Yozgat, Türkiye'nin jeotermal kaynakları bakımından en zengin illerinden birisi. Bu önemli enerjinin önemli bölümü yeraltında bulunuyor. Yer yüzeyine çıkartılmaya yönelik çalışmalar ise devam ediyor.
Geçtiğimiz Cuma günü Valilik internet sitesinden iki ayrı haber yayına verildi. Şehidin isminin yaşatılması için ailesi tarafından yaptırılan Cami Minaresi ve şadrıvanının açılışı törenle yapılmış. Diğer haberde ise Çatak bölgesinde gerçekleştirilen jeotermal sondaj çalışmalarının törenle başlatıldığı ile ilgili.
Her iki haberde Valilik sitesinden alınarak yerel basında yer buldu. Kimisi geniş yer verdi, kimisi geçiştirdi. Halbuki haber daha farklı değerlendirilip, daha geniş kitlelerin duyması yönünde ele alınabilirdi. Ama olmadı, olmuyor da...
Çünkü, açılış ve sondaj çalışmalarının başlatılmasına yönelik her iki haber de, Valiliğin aktarabileceği bilgiler ve fotoğraflarla sınırlı. Sınırlı bilgi ve belge nitileğindeki fotoğraflarla ele alınan konu da sınırlı olur, ''Kendimiz söyler, kendimiz dinleriz'' ama ne söylediğimizi kendimiz bile anlamakta zorlanırız. Konu yerel bazda sıkışır kalır, bir adım öteye gitmez.
Sadece bu da değil. Cumartesi günü de Yozgat'ta işadamları ile ilgili bir toplantının yapıldığını da Valilik internet sitesinden öğreniyor, verdiği bilgi ve dokumanlarla yetiniyoruz.
Bunun kime zararı var?...
İlk bakış da; Kimseye!...
Bunun kime faydası var?...
Hiç kimseye!...
Ancak ''Kaz'ın ayağı hiç de görüldüğü gibi olmadığını'' hepimiz çok iyi biliyoruz. 
Türkiye'nin önemli 
tarım bölgelerinden 
birisi olmamız...
Türkiye'nin en bakir 
turizm merkezlerine 
sahip olmamız...
Türkiye'nin en zengin 
jeotermal kaynaklarının burada bulunmasının...
Daha da sıralamak mümkün ama bu bile yeterli; bunların varlığının sadace Valilik internet sitesi tarafından, belirli, sınırlı kurum ve kuruluşlar tarafından biliniyor olmasının bir getirisi yoktur.
TBMM Başkanı hemşehrimiz Sayın Cemil Çiçek, Ankara'da gerçekleştirilen ''Tanıtım Günleri'' etkinliğinde yaptığı konuşması basına yansıdı. Çiçek, "Osmanlı'nın ilk dışişleri bakanı Akif Paşa, ilk gazeteyi çıkaranlardan Agah Efendi Yozgatlı; ama bunları kimse bilmez" demiş ve eklemiş, ''Yozgat'ı önce Yozgatlıların tanıması, daha sonra da tanıtmaları gerekir.'' 
Daha öncede bir kaç kez gündeme getirmiştim; eğer iyi niyete dayalı uygulanmakta olan ''Sansür!'' ortadan kalkmadığı süre içerisinde, Yozgat'ın tanıtımı noktasında bir adım ilerleme kaydedilmez. 
Bugün Sayın Çiçek'in gündeme taşıdığı isimler yeterince tanınmadığından ''İdeolojik'' değerlendirmelere bağlı olarak, Yozgat ile bağdaştırılmaktan çekinilmektedir. Sadece bu isimler değil, günümüzde yaşamış ve Türkiye'nin kabul ettiği ''Abas Sayar'' gibi isimlerde aynı akıbete uğramaktadır...