Gazetemiz İleri 1 Haziran itibariyle 47 yaşına girdi. Hayırlı uğurlu olsun diyoruz. İnşallah nice yıllara emin adımlarla merhaba deme şansını elde ederiz. Yozgat’ta gazetecilik dalında bir okul olan İLERİ tarafsız yayın politikası ve halktan yana olan tavrı ile Yozgat’ın ve Yozgatlının sesi olmaya devam ediyor.  İleri ailesine nice yıllara diyoruz. Yolun bahtın açık olsun İLERİ, çalışana emeği geçen arkadaşlarımı da saygıyla selamlıyorum.
RÜZGAR EKENLER FIRTINA ÇİÇERLER
Milletçe huzur ve mutluluk içinde yaşayabilmemizin şartlarından biri de birbirimize hoşgörülü olmaktır. Bu hoşgörü kasıtlı olarak yapılan kötülüklere göz yummak, ses çıkarmamak anlamına gelmez. Halkın huzurunu bozmanın anlamı halk düşmanlığıdır.
Şehitlerimizin kanlarıyla sulanmış olan Cennet vatanımızda, ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde varlığımızı devam ettirebilmemiz, birlik ve beraberliğimizin korunmasına bağlıdır.
Yüce Allah (c.c) Kur'an-ı Kerim'de bizi birliğe çağırarak şöyle buyuruyor: “Hepiniz birden Allah'ın ipine sımsıkı sarılın, sakın ayrılıp parçalanmayın.”
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor. Müminler parçaları birbirine bağlanmış bir bina gibidirler” “Ayrımcılık yapan bizden değildir.” “İman etmedikçe Cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız.”
İslam kardeşlik dinidir. Kardeşlik duygusu Müslümanların birbirini sevmesi ile gerçekleşir ve güçlenir. Birlikten kuvvet doğar. Ayrılık toplumları felakete götürür. Halka ve Cumhuriyete düşman olanların bu millete vereceği bir şey yoktur.
Hepimizin asli görevi birlik ve beraberliğimizi korumak ve bölücü unsurlarla mücadele etmektir. Tarih boyunca Türklerin gösterdiği başarılar, birlik ve beraberlik sayesinde olmuştur. Müslümanların başına gelen felaketlerin birçoğu da birliğin bozulması, Müslümanların bölünüp parçalanması yüzünden olmuştur.
Peygamberimiz buyuruyor: “İnsanların en hayırlısı diğer insanlara faydalı olanıdır!”
Dünya üzerinde varlığımızı devam ettirebilmemiz, milli birlik ve bütünlüğümüzü korumakla mümkündür. Bunun şartı da Müslümanlar arasındaki sevgi ve saygı  bağlarının ve kardeşlik duygularının geliştirilmesidir.
Milli bütünlüğümüzü bozmaya ve bizi birbirimize düşürmeye çalışan bozgunculara karşı dikkatli olunmalı, bu gibilerin hain oyunlarına gelinmemelidir. Birileri ateşle oynuyor ve korkarız ki  bu ateş kendilerini yakacaktır.
Aynı duyguları paylaştığımız, aynı değerleri taşıdığımız şu Cennet vatan Anadolu'da bizi birbirimize düşürmek isteyen hainlerin oyununa gelmek, düşmanın tuzağına düşmek değil midir?
Yıllar boyu kardeşçe yaşadığımız Alevi-Sünni, Kürt-Türk, sağcı, solcu, ilerici, gerici gibi ayrımlarla bizi parçalayıp, bölmek isteyen düşman güçlerin kol-kanat olduğu bölücülük gömleğinden kaçıp kurtulmak temel arzumuz olmalıdır.
Dikkat buyurun, sağda ve solda tüm bölücü güçleri besleyen odaklar bellidir, bunlar Türk Milletinim düşmanı hain işbirlikçilerdir. Bunlar Müslüman Türklerin düşmanlarıdır. Amaçları da bellidir, bizleri parçalamak, bölmek ve yok etmektir. Anarşi ile demokrasi bir arda barınamaz.
Millet ve Tarihi birlikteliğimiz nedeniyle asırlar boyu kardeşliğimiz bozulmadı da, bugün mü bozmaya başladık. Bu hain oyuna gelmek, düşmana hizmet etmek değil midir? Bu hain oyunun İslam la, Müslümanlıkla, kardeşlikle ne alakası olabilir?
Vatan ve Millet sevgisinin imandan geldiğini bilerek Müslüman arasındaki kardeşlik bağlarını kuvvetlendirmemiz gerekiyor. Müslüman olmak ve kardeş olmak, kardeşlik duygularını geliştirmeyi, insan haklarına saygıyı, kalplere yerleştirmeyi, toplumda sürekli bir huzur ve barış ortamını sağlamayı gerektirir.
Milletçe karşılaştığımız güçlükleri dün olduğu gibi bugünde birlik ve beraberlik duygusu içinde açacağız. Böyle hareket ettiğimiz sürece Allah'ın yardımı da bizimle birlikte olacaktır!
Tarih boyunca Müslümanların başına gelen felaketlerin çoğu fitne ateşi yüzünden meydana gelmiştir. Müslümanların gösterdiği başarılar, kazandıkları parlak zaferler ise birlik ve beraberlik sayesinde elde edilmiştir. Bunun en güzel örneği Çanakkale Zaferi ve Kurtuluş Savaşı dır.
Unutmayınız ki:” Rüzgar Ekenler Fırtına biçerler”



Mutlu Yıllar İleri 

Lokman Hekim'e:
 - "Bilgeliğini kimlerden aldın?" diye sorduklarında:
 - Körlerden, cevabını vermiş. Çünkü onlar, yoklamadan adım atmazlar.
DERDİN DEVASIZI.
 İbn-i Sinâ ya:
 - Dünyada devâsı olmayan bir dert var mıdır? diye sorduklarında:
 - Derdin devâsızı, iyinin kötüye muhtaç olmasıdır, cevabını vermiş.
DOMUZ ETİ
 Tarihimizde "Kafkas kartalı" diye geçmiş bulunan İmam Şamil yüz binlerce Rus ordularını birkaç arkadaşıyla yıllarca uğraştıran kahramandır.
Üstat Şeyh Celaleddin Efendinin dizi dibinde Tarik-ı Nakşibendiyyenin âb-ı hayat pınarından kana kana içmek suretiyle menaviyatın zirvesine yükselirken, sol eliyle kullandığı kılıcıyla tek başına ordulara göğüs germek gibi bu dünyanın en büyük zevklerine de tatmaktan geri durmamıştır. 
Az bir kuvvetle uzun yıllar sürdürdüğü mücadelesini, esaretinden sonra aynı şekilde devam ettirmiştir.
Ruslara esir düştüğünde; Yemek esnasında, İmam Şamil'in iştahlı iştahlı yemek yediğini gören çar'ın:
"Kumandan, bu iştahla beni de yiyeceğinizden korkuyorum" demesi üzerine etrafındakilerin kahkahaya boğuşları uzun sürmemiş Kafkas Kartalı:
"Çar hazretleri kaygılanmayınız. Ben elhamdülillah müslümanım ve domuz eti yemem haramdır."
FATİH NİYE ÜSTÜN
 Napolyon, S. Helen adasında sürgün bulunduğu sırada 'Fatih mi yoksa siz mi büyüksünüz? Sorusunu soranlara şöyle cevap vermişti:
Büyüklükte ben onun çırağı bile olamam. 
Çünkü ben, kılıçla zaptettiğim yerleri henüz hayattayken geri vermiş bir bedbahtım. 
    O ise; fethettiği yerleri nesilden nesile intikal ettirmenin sırrına ermiş bir bahtiyardır.
GENÇ FATİH
 Bir genç, "Fatih Sultan Mehmed'in resmini neden hep yaşlı bir insan suretinde çiziyorlar" diye sorunca, bir yazarımız şöyle cevap vermiş:
 - Yaptığı işler o kadar büyük ki, bunları genç bir insanın yapacağını hayallerine sığdıramıyorlar
GÖNLÜMÜ FETHETTİĞİ İÇİN
 Fatihe sorarlar:
 -İstanbulu niçin fethettin?
 Cevap verir:
 -Önce o benim gönlümü fethettiği için!
GÜNLÜK
 Bir Hristiyan, Ahmed Vefik Paşa ya:
 -Camilerinizde niçin günlük (bir çeşit koku) yakmıyorsunuz? diye sorduğunda, ondan şu cevabı almış:
 -Bizimkiler abdestlidirler. 
Yellenmezler. Onun için günlük yakmıyoruz.
KADER
Fatih Sultan Mehmet, çocukluğunda biraz yaramazlık yapınca, babası olan 2. Murat Han:
-"Ne kadar yaramaz bir çocuksun, senden adam olmaz" diye çıkışır.
Orada bulunan ve velâyet sırrıyla kalp gözü açık olan Akşemseddin Hazretleri, hafifçe gülümseyerek şöyle der:
-Peder ne der, kader ne der.
MUTLU YILLAR İLERİ
Gazetemiz 1 Haziran itibariyle 47. yaşına basıyor. Yozgat’a yıllarca emek veren ve bu gazeteden hizmet üreten tüm arkadaşlarımızı saygıyla anıyor, İleri’nin yaş gününü kutluyorum. Nice Mutlu güzel günlere: İLERİ  diyorum. Çalışanlarına da saygılarımı sunuyorum.