Sürmeli Festivali Şiir Şölenine katılarak Yozgat' ta konuk ettiğimiz Adanalı Şair ve Yazar Eğitimci dostumuz Harika Ufuk'un Yozgatla ilgi yazmış olduğu izlenimlerini siz İleri Okurları ile paylaşıyoruz.(4)
      Rehberimiz o kadar güzel bilgiler verdi ki ilgiyle dinledik. Hayran kaldım Sarıkaya'nın tarihî dokusuna ve kaplıcalarına. Akşam yemeği Sarıkaya Belediye Başkanı Sayın Ali Osman Erbir tarafından organize edilmişti. Mercimek çorbası, pirinç pilavı, salata ve testi kebabı elbette...19.00-20.30 arası akşam yemeğinden sonra Sarıkaya Şiir Şöleni'nin yapılacağı bahçeye geldik. Çok güzeldi.Sahne gayet mükemmel bir şekilde hazırlanmıştı, dev ekrandan şiir okuyanları daha rahat görme imkânı sağlanmıştı. Bahçe tıklım tıklım idi. Sarıkaya halkı sanatı seviyor.Ne güzel!
       Belediyelerin sanata bu kadar sahip çıkması beni çok duygulandırdı. Türkiye'mizin değişik illerinde, ilçelerinde olan etkinliklerde gördüğümüz kadarıyla Kars Belediye Eski Başkanı Sayın Naif Alibeyoğlu, Bursa Yıldırım Belediye Başkanı Sayın Özgen Keskin, İznik Belediye Başkanı Sayın Kadri Eryılmaz , Tarsus Belediye Bakanı Sayın Burhanettin Kocamaz, dışında Yozgat Belediye Başkanı Sayın Yusuf Başer, Sarıkaya Belediye Başkanı Sayın Ali Osman Erbir, Sorgun Belediye Başkanı Sayın Ahmet Şimşek sanata , kültüre, şaire sahip çıkanını maalesef sıkça göremiyoruz.
    Bu nedenle en kalbî duygularla kendilerini selâmlıyorum. Onların izinden başka belediyelerin de gitmelerini diliyorum. Yol, su hizmetleri önemlidir ancak inanın kültür faaliyetleri de en az onlar kadar önemli, değerlidir. Bizler yurdun dört bir yanından gelen ozan, yazar, şairler olarak sizleri anlatacağız dilimiz döndüğünce... Bazen berbat olanlar olsa da  (Bekilli Etkinliği gibi) onları da yazacağız. Eleştirelim ki aynı hataları tekrarlamasınlar. Daha iyiye, daha güzele doğru yol alsınlar.
    “Yozgat Sarıkaya Şiir dinletisi çok güzel bir dinleti oldu. Elbette dinletinin güzelliğinde Kelâmi Akdemir Beyefendi ve Süreyya Kaya Hanımefendi'nin payları oldukça fazladır. Geç saatlerde Yozgat'a döndük.
    Ertesi sabah valizlerimizi de alarak otobüslerle konakladığımız yerden ayrıldık. Elimizde valizlerle dolaşmamak için eşyalarımızı terminale bırakıp sabah kahvaltısı için Kent Park'a gittik. Yemyeşil çimenlerle, renk renk çiçekler, havuz, nostaljik öğelerle süslü harika bir parktı. Çok keyifli bir kahvaltıdan sonra Sayın Ahmet Sargın güzel bir konuşma yaptı. Bu kahvaltımızın sponsoru Yerköy Genç İş Adamları Dernek Başkanı Sayın Ayhan Çelik de bir konuşma yaparak seneye mutlaka Yerköy'e beklediğini, bu yıl Yerköy ilçesi programa alınmadığı için üzüldüğünü belirtti. Gelecek yıl yapılacak şölende kahvaltı için Yerköy'e davet etti. Yozgat İl Kültür ve Turizm Müdürü Bahri Akbulut Beyefendi de oradaydı. Zaten etkinlik boyunca bizi hiç yalnız bırakmadı. Katılım Belgelerinin Takdim Töreni yapıldı. Herkes çok mutlu görünüyordu. Yine de ayrılık saati yaklaştığı için içimizde biraz burukluk vardı. Saat 13.00 itibariyle dönüş yolculuğu başladı. Aslında Yozgat Fuarı'nı gezecektik ama arkadaşlarımızı yolcu etmek istedik. Bu nedenle onları terminale götüren otobüse bizler de bindik. Adanalı arkadaşlarım, kızım ve ben beş kişi Yozgat'tan en son ayrılacak guruptuk.Otobüsümüz saat 21.30 da Adana'ya hareket edecekti. Biz de o saate kadar şehri gezmeye karar verdik.
    Şair Ahmet Yetim Bey, Bozok Şairi Yaşar Bey ile bize haber yollamış. Kızıma bir tablo hediye etmek istediğini, tabloyu almadan Adana'ya dönmememizi söylemiş. Tabloyu almaya gittik, bu arada bize bol bol çay ısmarladı yine...Bu kez Bozok Şairi Yaşar Yiğitsoy Bey, davet etti bürosuna. Ahmet Yetim Bey ile büroya giderken tablonun camı kırılır endişesiyle tabloyu terminale bırakmak üzere taksiye bindik. Bir de baktık ki Ankara'ya dönen şair arkadaşlarımızın otobüsü hareket etmek üzere. Onlarla vedalaştık. Bu arada YOŞAY-BİR  başkanı ve üyeleri de terminaldeydi. Biz "Yaşar Yiğitsoy Bey'in bürosuna gidiyoruz. Çaya davetliyiz." diyince "Biz de geliriz işimiz bitince..." dediler.
    Bozok Şairi Yaşar Yiğitsoy Bey, bizi çok güzel karşıladı. Mis gibi demli çayın kokusu dışarıya taşmıştı. Tatlı ve tuzlu pastalar, kurabiyeler almıştı çayın yanında atıştırmak üzere. Biraz sonra Ahmet Sargın, Osman Yüksel, Salim Gülbahçe de geldiler. Yaşar Ağabey'in akrabası bayan da bizlerle ilgilendi, hal hatır sordu. Ahmet Beyler gelirken bir de karpuz getirmişlerdi. Adana karpuzuymuş. Güldüm, "Adana'da da Diyarbakır karpuzu revaçta..." dedim. Karpuzumuzu iştahla yedik.
     "Çamlık'a gidelim, biraz gezelim." önerisi kabul gördü. Çamlık'ın tepesinde bir düğün salonu vardı. Tesadüfen sünnet düğününe de şahit olduk. Çamdan beş adet minik oda yapmışlar. Geniş penceresinden Yozgat'ı kuşbakışı seyrettik. Manzarası muhteşemdi. Eskiden oralarda kar kuyuları varmış. Ağustos ayında bile kuyularda kar olurmuş.  Nostaljik bir ortam, yer minderleri, yer sofrası ile kendimi farklı bir boyutta hissettim. Kalaylı bakır tasla ayran içmenin zevki bambaşkaydı.
     Oradan ayrıldıktan sonra piknik alanına geldik. Alucralı Şair arkadaşımız Yavuz Kayacık memleketine döneceği için bize katılamadı. Yozgat kıymalı pidesi, gazoz, karpuzdan oluşan azıklarımızla piknik yaptık. Orada Yozgatlı hanımefendilerle sohbet ettik. Artık dönüş saatimiz yaklaşmıştı. Yozgatlı dostlarımız da misafirlerini en iyi şekilde ağırlamak için çok çaba sarf etmişlerdi. Onlar da belli etmemeye çalışsalar da çok yorgun görünüyorlardı. Bizi terminale kadar bıraktılar. Yozgat'ı kültüre verdikleri önemle, cömertlikleriyle, misafir kıymeti bilmeleriyle her zaman güzel hatırlayacağız. Hoşça kal Yozgat! Hoşça kal yiğidin harman olduğu diyar!...Hoş çakal !"     
Eğitimci - Şair Yazar
 HARİKA UFUK/ ADANA