Sevgili  güzel  İnsanlar  (-3-) Aralık  engelliler  günü.  Engelli  engelsiz  tüm  İnsanlara  hayırlar  getirmesini  Rabbimden diliyorum.
 Bu  tip şaşağılı  günleri  açıkçası  pekte  sevmiyorum  ama  hiç  yoktan  iyidir  diyerek  kerhen de  olsa  kutluyorum.  Hayırlar  olsun  çareler  dolsun  İnşallah.
 Bir  ülkedeki  Sistem!….
 (Yaratılanı  severim  yaratandan  ötürü)  Sistem’ine  uyarlanırsa  evet  ben  varım. O  zaman  sorunlar!  ortadan  kalkacaktır  diye  düşünüyorum.  Aksi  taktirde  kötünün  iyisiyle  idare  etmek  zorunda  kalacağız  zaten  bizlerin  yaptıkları da  bu.  Sistem  parentez  içine  aldığım  cümlelere  uygun  olursa  bizleri  fazla  uğraştırmaz.  Ve  tüm  engelli, engelsiz  İnsanlarda  rahat  bir  ortam  bulurlar.  Eğer  Sistem  önce  İnsan  diyorsa  göreceksiniz  sorunlar  kendiliğinden  çözülecektir.
Çünkü  Rabbim yarattığı!  her şeyi biz İnsanlara hizmet olsun diye sunmuş.  Cömertler cömertinin bu  güzel  hizmetlerinden de kısmak  biz İnsanlara  kalmış, ve buna da  Kader!.. Süsüyle    bazı kabahatlerimizle yaşamaya mecbur bırakılmışız.
Bir de  bu  anlattıklarımın  manevi  yönü  var.  Rabbimin  biz  engelli  ve  engelsiz  İnsanları  şu  yaşadığımız  dünyada  İmtihana..  tabi  tutuyor.
 Kim  ne  yaparsa  kendine  yapar  diyerek.  Bir  örnek  verecek  olursak.  Bir zamanlar yaşadığım  mahallede  ve  evimde  çok şükür  zorluklada  olsa  nefes  alıp  vererek  yaşıyordum. Bazen  özellikle  dışarıya  çıkıyor  oturduğum  tekerlekli  sandalyemle.
Rabbim’in  belki de-  “ey  kullarım  sizler  dünyalıkta  olsa  ahi retlikte  olsa  sağa  sola  koşturuyorsunuz.    Netice  olarak  sizlerde  nefes  alıp  vererek  yaşıyorsunuz  bu  kulumda  tekerlekli  sandalyesinde  nefes  alıp  vererek  yaşıyor”diye...  Görüntümüzle  İnsanlığa  değişik  mesajlar  veriyorduk. 
Bizleri  birleştiren  ve  ayıran  bir  nokta  daha  var.  Oda  sabır ,  şükür ,  ve  yardımlaşmaktı.  Bu  konularda  ne  kadar  birleşiyoruz?.  Allah’a  sığınıyorum.
Engelli İnsan’mı?. Burada  engelli   İnsanları  gündem   edinecek  olursak. Elbette engellide bir İnsan  nerden çıktı bu İnsan mı İnsan değilmi lafları?. diye bilirsiniz.  Sabırla takip edersek ve birazda gerçekçi düşünürsek çok şeyler görürüz işte birkaç örnek..
 Kulağıma  gelen  bazı  sesler:
  -Böyle  yaşayacağına  ölse  daha  iyi!.  deseler de.
 Evet  o da   bir  İnsan. Onun ölümünü istemeye hakkımız yok  çünkü neyin hayırlı neyin hayırsız olduğunu biz bilemeyiz. Bizler  böyle  düşünüyoruz.  Bana  biraz celallenip de:
-Biz aksinimi  söylüyoruz   kardeşim? diyenler olabilir.
Biraz  ara  sokaklara  ve  kırsal   kesimlere  doğru  gidelim.  Benim  izlenimlerime göre  gördüklerim  hiç de  iç  açıcı  değil.  Ayakları   kırılan   bir kediyi  ,köpeği   silahla    veyahut    başka  bir darp aletiyle vurarak   öldürüyorlar   neymiş  efendim  acı  çekmesin.
Biz  engelli  bireyleri de  öldürmüyorlar  hatta  iyilik  olsun  diye de  yalnızlığa  terk   ediyorlar, bazı istisnalar  hariç.
Sizce hangisi daha iyi.?...
Evet   dostlar   engelli   birey   kendi   çabalarıyla   birtakım   hoş  ve  yararlı  bir  şeyler  yapıyorsa  işi  biraz  kolay.  Yoksa  adın  deli!  veyahut  küt , kötürüm!  oluveriyor  çünkü ben kendimden biliyorum.     Bu vurgulardan nasıl kurtulacağız dersiniz?...
 (Eğiitiiim şaartt!!) gülmek  kadar düşünmek de bizlere yakışıyor.
Engelli  İnsan’a. Evet  bu  İnsanları  tüketimden  üretime  gelmeleri  için  kabiliyetlerine  göre  teşvik  ettirilmeli.
Örnek  vermek  gerekirse. Yazdıklar  Şiir,  öykü    gibi  kitap  vs  olarak  yayınlanmasında  ve  diğer    sanat  dallarında da.   Bakanlık ,  özel  kurum  ve  kuruluşlar  olarak  bu  İnsanların  ürettiği  o  eserleri  en  azından  bir  sefere  mahfuz  alıp  değerlendirip  kültürümüze  yeni  eserlerle  katkıda  bulunmaya  sağlamalıyız.
Bir çok çalışmalar ,geçmiş gün ve yıllara rağmen taktir! edilir seviyede ,ama daha çok eksikleri var.
Sevgiyle  kalın.  Ama  ne  olur  kendinizde  kalın...
Selam  ve  duayla.