Ülkemizde birileri ateşle oynamaya devam ediyor. Siyasi iktidarı bahane edip Türkiye Cumhuriyetini yıpratmaya yönelik bir hareket başlatıldı. Bu olaylar  milyonların zihninde derin yaralar açtı. Üç buçuk insan da deseniz, azınlıklar ve bölücü mihraklar da deseniz gelişen hadiseler insanımızı rahatsız etmeye başladı..
Belli ki, bu olayların üç beş ağaç kesmeyle alakası yok. Siyasi, art niyetli hadiseler olup bilinçle başlatılan olaylardır ve iktidarı hedef almaktadır. Başarısını tartışırsınız ya da tartışmazsınız hiç fark etmez. Demokrasinin hakim olduğu ülkelerde iktidarlar halk oyu ile devrilir yada başa getirilir. Bunun dışındaki tüm çabalar demokratik değildir, adaletli de olamaz. Bunların bahane edilmesi saçmadır demokrasi ile alakası yoktur.
Görüyor ve izliyoruz ki: bu hadiseler vatandaşa zarar vermeye başlamıştır.  Ve devleti yıpratır  hale gelmiştir. Kin ve öfkeyi teşvik eden düşmanlık tohumları eken bu tür hadiselerin memleketimize faydası olamaz. Kim başlatırsa başlatsın bu olaylar desteklenecek alkışlanacak cinsten değildir.
Hele hele bunu ana muhalefetin başlatmış olması çok büyük bir çelişkidir. Biz başlatmadık halk hareketi diyorlar ama ne yazık ki içlerinde ana muhalefetin milletvekilleri var. Böylesine bir gafleti onaylamak ve desteklemek hiçbir vatansever insana yakışmaz. Biz bu hadiselerin yanında değiliz olamayız da…
Polisimize taş atılması, kurşun sıkılması, devlet malının zarar görmesi, şahısların dükkânlarının tarumar edilmesi vicdanları sızlatmaktadır.
Dikkat buyurun birileri “ Ateşle Oynuyor”...Yangına körükle gidenler kendilerini yangından kurtaramazlar. Böyle bir siyaset demokratik değildir, halk tarafından da benimsenemez.
Kimi kandırıyorsunuz? Milyonları aptal -cahil yerine mi koyuyorsunuz? Sag duyu ile olayları takip eden milyonların tepkisine nasıl  durduracaksınız. Amacınız taşkınlıkla kesinlikle “ Ateşle Oynuyorsunuz”  Böylesine bir ihanete nasıl sahip çıkıyorsunuz? Anlamak mümkün değildir. Halkı sokağa döküp kandan medet umanlar vahşetin artmasına seyirci mi kalacaklarmış?
Aziz  Milletime çağrıda bulunmak isterim…Lütfen olaylara sağ duyu ile yaklaşın..Tahriklere kapılmayın, bölücülerin yanında yer almayın, bölücülüğe çanak tutmayın…Huzur ve güvenliğinizi bozmak isteyenlere de fırsat vermeyin!...
Siyasi İktidara da sözümüz var: Devletin yıpratılmasına seyirci kalmayınız. Askere, polise daha fazla yetki verin. Yasal olmayan hiçbir yürüyüşe müsamaha etmeyin..Hepsinden önemlisi yakıp yıkan tarumar eden kişilere  bunun faturasını ödetin. Olaylara karışan tespit edilen ve belgelenen kişilere  bunun faturasını kesin..Yazıktır, günahtır  devletin, milletin malını yok etmelerine göz yummayın.
Kırıp döküyorlar, millete zarar veriyorlar  ve çevreyi darmadağınık ediyorlar, yaptıkları yanlarına kar mı kalsın? Bunları polis kayıtları ile tespit edin ve faturasını kesin, ömür boyu devlet yatırımlarından ve devlet işinden de yararlanmalarını engelleyin..
Elbette insanlar yürüyecek, tepkisini koyacak, siyasi iktidarı eleştirecek ve bunu da halk hareketiyle dile getirecekler buna  saygımız vardır. Ama kimsenin huzurumuzu bozmaya ve güvenliğimiz tehdit etmeye hakkı yoktur. Aracımızı, dükkanımı tarumar etmeye hiçbir kimsenin hakkı  yoktur, olamaz. Devletim malına devletin polisine zarar vermenin vatanseverlikle  ne alakası varmış?
Siyasi iktidarlar gelip geçicidir, ama Türkiye Cumhuriyeti baki kalacaktır..Dikkat buyurun adamlar devlete millete zarar veriyorlar. Kimse masum kuzu postuna bürünmesin, bu olayların devam ediş şekli sakıncalıdır, yanlıştır.  Vatanseverim diyenler,  ben milletime bağlıyım diyenler, seyirci kalanlar, gülüp geçenler, çok iyi oluyor diyenler lütfen bir kez daha mantıklı düşünsünler. Yazık ediyoruz bu ülkenin geleceğine…
Azizi Milletim sağ duyunu korumaya devam et, bölücülerin yanında olma, dostunu düşmanını bil, emin adımlara yoluna devam et..İç savaş çığırtkanlığı yapanların bu ülkeye kazandıracağı bir şey yoktur. İç savaşla bü ülke kalkınmaz..Bunların amacı siyasi iktidardan öte, ideolojik bir harekettir. Uyuma ülkene  ve milletine sahip çık…