Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri iyi niyet görevi çerçevesinde 1984 Ağustos ayında yeni bir girişim başlatarak, Kıbrıslı Türk ve Rum yetkilileri ayrı ayrı görüşmek üzere Viyana'ya davet etmişti. 
Avrupa Birliği ile Güney Kıbrıs arasında tam üyelik müzakerelerinin başlatılması, Türkiye ve KKTC'ni federasyon modelinin Türkiye'nin içinde yer almadığı bir Avrupa Birliği içerisinde ne ölçüde kalıcı olacağını  düşünmeye sevk etmiştir.           
Rum tarafı, görüşmelerde 1960 “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin hala devam ettiği iddiasından hareketle Türk tarafını, bir Anayasa değişikliği vasıtasıyla bu “Cumhuriyete” dahil etmeye yönelik anlayışını sürdürmüş.
İki tarafın mutlak eşitliği ve yetki paylaşımı temelinde gerçek ortaklığa dayalı yaşayabilir bir çözüm yönünde çaba göstermekten uzak görünmüştür.
BMGS Annan 6 Eylül 2002 tarihinde, Cumhurbaşkanı Sayın Denktaş ve GKRY Lideri Klerides’le Paris’te görüşmüş ve iki lider BMGS’ne görüşlerini aktarma fırsatı bulmuşlardır. BMGS Annan 3-4 Ekim 2002 tarihlerinde tarafları bir kez daha bir araya gelmek üzere New York’a davet etmiştir.
New York’ta gerçekleşen görüşmelerden sonra Genel Sekreter’in yaptığı açıklamada Kıbrıs sorununun basit bir çözümü bulunmadığı ve kapsamlı çözüme ulaşmak için taraflar arasında iki taraflı “ad hoc” nitelikteki teknik komitelerin kurulmasına karar verildiği ifade edilmiştir.
Kopenhag Zirvesi’nin Sonuç Bildirgesi’nde, Kıbrıs’ın AB’ne bir bütün olarak üye olacağı vurgulanırken, anlaşma olmaması halinde topluluk müktesebatının Kuzey’de uygulanmayacağı kaydedilmiştir. 
Türk tarafının “Rumların üyeliğini erteleyin” yönündeki talebinin göz önüne alınmadığı Zirve kararlarında, tarafların Planı 28 Şubat’a kadar müzakere etmeyi taahhüt ettikleri de ifade edilmiştir.
Annan, Denktaş ve Klerides'e, 28 Şubat'a kadar izlenecek prosedürle ilgili yol haritası niteliğinde mektup göndermiştir. Bu arada Kopenhag Zirvesi’ni takiben KKTC’nde muhalefet güçlenmeye başlamıştır.
KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Denktaş ile GKRY Lideri Klerides 15 Ocak 2003 tarihinde Ara Bölge’de doğrudan görüşmeler için bir araya gelmişlerdir. 
Haftada üç kez görüşmek hususunda varılan  mutabakat çerçevesinde, Sayın Denktaş ve Klerides’in başkanlığındaki heyetler arasında Ocak ayı içinde Ara Bölge’de doğrudan görüşmeler yapılmıştır.
Türk tarafı Lahey görüşmelerinin son aşamasında da sürecin devamına verdiği önemi ortaya koymuş ve bu çerçevede iki liderin 28 Mart tarihine kadar müzakerelere devam edebileceklerine ve varılacak noktada Genel Sekreter’le birlikte bir değerlendirme yapılarak referanduma gidilebileceğine dikkat çekmişlerdir. 
Ancak Genel Sekreter, 11 Mart sabahı konunun çıkmaza girdiği sonucuna vararak görüşmelere son vermişti.(Devam Edecek)