İnsan nimeti bulamadığı an daha çok anlıyor kıymetini.
    Su da Allah’ın yer yüzündeki canlılara bahşettiği önemli bir nimet!
    Her ne kadar israf noktasında baya bir cömert olsak da Yaratan esirgemiyor her şeye rağmen.
    Yozgatlı son 5 gününü susuz geçirdi.
    Uzun süredir belki de ilk defa bu kadar susuz kalmıştık.
    İnsan susuz kalınca sorumlusu babası da olsa sabrın son haddine ulaşıyor, hatta sabır denilen şey çitleri aşabiliyor.
    Biz de suyun belirlenen güne rağmen gelmemesine zaman zaman kızdık, tepki gösterdik.
    Elektriksiz yaşanıyor da yerine göre susuz olmuyor haksız mıyım…
    Su öyle bir şey ki, hayatın her zerresinde yeri var.
    Hayatın adı, anlamı, tadı…
    Siz bakmayın benim tarif etmeye çalıştığıma, tarifi zor aslında suyun.
    Su kısaca hayat değil de nedir.
    Sular kesilince haliyle gözümüzü belediyeye diktik.
    E, kardeşim ‘Yeter artık’ dedik…
    Çeşme başlarında beklemek zul geldi, ağır geldi, kaldıramadı nefsimiz.
    Suyun değerini anlama adına aslında ara ara bu tür yoklukları yaşamak lazım.
    Tıpkı salığın kıymetini bilmek için hastaneleri ziyaret etmek,
    Yaşamın kıymetini bilmek için bir kabir ziyareti yapmak gibi…
    Elbette elde imkan varken kullanamamak zor.
    Hayat duruyor bir yerde, hareket alanınız daralıyor, kimi zaman boğulacak gibi oluyorsunuz.
    Son su kesintisinin sebebi malum, Yozgat’a ta kaynağından su getiren pompalar yenilendi.
    30 yıllık demir yığınları gitti yerine daha modern, tasarruflu ve bir o kadar da kullanışlı pompalar takıldı.
    Dün Belediye Başkanı Yusuf Başer, bazı meclis üyeleri ve muhtarlarla beraber önce suyun kaynağına Arapseyfi’ye gittik.
    Ardından depoyla arada bulunan ikinci  dağıtım hattını, sonra da depoyu ziyaret ettik.
    Arapseyfi’yi hep duyardım ilk defa gidip, görmek, incelemek kısmet oldu.
    Aslına bakarsanız Arapseyfi, mesafe açısından Yozgat’a uzak ve külfetli bir yatırım.
    Ama gelin görün ki zamanında yapılmış, ciddi de bir yatırım.
    Bir şekilde buranın suyunu içmeye mecburuz.
    Yozgat’a 30-40 kilometre uzaklıkta olması enerji masrafını artırıyor bu da haliyle su faturalarına yansıyordu.
    Türkiye’nin en pahalı su kullanan kentlerinden biridir Yozgat sırf bu sebepten ötürü.
    Yozgat Belediyesi buradaki su pompalarını değiştirip, modernleştirerek yılda 1 milyon 500 bin TL’lik bir tasarruf sağlayacak.
    Bu para pompaların değişim masrafını bir yıl, 15 ay gibi sürede amorti edeceği gibi, sonrasında ciddi bir tasarruf sağlayacak.
    Pompaların değişimi aşamasında il genelinde 4-5 gün süren bir kesinti yaşantı.
    Belediye bu seriye mahalleleri ikiye bölerek, kademeli olarak 2’şer gün olarak belirlemişti.
    Ama süre uzadı, biz 2 gün beklerken oldu 5 gün.
    Haliyle bozulduk bu duruma, alışmıştık sulu geçen, yani kesintisiz günlere.
    İnsanların refah düzeyi artınca haliyle yollarımı taş döşeyin demek yerine her yere asfalt istiyorum diyor…
    İnsanların sosyo-ekonomik gelişmişliği artınca hayata dair beklentileri de iki katına çıkıyor tavan yapıyor.
    İşte bu 5 günlük sürede tam ad bunu anladık.
    Yok arkadaş dedik, biz susuz duramayız.
    Aslına bakarsanız susuzluk değil de belediyenin su kesintisini tam manasıyla duyuramaması,
    Onunla beraber kesinti süresi 2 gün olarak açıklanırken 5 güne çıkması canımızı sıktı.
    Biraz bozulmakta haklıydık yani…
    Ama işin birde görünen yüzü, daha doğrusu düne kadar pek de göremediğimiz yüzü;
    O da değişen su pompaları ve elde edilecek enerji tasarrufu.
    Suyun Yozgat’a geldiği Arapseyfi’ye, yani kaynağına gidip yapılan değişimi gördüm.
    5 gün değil 15 gün de olsa susuz kalmaya değer.
    Susuz günlerin kızgınlığı eminim verilen hizmeti görenlerin yüreğine su serpecektir.
    Belediye Başkanı Yusuf Başer’in su konusundaki hassasiyetini dün bir kez daha anladık.
    5 günlük susuzluğa rağmen teşekkür borcumuz var Sayın Başer’e…
    Ben su konusunda hassasiyet gösteren bir Yozgatlı olarak Sayın Başer’e Yozgatlılar adına şunu söylemek istiyorum:
    Allah razı olsun verilen hizmete diyecek söz yok.
    5 gün değil 15 gün susuz kalsak böyle bir hizmete değer.
    Amma velakin bizim musluklarımızdan akan, yani Arapseyfi’de gelen su içilmiyor…
    Musluktan akan suyla yapılan çayın dahi tadı olmuyor.
    Tatsız, tuzsuz, lezzetsiz bir su…
    Daha önce de bunu dile getirmeye çalıştım…
    İstanbul’da yaşayan bir insan musluğundan akan suyu içerken biz Bozok Yaylası’nın bağrında içilmeyecek suyu akıtıyoruz musluktan. Gelecek yıllar içerisinde bence Yozgat’ın su probleminin yeni kaynaklarla çözüme kavuşması şart!
    Onun dışında verilen hizmete, ortaya konulan gayrete diyecek yok.
 YOZGAT RÜZGARI
Türkmen teşekkür ederken mesaj verdi
Ak Parti Merkez İlçe Başkanı 2. kez Mustafa Türkmen oldu.
    Bundan sonrası için bize hayırlı olmak düşer.
    Delege 289 oyla Türkmen’den yana bir teveccüh gösterdi.
    Ak Parti’de merkez ilçe kongresi kadar öncesi daha çok konuşuldu.
    Ortaya öyle iddialar, dedikodular atıldı ki, il başkanlığı seçimi havasına büründü bir anda her şey.
    Bu iddiaların hedefinde olan Türkmen, seçimden galip çıkmanın da verdiği rahatlıkla dün teşekkür etti herkese.
    Hatta rakibi Kürşat Kılıç’ı dahi tebrik etti medeni cesaretinden ötürü.
    Türkmen’in teşekkür yükle açıklamasındaki şu sözleri dikkatimi çekti:
    - Kongre sürecimiz ile birliğimizi ve bütünlüğümüzü bir kez daha göstermiş bulunmaktayız. Bu birlik ve beraberliğimiz, milletvekilleriyle, iliyle, ilçesiyle, kadın ve gençlik kollarıyla, belediyesiyle omuz omuza vermiş, kenetlenmiş, aynı yolda hep beraber yürüyen bir aile olduğumuzu bir kez daha ispatlamanın vesilesi olmuştur. Bu ailemizi fitne ve nifakla bozmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Teşkilatımızdaki bu uyum ve ahengi çekemeyenler, kargaşa yaratarak bu kargaşadan faydalanmak isteyenler bir kez daha gördüler ki; bunu asla başaramayacaklardır. Böyle çirkin ve seviyesiz fırsatçılara asla müsaade etmeyeceğiz. Birliğimizi ve dirliğimizi asla bozdurmayacağız. Biz dedikodulara kulaklarımızı tıkayarak hizmet kervanında aynı aşk ve heyecanla çalışmaya devam edeceğiz.”
    Böyle diyor Türkmen…
    Yani kim ne derse desin alnım açık, yüzüm ak, delegenin teveccühü de ortada diyor…
    Daha ne diyebilirdi ki seçimi 2. kez kazanmış biri olarak…