Hükümetin varlığının sebebi, memleketin güvenliğini, milletin huzur ve rahatını teminetmektir. Bütün memlekette istirarlı bir güvenlik egemen olmalıdır. Millet büyük bir huzur ve emniyet içinde rahat bulunmalıdır. Memleketimizin herhangi bir köşesinde halkın emniyetini, devletin bütünlük ve güvenliğini bozmaya kalkışanlar devletin bütün kuvvetlerini karşılarında bulmalıdırlar.
Dünyanın sosyal, ekonomik, kültürel ve coğrafi açıdan odak noktası olan ender ülkelerin bininde yaşıyoruz. Öyle bir ülke ki her türlü olanaklara sahip, doğasıyla, insanıyla yer altı ve yer üstü zenginlikleriyle insanına adeta kucak açıyor. Ama ne hikmetse bu görünümler içerisinde karışık ve şaşkın olarak yaşıyoruz.
Ülkeye kucak açıp sahiplenen ise hiçmi hiç yok. Ağmanın zeytin yediği gibi ülke yenilip gidiyor. Kemiren Kemirene. Bunlar yetmiyor gibi her icraat övgü ile söylenip gidiliyor. Görünen odur ki yapılan icraatlar gerçek dışı ve alakasız mangalda çok küller var. Otuz yıldır ülkede terör rüzgarları esiyor. her iktidar üzerlerine gidileceğini söylüyor.
Teröre teslim olunmayacağını defalarca söyleyenler, söylentilerinde asılı olarak kalıyorlar. Terörün daha da çok tırmandığı istatistikler sonucu gözleniyor. Sosya ve Ekonomik alanlarda olduğu gibi maalesef terörde de ülkede yokuz. Neden ise açık yanlış uygulama ve verilen tevizlerdir. Kanunun ehemmiyetinde konuyu her politikacı, her yazar, her düşünür, ayrı ayrı bakış açısıyla gözlemler kendimin ise terör olayına bakış açım daha da farklı. Sebep ve sonuç ilişkilerine göre, bakıldığında sebep nedenleri irkelediğimizde otuz yıllık birikim terörünün Cumhuriyet sonrası yönetimlerin neden olduğunu gözlemlemekteyim. Terör temelinde ise güney doğuya gerektiği kadar iş aş gitmediği Sosyal Ekonomik kültür yönünden çok fakir kaldığını izlemekteyim. Güney doğuda sağlık eğitim ve sosyal hizmetlerin çok az ve bariz beldelerde oluştuğu gözlenmektedir.
Bölge Coğrafi şartlarına göre oluşmamış fabrikalar, tesisler, atölyeler ve diğer pek çok hizmetler oluşturulmadığı için Yöre halkı aç bırakılmış ilkel usullere mahkum edilmiştir. Yöre halkı ise gerek sivil toplumda gerekse askeri toplumlarda. Ali sayılmış iş aş olarak sadece hayvancılık, tarım ve ticarete odaklandırılmıştır. Durum olayı batıda da vardı. Ama çok nadir nisbette seyretmektedir. Aç insanların ve toplumların sonu ise malesef terördür.
Vatan bir bütündür. Asla parçalanamaz. Memleket. Memleket tam bir birliğe muhtaçtır. Sıradan politikacılarla milleti parçalamak ise ihanettir. Politikacılarımızın hepsine bu uğurda çok büyük görevler düşmetedir. Ne olur şu kaprisinizi ihanetinizi lütfen bırakın vatan evlatları, analar, babalar sizler sayesinde kan ağlıyor.
Yavrular ana kuzuları şehit olup gidiyor. Dikeni birazda kendimize batırın acaba sizler ne yaparsınız. Yazık sizlerin ve vatanın evlatlarına.
Nemi yapılmalı: Sizlere açıklayayım. iktidar mualefet bütün olmalı, ülkesi için canını koymuş toplum ve sivil toplumlarla bir olunmalı. Aynen tek yumruk gibi. Sonrası ise acilen yöre halkı kazanılmalı.
Terör odakları ile taviz verilmeksizin yöre durumu ele alınarak ileriye dönük önlemler gözden geçirilmeli. Sonrası ise yöre halkı kalkındırılmalı. Eğitim, Sağlık, kültürel yönden çağdaş bir donanımla sağlanıp iş aş bulunup. O insanların Türk kimliğine sokulmaları sağlanmalıdır.
Zira biz bu insanlarla bin yıllık bir birlikteliğimiz var. O insanlarda iç içe olmuşuz. Y eter ki sevelim ve sevilelim. Ama hiç bir zamanda susmayalım. Çünkü sustukça sıra sizede gelecektir.