Geçtiğimiz hafta, kulüp yöneticilerimizin şampiyonluğa olan inançlarını bu satırlarda dile getirmiştik. Şimdi de şampiyonluk inancının futbolcu, teknik heyet,  taraftar, ilçe halkı ve Belediye Başkanı boyutuna bakalım.
Sorgun Belediyespor’da top koşturan tüm futbolcular, öncelikle şuna inanmalılar ki, şayet şampiyon olacaksak, onların saha içindeki cansiperane mücadeleleriyle olacağız. Kora kor, rakibe her alanda basan, çıktığı maçların hepsini kazanmak için, terinin son damlasına kadar yapacakları mücadeleyle olacağız. Bu yolda mücadele veren takımlarda para pul konuşulamaz bile. Tabii ki onlar, buradan alacakları ve kazandıkları parayla geçiniyorlar. Yani buradan ekmek yiyorlar. Hak ettikleri parayı elbette alacaklar. Ancak, alacakları parayı hak ettiklerini de bizlere ispat edecekler. Bunu da sahadaki performanslarıyla, inançlarıyla ispat edecekler. Peki, şu ana kadar bunu ispat edebildiler mi? Buna yürekten ‘’evet’’ demek isterdim ama diyemiyorum. Belki, onlar da çok istiyorlardır şampiyon olmayı. Öyleyse, neden istenilen puanlar alınamıyor?
İnsanın aklına iki şey geliyor.
1- Ya kapasiteleri bu kadar.
2- Ya da bu takımın oyuncuları şampiyonluğa tam olarak inanmıyor.
Şayet, ‘’Kapasitemiz bu kadar, daha fazlası elimizden gelmiyor’’ diyorlarsa, o zaman kulüp yönetimi, teknik heyetin bu takımı oluştururken iyi seçimler yapmadığı ortaya çıkar ki, ben futbolcularımızın hepsinin de iyi futbolcular olduğuna inanıyorum. Eğer öyle değilse kulüp yönetimi bir an önce bu durumu masaya yatırmalı ve ona göre çareler aramalıdır.
Yok, bu takımın oyuncuları şampiyon olacaklarına gerçekten inanmıyor ve inanmış gibi gözüküyorlarsa bu durum bir nevi sahtekarlıktır ve onlara hiç yakışmaz.
Ya da ‘’Öbür takımlar bizden daha iyi transferler yaptı, bizim şansımız onlara göre daha az’’ gibi bir bahane üretmeye kalkıyorlarsa, bu da şampiyonluk inancı olmayan bir oyuncu topluluğu ile bu serüvene çıktığımızın işaretidir. İşte bu durumda hem futbolcular kendini inkar etmiş olurlar, hem de bizleri, teknik heyeti, yöneticileri en önemlisi de kendilerine gönül veren binlerce taraftarı kandırmış olurlar.
Bu kulübün futbolcularının para konusunu kafalarına takmaması gerekir. Bu güne kadar Sorgun Belediyespor’da oynayan hiçbir futbolcunun alacağı kalmadı. Şu an geçtiğimiz yıl bu takımda oynayan bir çok futbolcu bunu çok iyi biliyor. Onların bu durumu yeni arkadaşlarına anlatması gerekiyor. Ligin 10. haftası oynandı ve ben ilk kez bizim oyuncuların ağzından ‘’Bu yıl şampiyonluk için oynuyoruz’’ cümlesini duydum. Ancak bu sözleri ne kadar inançlı söylediler onu bilmiyorum. Şayet bu futbolcular kendilerinin iyi futbolcular olduğuna inanıyorlarsa, o zaman teknik kadro o oyuncuları şampiyon olacaklarına inandıramamış demektir ki, bu da en kötüsüdür.
Sorgun Belediyespor’un Onursal Başkanı Sayın Ahmet Şimşek’e gelince, kendisi şampiyonluğa tam olarak inansa bile yeteri kadar takımla birlikte olmadığı için bu inancını kulüp yöneticilerine, teknik kadroya ve futbolculara gösteremiyor. Bu işin mali yükü çok da hafif değil. Bu yükü Sorgun Belediyesi’nin kaldıracağı da meçhul. Gerçi, Sorgun Belediyesi kaldıramazsa, Yozgat’ın il dahil hiçbir belediyesi bu yükü kaldıramaz. Ben Belediye Başkanımız Şimşek’i çok iyi tanırım. Bir şeye inanır ve yapacağım derse mutlaka yapar. Peki siz Sorgun Belediyespor’un şampiyon olacağına inanıyor musunuz? Şayet inanıyorsanız takımımıza biraz daha ilgi gösterin. Bu takım, sizi yanında görünce daha iyi olacak ve daha iyi sonuçlar alacaktır. Sizi yanlarında görünce, daha olumlu düşüncelerle sahaya çıkacak, daha bir motive olacaklar, ona göre mücadele edeceklerdir.
Peki, şampiyon olmayı en çok isteyen taraftarlarımıza ne demeli?
Bu serüvenin, diğer ve en önemli ayağı onlar. Onlar çok büyük bir güç. Bu konuda taraftarlarımıza çok önemli görevler düşüyor.
Son Kırıkkale deplasmanına taraftar götürülmedi diye, bir çok arkadaşımız isyanları oynadı. Bu konuda bana da bir çok şikayet geldi. Ben önce taraftarlarımızdan özür diliyorum. Sizleri deplasmana götürmek için her türlü girişimde bulundum. Ancak, Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Şimşek MKE Kırıkkale’nin içinde bulunduğu durumu çok iyi bildiğinden ve Yimpaş Yozgatspor’da başkanlık yaptığı dönemde Kırıkkale’de yaşadığı olaylardan dolayı taraftar götürmeye sıcak bakmadı. Bu demek değildir ki, taraftar takımına küsecek ve onu yalnız bırakacak. Tribünlerdeki seyirci sayısının düşmesi umarım bundan değildir.
Şayet sizlerde şampiyonluğa inanıyor ve şampiyon olmak istiyorsanız, sizler de bir şeyler yapın, tribüne daha fazla seyirci çekmek, takımınızı daha fazla desteklemek için.
Kurduğunuz internet sitelerinden yöneticilere, teknik kadroya ve futbolculara küfürlü mesajlar atacağınıza, onlara destek olacak şekilde güç birliği yapın. Sadece takımınıza sahip çıkın. Bırakın rakip takımın oyuncularını, taraftarlarını. Onlara küfürlü tezahürat yaparak nefretlerini kazanmayın.
Yarın bizim takımımızda onların sahasında mücadele edecek. Nefesinizi küfürlü tezahüratla tüketmeyin.  O nefesi takımımızın başarısı harcayın. İnanın, o zaman başarılarımız daha da artacak ve şampiyonluk daha da kolay gelecektir.
Ben şuna kesinlikle inanıyorum. Bu ligde şampiyonluğu yönetimiyle, teknik kadrosuyla, futbolcusuyla, taraftarıyla, medyasıyla velhasıl tümü ile bir bütün olan takım , mutlu sona ulaşacaktır.
Öyleyse, haydi hepimiz inanalım ve inandığımız bu yolda sonuna kadar birlikte mücadele edelim.