Ses vermeyen düzen tutmaz sazımda

Bir kırılmış telden başka ne kaldı

Yar giderken niyazımda nazımda

Bir zavallı dilden başka ne kaldı

Silinmedi şu alnıma yazılan

Onmaz imiş hasretlikle ezilen

Gözlerimden yanağıma süzülen

Bir çağanak selden başka ne kaldı

Hasretin hüznü çöktü yüzüme

Uykularda haram oldu gözüme

Yar elinden bir köz düştü özüme

Yanıp bittim külden başka ne kaldı

Çok inat vefasız gelmez buraya

Bari dedim ben gideyim oraya

Sıra dağlar engel girdi araya

Bir aşılmaz yoldan başka ne kaldı

Aşık İdris yana yana dert dolan

Şu dünyada ne var ise oyalan

Eski günlerimden hatıra kalan

Bir kurumuş gülde başka ne kal