Herşeyden vazgeçtiğim andır, parmaklarımı aralayıp elimde ne varsa bir an önce sızıp gitmesine izin verdiğim an.Etrafımdaki tüm mumları tek nefes ile nefessiz bırakmanın hazzı hala dudaklarımda.. Güneş elbet bir yerlerde vardı ve nefesim bile yetmezdi karanlığımı korumaya, evet ama inkar ediyordum,vazgeçmiştim işte. Güneş yok! .. Umut yok !.. Gelecek yok, sevgi hiç yoktu !!
    Hayatın öğretileriydi bunlar bana.Umut yok, ışık yok, güzel rüyalar , gül bahçeleri yok.. İşime gelirse.. Dimdik durmalıydım. İçimde titreyen bir karanlık, ellerimde yüreğimin sıcak kanı, ayaklarımın altında ezdiğimse az önce ellerimden sızan düşlerim. Umut yok ! Acı yok!
    Herşeyden vazgeçtiğim andı bir çift gözü farkettiğim an. Öyle çok umut vardı ki o gözlerde, az önce parçaladığım yüreğim sızladı.. '' Hayır'' dedim. '' Umut yok ! Acı yok !!'' . Ama gözlerim.. O eskiden beri dikkafalı gözlerim.. Hep ışıktan taraf olan , çığlık çığlığa bağıran gözlerim. Son kanat çırpınışıyla farkedilen gözlerim..
    Yüreğimde sızı, gözlerimde son çırpınış... Beynimden kesin emir ; ''Umut yok ! Acı yok! ''. Ama gözlerin ..
    Işık dolu gözlerin.. Belki umut vardır, ışığı da görüyorumdur. Son ve kesin bir emir daha .. Vazgeçilmiş soğuk ellerimde iki damla kan düştü.Gözlerimdeki heves , zavallı yüreğimin kursağında kaldı.. '' Umut yok ... ?''
    İki gözün yasaklanmışlığında geçti iki gün. Zaten gözlerin de vazgeçmişti,ellerin başka ellerdeydi.. Beynim kendinden emin bir bakış fırlattı gözlerime..
    Gözlerim vazgeçilmiş soğuk ellerime .. Sonra son kez gözlerine .. Umut yok.. Savaş yok. Bayrağı çoktan bırakmıştım .. Acı yok.. Çoktan vurulmuştum zaten kendi silahımla, aynı kanlı ellerimle..
    Güzel düşlerim ayaklarımın tabanında.. Hissizliğimi adi bir yüzsüzlükle tamamlamışken , gözlerin tekrar ışık verdi. Birkaç adım düşüm silkiniverdi hemen.. Omuzumda bir umut, güzel düşlerimde bir nefeslik an.. Korktum ..
    Gözlerin berrak bir suya bakar gibi sevinçliydi..Üzüldüm.. Kentin en kirli suyuydum ki ben.. Ben de umut yok.. Ben de güzellik yok ...
    Göstermeye çalıştım yalan bir ben doğmadan.Bak dedim rezilliğime...
    Utandım...
    Bunca yıl olmaya çalıştığım hissiz ve pis benden ilk defa ,sen tam karşımdayken, utandım. Gözlerin öyle hevesliydi ki güzel olana , çirkinliğime lanet okudum!! Ben ağlayamazken bile bu halime,sen buz gibi vazgeçilmiş ellerimden tuttun.
    Ellerimdeki kandan utandım.. Ne yapsam bir türlü çıkaramayacağım kendi kanımdan utandım.. Gözlerimin kuru hissizliğinden bakamadım o güzel gözlerine ..
    Gözlerindeki ışığım kayboldu bir an.. Elimi uzattım.. Boşluk .. Gitmişsin. Düşlerimi ezerek,dimdik yürümeye başladım gittiğin yerden .. Hissizce, sana kızmadan ..  İlk önce gözlerim açık verdi sensizliği.. Yüreğim şaşkın, ellerim gözlerimde, boğazımdaki ise sadece yutkunamama hissi değil bu sefer. Utangaç, cılız hıçkırıklarım..
    Sonra sesin umudum oldu, gözlerin ışığım.Kanıtlamıştın bana hissiz olmadığımı..
    Çirkinliğimi, bu kadar kolay kabul etmemem gerektiğini de .. Ellerimdeki kanıma aldırmadan dua ediyorum Tanrı'ya, eskinin aksine , bu sefer şaka olmamasını diliyorum.
    Gözlerimden düşlerim yerine umut damlıyor , cebimdeki giyotinimi de yaktım yüreğimin karanlığında.. Işık var orada !!. Çıkma Tanrı'm olur mu  sakın düşümün en güzel anında ''Şakaaa'' diye ..
    Gözlerime aşk kaçtı sevgilim... Gözyaşımın senden başka yurdu yok !
    Şükürler olsun ..