Bozok Üniversitesi’nin Yozgat’ın gelişimine dönük lokomotif olduğunu düşünüyorum. Tıp fakültesi de üniversitenin hızlı bir şekilde gelişmesi için önemi büyük.
Daha önce de birkaç kez, tıp fakültesinin Bozok Üniversitesi için çıkış noktası olacağını kaleme almıştım.
İnsan hayatının önemi ve insana verilen değer arttıkça, sağlık hizmetlerine verilen önem de artmaktadır.
Tıp eğitiminin popüler olmasının sebeplerinden biri de; ülkemizde halen tıp fakültesi mezunlarının, mezun olur olmaz işsiz kalma riski taşımadan bir meslek sahibi olmalarıdır.
Bunun yanı sıra hekimlik mesleği her zaman göz dolduran meslek grupları arasında ilk sıralarda yer almıştır.
Ufak bir araştırma yaptığımızda, Türkiye’de hekim başına düşen hasta sayısının 600 civarında iken, bu rakamın Avrupa birliği ülkelerinde 300 civarında olduğunu görüyoruz. Ülkemizin Avrupa’daki rakamları yakalayana dek en az 20 yıl daha hekim açığı olacaktır diyebiliriz.
Tüm bunların dışında tıp fakülteleri üniversiteler için büyüyen markalar haline geliyor. Daha doğrusu tıp fakülteleri üniversitelerin markalaşmasında başrol oynuyorlar.
Bugün Hacettepe, Ankara, İstanbul, Gazi gibi üniversitelerin uluslararası markalar haline gelmelerinde tıp fakültelerinin çok büyük etkisi var.
Hatta bazı üniversitelerimiz tıp fakültelerinin isimleri ile anılır hale geliyorlar.
Yanı başımızdaki Erciyes Üniversitesi ve beraberinde hızla büyüyen Gevher Nesibe Hastanesi’ni buna örnek gösterebiliriz.
Neden Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi, Gevher Nesibe gibi bir hastaneye, hatta daha iyisine sahip olmasın ki?
Düşünsenize, çevre illerden tedavi için gelen yüzlerce, binlerce insan… Bozok Üniversitesi Hastanesi’ndeki uzman hekim kadrosundan randevu alabilmek için bekleyen insanlar.
Ve Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesinde gitgide artan lisans öğrencisi sayısı…
Bugün Bozok’un tıp fakültesinde özveriyle çalışan çok değerli hocalar var. Henüz gelişmekte olan tıp fakülteleri için ellerinden geleni yapıyorlar.
Tabi ki değerli hekimlerimizin bireysel katkılarının yanına hatırı sayılır bir bütçeler ayrılarak gelişimi hızlandırmak gerekiyor.
Rektör Tamer Uçar’ın konuyla ilgili çalışma yaptığını, Ankara’da kulis faaliyetlerinde bulunduğunu biliyorum.
Tamer hoca, tıp fakültesi morfoloji bölümü ve yeni hastane binalarının 2013 bütçesine dahil edilmesi için çaba harcıyor. Tabi ki Tamer hocanın girişimleri olumlu sonuçlanırsa ihale süreci işleyecek.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın da konuyla ilgilendiğini öğrendim fakat takip açısından sivil toplum kuruluşlarımızın da konuyla ilgilenmeleri gerekiyor.
Yozgat’ın geleceğini ilgilendiren bu denli önemli bir konuda Rektör Tamer Uçar’ın yalnız bırakılmaması gerektiğini düşünüyorum.
İleri Gazetesi olarak, üretimin eğitimle başlayacağı inancını taşıyoruz ve şehrimizin geleceğine ışık tutacak yatırımların takipçisi oluyoruz.
Geniş bir perspektiften baktığınızda, üniversite için yeni hastane binası ve beraberinde açılacak yeni bölümlerin Yozgat için büyük birer yatırım niteliğinde olduğunu sizler de göreceksiniz.