Almanlar tarafından inşa edilmiş.
İlimize cumhuriyetin 10.yıl armağanlarından.
Cumhuriyetin ilanından 10 yıl sonra inşa edilmiş.
Bugünlere kadar kullandık ve istifade ettik.
Sağlamlığı ve o dönemin mimarisini yansıtmasıyla farklı bir bina.
Gerçi sağına soluna dönem içerisinde ek binalar inşa edilince kendi heybetini pek gösterememiş.
Mesela dün Yozgat Valiliği sosyal medya hesabından nostaljik Yozgat fotoğrafları paylaştı.
O fotoğraflardan bir tanesi bu binaya aitti.
Almanlar tarafından inşa edilen Yozgat Devlet Hastanesi’nden bahsediyorum.
Devlet hastanesinin ana binasının tarihi olduğunu kaçımız biliyorduk?
Çok eski değil ama cumhuriyet ile yaşıt bir bina.
Sağlıkçıların verdiği bilgiye göre döneminin en iyi ve donanımlı binasıymış.
O tarihlerde binanın içerisine tüplü sistem yerleştirilmiş.
Yani tahlil ve analizler bu tüplü sistem ile ulaşıyormuş laboratuvarlara.
***
Yenisine kavuşunca ‘eskisinin pabucu dama’ olur genellikle.
Bugün devletimizin geldiği noktayı yeni şehir hastanemiz bizlere gösteriyor.
Nereden nerelere geldik.
Allah devlete zeval vermesin.
Şimdi yeni hastanemiz hizmete girdiğine göre, eski bina içinde bir formül geliştirilecektir elbette.
Şehrin yöneticileri eski binanın akıbetine karar verecektir.
Benim acizane düşüncem ve önerim, bu tarihi binaya dokunmayın.
Yozgat, geçmişte konaklar cennetiyken, bugün beş konağı bulamıyoruz.
Belediye harıl harıl elde kalan üç-beş konağa sahip çıkmaya çalışıyor.
Hastanenin ek binalarını yıkabiliriz ama bu tarihi ana binaya dokunmayalım.
Bu taş binayı Yozgat’a farklı bir fonksiyonla yeniden kazandıralım.
Ama yıkılmasına müsaade etmeyelim.
***
Eski hastane binasını okulda yapmak isteyen var, farklı amaçla kullanmak isteyende.
Kimileri İmam Hatip okulu olsun istiyor, kimileri farklı sağlık tesisi olarak hizmet versin diyor.
Her kafadan bir ses çıksa da, şehrin idarecileri akıl ve mantık çerçevesi içerisinde buranın akıbetini belirleyecektir.
Sağlık otoriteleri ise burasının ‘Sağlıklı Yaşam Merkezi’ adıyla hizmet veren bir sağlık kuruluşu olarak hizmet vermesini tavsiye ediyor.
Ek binaların yıkılabileceğini ve tarihi taş binanın bu şekilde görevine devam edebileceğini ifade ediyorlar.
Taş binanın hemen yanının da çam ağaçlarıyla kaplı yeşil alan olduğunu düşünürsek, kulağa hoş geliyor.
Özetle, taş binayı yıkmayalım ve sahip çıkalım.
Osmanlı döneminden kalma konakları tüketerek ‘mirasyedi’ bir nesil olduk, bari Cumhuriyet döneminin ilk yıllarına ait bu taş bina elimizde kalsın.
Selametle…
DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN
*Önümüzdeki günlerde 1 TL’den satılacak olan ekmeği
*Kültür ve sanat alanındaki hizmetlerinde basamak atlayan Yozgat Belediyesi’ni.