Geçen haftalarda Kerkenes Şenliği yapıldı, resimlerinden takip ettiğim haber çok renkli gibi görünse de Yozgat’ın makus kaderinin turizmdede değişmediğini gösterdi...
    Evet toprak altındaki tarihe ne kadar sahip çıkarsanız çıkın. Gösteremediğiniz müddetçe o tarih ancak övünülecek yanınız olur.
    Osmanlı'nın son şehri Yozgat tarihi topraklar altında bir kent!
    Her ne kadar bahtı kara olsa da tarihi geleceği aydınlık gözüküyor.
    Tarihe ışık tutacak gerçekler toprak altından çıkarılırsa sorun yok.
Bu gün yanı başımızda bir Hattuşaş, Hitit Medeniyeti dünyaca tanınırken Yozgat'a bir tur işletmesi uğrak vermiyor.
Bırakın turistin uğramasını, geçiş güzergahı olarak dahi Yozgat'ın adı geçmiyor.
    Geçenler de Nevşehir'in Kozaklı İlçesi'ne yolum düştü. Uzaktan görünüşü, siyasetçisi ve bürokratı tarafından unutulmuş ilçeyi andırıyor.
    Biraz daha yaklaştığınızda geri kalmışlığın çok yıldızlı otellerle gizlendiğini görürsünüz.
    Sanırsınız çöl ortasındasınız ve bir anda karşınıza Arap şeyhlerinin otelleri çıkıyor...
    Ama gelin görün ki Kozaklı termal kaplıcaları ile tanınan bir ilçe.
    Yani insanlar Kozaklı isminin yanına termali de eklemiş.
    Nitekim yıllar önce toprak altından çıkan sıcak su ilçenin kaderini değiştirmiş.
    Bir yanda tavuklu, kümesli, ahırlı evler var ise, onun yanında 5 yıldızlı oteller de var!
    Kozaklı kısır kalmış ama insana ekmek getirecek kapılar birer birer açılmış.
Devasa oteller göreni şaşırtıyor. Zaten oteller dışında da dişe dokunur yatırım yok.
    Bırakın dişe dokunur gelişmeyi, bir büyük market dahi görmedim Kozaklı'da...
    Allah vergisi sıcak su, ilçenin yoksul insanına iş kapısı olmuş. Termal turizmin çektiği turistler de ilçe esnafının gülen yüzü olmuş.
    Onlar kendilerini geliştirmemiş, yatırım noktasında müşteriye hitap etmemişler o ayrı bir konu.
    Ama bir şekilde bürokrasi engeli aşılmış ve devasa oteller dikilmiş.
    Kozaklı gibi küçük bir ilçenin termal otellerle neler kazandığını görmek için biraz yakından bakmak gerekiyor.
    Eğer bu iş Kozaklı gibi bir ilçe de oluyorsa Yozgat'ta neden olmasın? Bu gün bir buçuk saat ötemizde toprak altından çıkan gelişmeye siyasetçimiz ve bürokratımızın Fransız kalması da sorgulanması gereken bir olay. (Yani yıllarca habersiz kalmışız)
    Her ilçede sıcak su rezervleri olduğu söyleniyor. Habire araştırmalar, sondajlar vuruluyor ama ne fayda henüz gözle görülen bir durum yok. Var mı var anlayacağınız dahası hikaye, başka bir bahara...
    Bu gün biz Yozgat'a neden turist gelmediğini sorgulamaktan öte, turist Yozgat'a ne için gelir sorusuna yanıt aramalıyız.
    Her şey tesis yapmakla bitmiyor elbette. Bu gün Kozaklı'da devasa tesisler var ama insanlar duyarsız gibi. İlçede bir büyük market yok, sosyal tesis yok, inanır mısınız onca termal tesisin bulunduğu ilçede bir tane banka hizmet veriyor. Esnaf ise umursamaz bir tavır içinde, geçmişte kalmış hizmet noktasında. 
    Demek ki, termal tesislerin yanı sıra insan faktörünü de iyileştirmediğimiz müddetçe Yozgat'a turist çekmemiz zor. Tarihi medeniyetler dahi beş para etmez Yozgatlı sahip çıkmazsa. Bu gün Yozgat esnafı turizme hazır mı? Peki sokakta ki insan?
    Belki zamanla....
    Ama bu gün eksiklerimiz çok. Bir esnaf için müşteri velinimettir. Geçmişe nazaran esnaf-müşteri diyalogunda gelişmeler olsa da yapılan hizmeti zahmet gibi görme alışkanlığımız maalesef henüz bitmiş değil.
    Bu noktada insanımız sıcak kanlılığı bizi kurtaracak. Saf Anadolu insanın turizme bakış açısını anlatmak içinse daha çok uğraş vermemiz gerekiyor.
    Kozaklı'daki gibi bir yatırımdan, ama sahip çıkılan bir yatırımdan bahsediyorum.
    Siyasetin yatırımcıyı engellemediği, tepeden açılan kapıların memurunda kapanmadığı, esnafında kilitlenen insani ilişkilerin sokakta kaybolmadığı...
    Kısacası turizmde işler tek taraflı yürümüyor. Şimdi kendi kendime soruyorum, bu şartlar altında Yozgat'a gelir miydim, gelmez miydim? Galiba Türkçe bilmeyen bir turist olsam belki...