projenin hayata geçirilmesi için kaynak sorunu yoktu. Halen bir çivi çakılmadı, aksine mevcutlar da yıkıldı. Hastane konusunda da ödenek, kaynak sıkıntısı yoktu. Ama bugün hastanenin temelinin atılıp, atılmayacağı bile muçhul.