Peygamber Efendimize sormuşlar, “Dünyanın en güzel yeri neresi” diye, Mübarek insan hiç düşünmeden “Mekke” demiş. Bir bakıyorsunuz Mekke’ye ne bir ağaç, ne bir yeşillik var. Her taraf taş, kaya, kum, çöl. Kurak, verimsiz ve su kıtlığı hat safhada. Görsel bir güzelliği olmadığı gibi, sıkıcı ve bunaltıcı da bir havası var. Ama Efendimize oraya en güzel dedirten his, orda doğup, orda büyümesi, oranın hatıraları ile şekillenmesi. İşte bu değerlerin oluşturduğu vefa, özlem ve sadakat, memleket hasretinin apaçık tanımını izah ediyor.
İşte Sekili’de nerdeyse öyle. Orta Anadolu Bölgesinin diğer bölümlerine göre daha sıcak, daha kurak ve daha ağaçsız. Belediye Başkanı Halil BACANAK’a ve hangi Sekili’li hemşehrimize sorarsak soralım, dünyanın en güzel yeri neresi diye, onlarda tereddütsüz Sekili diyor. Başka bir memleket Sekili’nin emsali bile olamaz diye pekiştiriyorlar. Coğrafyasında fazla bir estetik dekor olmamasına rağmen Sekili’nin insanları diğer yerlere göre daha bir kara sevdayla bağlı beldelerine. Bu toprakların insanları hepsi de mert yürekli, delikanlı, sözünün eri, yalan, dolan, hile, hurda bilmeyen, sofrası açık, gönlü zengin, haysiyetli ve güvenilir değerler.
Özlemiyle yanıp tutuştuğumuz memleketimizin hasreti yüreğimize çöktüğünde bizleride ilk serinleten yerdir Sekili. Toprak evleri, samimi görüntüsü, dost yüzlü insanları ve bereketli ürünleriyle misafirperver gönüller tarafından karşılanır, hasret ve itibarla uğurlanırsınız bu güzel diyardan. Bu kasabanın gönlümde ayrı bir yeri vardır. Nedense hepsine de akrabamsı bir yakınlık, sıcak bir hemşehrilik ruhu hissederim.
Sekili ticaret ve sanayi yatırımlarına uygun bir alanda kurulu olmasına rağmen ekonomisinin tamamına yakını tarıma dayalı. Bozulmamış bir toprak ve insan yapısı var. Genetiği ile oynanmış, içeriği bilinmeyen kimyasallar kullanılarak, ticari etikten yoksun anlayışlarla üretilen tohumlar kesinlikle kullanılmıyor burada. Dededen kalma tohumları ekerek yetiştirdikleri ballı kavunların ve en güzel karpuzların yeridir Sekili. Mısırı, domatesi, fasulyesi, biberi, soğanı o kadar aromatik ve besleyici ki. Gübre, ilaç ve hileli tarım tekniklerini pek bilmediklerinden, doğala en yakın haliyle sofralara gönderiyorlar ürünlerini. Bu yüzden insanlar, ülkemizin her yerinden kilometrelerce yol katederek Sekili Kavunu almaya geliyorlar.
Sekili Belediye Başkanı Halil BACANAK çok cömert, babacan, çalışkan, üretken, özü-sözü bir kadirşinas bir insan. Emeğini ve yüreğini ortaya koyarak Sekili için güzellikler üretiyor. Köyü köylüsü için canını verebilecek kadar hemşehri sevdalısı. Sekili’yi anlatırken coşuyor. Bizim burdan yamuk yumuk adam çıkmaz, vatana, millete bayrağa en sadık insanlar benim kasabamın insanları diyor.
Ayrıca burda kimse aç ve açıkta kalmaz, o kadar cömert gönüllü insanlar varki Sekili’de, fakirinden zenginine kimin sofrasına konuk olsanız, hanesine teşrifinizden duyduğu memnuniyet, güler yüz ve tatlı dilleriyle ruhunuza hükmederler. Konuk kimliğinizle başlarına taç olursunuz. Diyor.
Halil Başkan, her yıl düzenlediği Kavun-Karpuz Festivaliyle Yozgat gönlünü, Yozgat ürünlerinin hilesizliğini, güzelliğini, kalitesini, insanının emeğini, dürüstlüğünü adeta tek başına dünyaya duyurmaya çalışıyor. Kısıtlı imkanlarıyla Sekili’nin gelişmesi, güzelleşmesi ve zenginleşmesi için gecesini gündüzüne katıyor.
Ankara bürokrasisinden, siyasilerden, sivil toplum örgütlerinden ve işadamlarından Kasabasına teşvik, yatırım, tanıtım, istihdam ve yapılması gereken tüm kamusal ve sektörel hizmetler için insan üstü gayretlerle yılmadan destek istiyor, projeler sunuyor, uğraşıyor, didiniyor ama; hantal bürokrasi ve güven vermeyen siyasiler nedeniyle emekleri çoğu zaman boşa çıkıyor. Yinede kısıtlı imkanlarına rağmen zengin belediyelerin yapamadığı işleri yapıyor.
Ama Halil Başkan artık yalnız değil. Şimdi Ankara’da Sekili ve Civarı Yardımlaşma, Dayanışma Derneği Başkanı Sedat AVCI’da var. Sedat Bey çok kültürlü, çalışkan ve dürüst bir insan. Herkes tarafından seviliyor, sayılıyor ve bürokrasiyi iyi biliyor. Kendisi gibi kültürlü, görgülü ve iyi niyetli Sekili Sevdalıları Kemal BERKE, Yasin GÜLER, Sait UTKU, Erhan BACANAK, Cengiz Topel ÇALIMLI, Hacı YAZICI, Aslan AVCI, Atilla HALAT, Fazlı KEÇİLİOĞLU, Bayram NACAKOĞLU’ndan oluşan birbirinden kıymetli insanlarla kurmuş oldukları dernekle çok güzel faaliyetler yapıyor. Belediye Başkanıyla iyi bir işbirliği içindeler. Hem Sekilinin, hem Yozgat’ın adını çok yüceltiyorlar. Çoğu dernekler onların güzel çalışmalarına, iyi niyetlerine, dostluk ve dayanışma amaçlı beraberlik ruhlarına hayranlıkla bakıyorlar.
Sekili E-88 Karayolunun üzerinde yer alıyor. Ayrıca içinden demiryoluda geçiyor. Ankara’ya 150 km mesafede. Sofra ve sanayi türü olmak üzere 55 milyon tonluk rezerve sahip tuzlası ve Delice ırmağından Ankara dahil tüm bölgedeki inşaat sektörlerine ikmal edilen kum işletmeleri var. MTA verilerine göre ekonomik işletmeye uygun krom yataklarıda bulunmakta. Tarımı, sanayisi, madenleri, insan kaynakları, fabrikalaşmaya uygun coğrafyası, ulaşımı ve her yönüyle gelişmeye, kalkınmaya, şahlanmaya hazır bir belde.
Sekilinin mevki adları benim çok ilgimi çekti. Bük, Bucak, Keli, Karataş, Kızlar Pınarı, Boztoprak, Köm Yeri, Çoban Hüyüğü isimleri, bizim köydede var. Bu kadar benzerlik olurmu diyeceksiniz. Kepir, Cafarın Yar, Bent, Taşağıl, Katar Tepe, Gediğin Köm, Göl Yeri, Keller, Marmar, Kızıl Çevlik mevkileri de kulaklara aşina. İnşallah Ankara’ya gelip giderken Sekilililer bize Köm Yeri veya Kızıl Çevlik’te bir mısır közlerler. Yaklaşık 10 yıldır dalından kırarak bir mısır közleyemedim.
Çoğu Ulusal gazetelerden daha çok okunan, görsel internet hizmeti, yurt içi ve yurt dışı basılı posta dağıtım ağlarıyla dünyanın bir çok yerine ulaşan İleri Gazetesi olarak, gurur veren Yozgat insanlarını ve emek verdikleri yurtlarını sesimizin gittiği yere kadar duyurmaya devam edeceğiz. Çünkü onların onurlu gayretleri, gaflet içindeki diğer insanlara kamçı olacağı inancındayız. Sekili’nin şahlanışı, Yozgat’ın diğer yerleşim merkezlerine lokomotif teşkil edeceği inancıyla, belediye, dernek, diğer sivil toplum örgütleri ve basın aracılığıyla, bürokrasi ve siyasi mercilerin harekete geçmeleri için hak takibinde bulunacağız.
Aslında Sekili’den bahsederken cömert, sofrası açık, gönlü bol, hepsi birbirinden misafirperver, hanedan ve güzel insanlar Çelebi ÇALIMLI, Mümtaz EROL, Osman KARAGÖZ, Hamdi GÜLER, Ömer PEKŞEN, Ali EROL, Hafız ÖZGÜL, Hasan-Hüseyin NACAKOĞLU, Mahir AVCI, Çakırhacılı Köyünden Mustafa MANDIRACI ve Buruncuk Köyü Muhtarı Ziya ŞİRİN’e de burdan selamlarımı göndermek istiyorum.
Sonsuz başarılarla dolu imrenilecek güzellikler temenni ediyorum Sekili’ye. Sekili’nin neşeli, hoş sohbet, misafirperver, vefalı, onurlu ve delikanlı insanlarını nasıl başıma taç ediyorsam, ahirete intikal edenlerinede Allah’tan sonsuz şefaat ve rahmetler diliyorum.
Sizler her zaman gönlümüzde sevgimizle beslenecek, yaşattığınız güzellikler gelecek kuşaklara hayranlıkla anlatılacaktır. Varolun aziz ve yiğit Sekili’liler.