Cuma günü sabah yola çıktık, Yerköy üzerinden Kırşehir-Aksaray-Konya-Seydişehir-Manavgat yolundan Antalya’ya ulaştık.
Yozgat il sınırlarını çıktıktan sora bölgesel farklıları da hemen farkediyorsunuz. Kırşehir’den başlayıp, Antalya’ya kadar devam eden bölünmüş yol çalışmalarındaki hummalı çalışmaları görünce ilk tepkim ‘‘Bizi kandırıyorlar!’’ şeklinde oldu.
‘‘Vallahi de billahi de bizi kandırıyorlar.’’
Hemde gözlerimizin içerisine baka baka yalan söylüyorlar, ‘‘Yozgat’ta bölünmüş yol çalışmaları hızla devam ediyor!’’ diyerek.
Eğer bizde devam eden bölünmüş yol çalışmaları ‘‘Hızlı’’ bir şekilde devam ediyorsa, belirttiğim bölgelerdeki çalışmalar sadece ‘‘Hızlı’’ değil, ‘‘Hummalı bir çalışma’’ bile karşılık sayılmaz. Yozgat’ta E-88 Karayolu’nun tamamında, yani Akdağmadeni-Sorgun-Yozgat-Yerköy ilçesini kapsayan kesiminde çalışan ekibin en az tamamı kadarı bir bölgede çalışıyor. Kamyonlar, kepçeler, çalışan insanların sayısı Yozgat’taki tüm çalışmaların en az iki katı kadar.
Hal böyle olunca, insanoğlu ister istemez ‘‘Aldatıldığını’’ düşünmeden edemiyor.
  Gerçekten Yozgat ‘‘Hizmet’’ ve ‘‘Yatırım’’ mağduru. Yozgat’a geldiği ileri sürülen yatırım ve hizmetler, diğer bölgelere yapılan yatırım ve hizmetlerin yanında esamesi bile okunmaz. Yani Yozgat’a herhangi bir yatırım veya hizmetin geldiği yok. Gelenler, diğer bölgelerden arta kalan.
Milli Piyangonun büyük ikramiyesi gibi; büyük ikramiye diğer illere, amorto niteliğindekileri ise bize düşüyor. Biz bununla da mutlu olmasını biliyoruz ama ‘‘Amortiler’’ bile bize verilirken, ‘‘Parçalı bulutlu’’ olarak intikal ettiriliyor.
Yozgat insanı olarak ‘‘Küçük’’ şeylerden de mutlu olmasını bilenlerdeniz. Bugüne kadar hep ‘‘Devlete zeval gelmesi, Allah bizleri yöneten büyüklerimize sağlık sıhhat versin’’ diye duğa ederken, ‘‘Amin’’ demeden önce de ‘‘Allah bizim ömrümüzden alsın, onların ömrüne eklesin’’ demeyi de ihmal etmeyiz.
O nedenle Yozgat insanı olarak bizler ‘‘Yüksek standartlı yollar’’ istemiyoruz, kendimize ‘‘Lüks’’ gördüğümüzden değil, ‘‘Devlete’’ ve ‘‘Bizleri yönetenlere’’ sıkıntı olacağını düşündüğümüzdendir. Yollarımızın genişletilip, ulaşıma açılmasına razı olmamıza karşın, ‘‘Bizlerin ömürlerinden alıp, onların ömürlerine verilsin’’ diye dua ettiğimiz kişiler, bunu bile bizlere çok görüyorlar. Bizlere düşen ‘‘Amortoyu’’ bile zamanında vermemek için, taksitlere bölüyorlar.
Yeine de canları sağolsun...
Onlar uyanık olsun, bizler ‘‘Aptal!’’ olalım...
Ancak bizleri ‘‘Kandırdıklarını’’ sananlar, aslında kendilerini kandırmaktan başka bir şey yapmıyorlar...
Ellerindeki imkanlar, fırdsatlar yarın yok olduğunda geriye dönüp bakacaklar, ‘‘Keşke’’ diyecekler ama ‘‘Tavşan yamaca’’ çoktan geçmiş olacaktır.
Bugünlük de bu kadar...
Fırsat buldukça görüşmek dileğiyle...