Özrü kabahatinden büyük sözünü çok kullanırım, nedendir bilmem ama belki etrafımda çok fazla dengesiz insan olmasından, belki de gereksiz olayların merkezi olmamdan, kullanırım işte...
    Ama genelde espiri mahiyetindedir, bu söylem benim matığımda, ta ki dün okuduğum bir habere kadar.
    Haber bu sözün ‘Özrü kabahatinden büyük’ sözünün mana ve anlam önemine uygunluğunu öyle gösterdi ki ne diyeceğimi bilemedim.
    Haber Milliyet Gazetesi’nin internet sitesinde idi. Onlarda Star Gazetesi’nden almışlar, kaynaklar ne kadar doğru bilemem ama önceki gün yaşanan 24 gencimizi kara toprakla buluşturan saldırıların ön raporuydu.
    Haber tamamen yürek dağlayan dipnotlarla süslüydü. Haberin başlığı “İhmal yok ama yapısal hata büyük’, yani saldırıda hiç bir istihbarat hatası, hiç bir yetkili hatası yok, o kadar önemli merkeze eş zamanı saldırı yapılırken kimsenin bilmemesi çok normal, sadece yapısal sıkıntılar var öyle mi?.
    Bu nasıl bir zihniyettir ya, benim askerim kendine korunaklı bina yapamayan bir ülkenin bölünmez bütünlüğünü korumak için mi ölüyor, onun için mi kendini bilmez bir kaç çapulcu ile mücadele ediyor?
    Yazıkkkk çok yazık....
    Haber daha doğrusu rapor devam ediyor,
    “İstihbaratın gereği yapıldı mı?
    İstihbarat bilgisi sonrası, birliklerin sahip olduğu imkanlara göre aldıkları önlemler de sıralandı. Ancak, kayıpların ihmal değil yapısal problemler nedeniyle yaşandığı üç maddeyle şu şekilde özetlendi:
    Küçük karakol sisteminin devam etmesi Karakollara bağlı küçük üs birliklerinin hedef halinde sabit biçimde bekletilmesi. Karakolların ve üs birliklerinin baraka tipi korunaksız ve dayanaksız olması.
Korunaklı yerde kayıp yok
    Ayrı noktada gerçekleşen saldırıda, yapısal problemi olmayan 5 birimin gerekli direnişi gösterdiği, örgüte kayıp verdirdiği belirtildi. Sadece 3 birimde kayıp verildiği öğrenildi. Bunlardan birinde 2, birinde 1 kayıp verilirken, baraka tipi yapılaşma ve yanlış konuşlanmanın olduğu Keklikkaya Tepe’de 21 şehidin verildiği ifade edildi.....”
    Tekrar tekrar okudum, ‘yok’ dedim ‘olmaz böyle bir şey, uydurmadır’ dedim, 21askerin tek suçu baraka tipi karakolda vatanını savunmak mı dedim, hatta sinirimi paylaşmak adına bir çok arkadaşıma link attım, herkeste aynı tepki, şimdi boşa mı öldü, onlarca genç, boşa mı analar babalar, evlatlar ağlıyor, boşu boşuna mı, kendine karakol binası yapamayan bir hükümet içimi öldüler....’
    Yazıkkkk çok yazık...
    Haber devam ediyor, benim sinir katsayılarım dahada artıyor, çünkü diyorki; “yerel desteklerle yerleşim yerlerinde saldırıyı bekledikler...” yani neymiş içimizdeki hainler bu kanlı eylemde en büyük desteği sağlamış...
    Benim askerim, benim canım bu tür hainlerin evlerinde rahat uyumaları için canını dişine takıp sınırda nöbet beklerken, hain köpekler pusu kurmak için içimizdeki hainleri bulmuş ve en büyük desteği onlardan almış...
    Haberin devam ediyor...
    “Heron neden tespit edemedi?
    250 kişilik PKK’lı grubun İHA’larla nasıl tespit edilemediği de araştırıldı. Böyle bir ihmalin sözkonusu olmadığı belirtilirken, örgüt mensuplarının 2-3 kişilik gruplar halinde bölgeye kademeli olarak sızıp, yerel desteklerle yerleşim yerlerinde saldırıyı bekledikleri rapor edildi. Saldırı öncesi büyük grupların tespit edilememesinin sebebi bölgedeki yerel destek olarak vurgulandı.
PKK, PJAK’LA takviye edildi
    Saldırının bilançosu şöyle tespit edildi: Saldırıda 8 bölge hedef alındı. 5 bölgede püskürtme 2 bölgede 3 şehidin verildiği etkili direniş bir bölgede(Keklikkaya) ise; 21 şehit  verilmiştir.
    Üsteğmen yönetimindeki korunaksız ve dayanıksız  Keklikkaya Tepe ileri üs bölgesi maalesef imha edilmiştir.
    Saldırı bölgesinin doğu kısmındaki Çayırlı üs bölgesinden Dağlıca’ya kadar olan bölge tamamen terörist inisiyatifine bırakılmış durumda. Bu bölge örgüte geniş herakat alanı sağlamaktadır. İskana açılan Kazan vadisi yerel destek almaya elverişli hale gelmiştir. Zayıflayan örgüt, İran’ın operasyonuyla dağılan PJAK’tan gelen militanlarla toparlanma süreci yaşamıştır.”
    Kime kızayım, kime ne diyeyim bilmiyorum ama bildiğim tek şey var o da daha çok canımız yanacak, daha çok cehennem ateşi ile yüreklerimiz dağlanacak...
    Bu vatanı milyon dolarlık villalarda oturan paşalar değil, dağda barakada şehit olan askerler ayakta tutuyor.
    Bu vatanı kendi için, kendi geleceği için yatırım yapan siyasetçi değil, barakada soğukta donan, sıcakta yanan mehmetçik ayakta tutuyor..
    O yüzden herkes bıraksın demagoji yapmayı, şehit üzerinden siyaset yapmayı, onların kanını yerde bırakmasın bir kereliğine suçunu kabul edip, gereğini yapsın...
    " Ben onun bir yerine bir şey olmasın diye bisiklete bile bindirmemiştim .." diyen şehit anasının yüreğindeki yangını bir nebze söndürsün... Bu anneye yeni anneler eklemesin...
    Dağdaki mehmetçik kendi canı pahasına korur benim ülkemi... Kendine bina yapmasa da, yiyecek içecek vermese de korur... Canını verir yine de ‘vatan sağolsun’ der... Yeterki suçlu suçunu kabul etsin.
    İşte benim dehşetle okuduğum haberin ayrıntılarını sizlerle paylaştım... Eminim aynı tepkileri sizde vereceksiniz..
    Amacım bir yerlere, zülfi yare dokunmak değil ama içimde yanan yangını körükleyen bu raporun gereği neyse yapılsın, benim mehmedim beni korumak için ölmesin, analar babalar ağlamasın....
    Ve dilerim bundan sonraki hiç bir olayda özrünüz  kabahatinizden büyük olmaz...