Geçtiğimiz günlerde oldukça zengin ve itibarlı bir beyefendinin ticarethanelerine bir yenisi eklemesi dolayısıyla vermiş olduğu açılış organizasyonunda konuktuk. Konukları arasında tanınmış işadamları, akademik kariyerli şahsiyetler, yerel siyasetçiler, itibarlı meslek grupları gibi seçkin misafirleri ile yanında çalışan farklı eğitimlerle donanımlı personelleri ve aileleri de vardı. İkramların ardı arkası kesilmiyor, lezzetli ve emek verilmiş gündemdeki yemeklerden bol miktarda vardı. Beyefendinin personelleri arasında davete eşiyle iştirak etmiş bir hemşehrimiz kilolu vücudunun istihap haddince ikramlardan tadıyor ve Allah bereket versin diye de nezih ve temiz kalplilikle asaletini gösteriyordu
Elbetteki kalburüstü ekibin gündeminde siyaset, ekonomik şartlar ve uluslarası rekabet gibi konular konuşuluyordu. Bizler onları sessizce dinliyor ve haddimiz koşullarında iştirak ediyorduk. Ankara’da ve İstanbul’da şirketleri olan Akademik kariyerli bir işadamı bizlere “Yahu siz nasıl gençsiniz yiyinsene şunlardan” diyerek meyveli pastaları gösterdi. Eşi de aynı şeyi söyledi. Saatlerce karbonhidrat ağırlıklı beslenen ve tıkanan, güleryüzlü, hoş sohbet ve temiz yürekli hemşehrimiz günün gafını yapacağını hiç bilmeden orijinal şivemizle herkesi kahkahaya boğdu ve ”Allah bereket versin çoh yidik, pahlavu getirseniz yemem...” dedi.
Allah’tan memleketimizde genelde cümle içerisinde virgül yerine kullandığımız slogan küfürlerimiz ağız farklılığı nedeniyle anlaşılmadı ama her Yozgatlının başına mutlaka gelmiş böyle olayların daha az olması dileğiyle saygılar sunarım.