Evet bana göre hak etmek, ya da hak ettiği gibi yaşamak konuları çok ince bir çizgiyle ayrılır birbirinden.
Bir insan neyi hak ediyorsa öyle yaşar, çalıştığı kadarını da hak eder.
Ama öyle anlar vardır ki hak etmediğiniz kadar kötü ve zor işte o zaman acabalar başlar kafanızda ben bunları hak etmek için ne yaptım ve neden bu haldeyim.
Aslında bedeldir ödediğin ama yinede anlayamazsın o anın karışıklığı ile ve bir çok zaman kendini sorguya çekersin.
Hata bulamazsın belki küçük şeyleri abartıp hata olarak baz alırsın ama yaşadığın öyle ağırdır ki, yerine koyamazsın, dengi sayamazsın. Bu yüzden ben hep derim ki \'Kimi ettiğini çeker, kimileri bedel öder..\' Bu yüzden yaşadığın anı hemen sorgulamamalı insan, biraz zaman geçmeli ve hak edip etmediğini, bedel ödeyip ödemediğini düşünmeli...
Hayat öyle enteresan olgularla doludur ki bazen, insanoğlunun en dehası bile şaşırıp kalır, yaşananlar karşısında.
Sorgulama dahi yapamaz ve hayatın dişlileri arasında birer birer yok olur.
Önce saygı biter, sonra sevgi, sonra güven ve dikkate almamaya başlarsın, vurdum duymaz olursun, kendini hapsedersin. Bundan sonra da insanca yaşamayı bırakır, cezaları hak etme yoluna gidersin...
Bu yüzden yaşadığınız anı biraz düşünerek yaşamayı tavsiye ederim size. Kişilik kaybı yaşamadan önce.
Çünkü kişiliğini kaybetmiş bir insan çevresine çok büyük zararlar verir. Ve eminim bu tür kişiliği oturmamış ki ben ona \'beyni gelişmemiş insanlar\' diyorum etrafınızda çoktur ve her an tehlike çemberi içerisindesinizdir.
Ve bu yüzden hep tetik halinde onun yapacağı aptalılkları yok etmek adına sürekli beyin trafiği yaşarsın.
Bir de tepeden düşme yani bulunduğu konumu hak etmeyen insanlar vardır ki Allah herkesi onların zulmünden korusun...
Günümüzde çoktur bu haddini bilmez insanlardan, baba parası ile, olmadık dalavereler ile hiç de hak etmediği makamlarda olan insanlar.
Siyasiler, bürokratlar, daire müdürleri, başkanlar, daha saymakla bitmez bu tür insanlar.
Bu tür insanlarla çalışmak ise hepsinden zordur, hayatın en çok bedelini ödediğin anlarla doludur zamanın.
Ne kadar uğraşırsan uğraş hak etmediği bir makamda hak etmediği yetkinin sahibi bir insana tahammül etmek gerçekten zor zanaattır ve yorucudur.
Bu insanlardan da hayatın her kademesinde olduğu için zordur aslında kabul etmek ve hak etmediklerini yaşadığını düşünmek.
Yorar insanı canından bezdirir hatta...
İnsan olarak yaşamak istiyorsanız biraz daha duyarlı olmalıve bu tür insanlara tahammül etmemelisiniz.
Biraz daha mücadele edip ya bu insanları düzeltmeli ya da onları toplumdan ve çevrenizden çıkartmalısınız.
Bu anlamda hepimize çok görev düşüyor eğer karınızdaki insan size hayatı zehir ediyor ve hat etmediği bir makamı sizin hak etmediğniiz bir hayatı yaşamanız için kullanıyorsa o insana hak ettiği cezayı vermek sizin elinizde bu yüzden bananeciliği bir kenara geçip, vurdum duymaz olmayı bırakın ve hayatınızı düzeltmek için önce o insanları düzeltin.
Yani yaşamaya ilk o tür insanları düzelterek başlayın.
Diyorsanız ki bu insanlardan o kadar çok ki, hangi birini düzeltelim, bende size rahmetli İsmet İnönü\'nün bir sözünü söyleyip, susuyorum, \'Namuslularda namussuzlar kadar cesur olmazsa bu ülke düzelmez....\'
Bu yüzden bir yerden başlamak gerek diyorum, siz ne dersiniz?