Mirac olayı sevgili Peygamberimizin en önemli mucizelerinden biridir. Bu olay, sevgili Peygamberimiz için pek büyük şan ve şerefle dolu olduğu gibi, biz müslümanlar için de ilahi rahmetlerle dop doludur. Bu lutuflardan en önmelsi namazdır.
    Namaz bize Mirac hediyesidir.
    Onun içindir ki, “Namaz Mü’minin Miracıdır” demiştir.
    Nasıl yüce Peygamberimiz Mirac’da vasıtalardan alınmış olarak Mevla’sı ile karşı karşıya geldi ise, Mü’minde namazda vasıtasız olarak doğrudan doğruya Rabb’ının huzuruna çıkar. Sadece O’na kulluk etme fırsatı bulur.
    “Ancak sana kulluk eder ve ancak senden yardım dilerim”der.
    Namaz İslam’ın beş temelinden biridir ve en önemlisidir. İnsanın yaratanına, verdiği sayısızca ve sonsuzca nimetler karşılığında Allah’a en büyük bir şükürdür. Eğer biz beş vakit namazımızı düzgünce kılacak olursak, namaz bizim için gerçek Mirac olur.
    Yüce Peygamberimiz Miracından yararlanmak, her gününü Mirac Gecesi’nin Feyzinden yararlanmış gün olarak geçirmek isteyen Müslüman, namazı kendisine Mirac edinmelidir. 
    Namaz bize günahlardan arınma ve korunma fırsatı verir. Bizi hayatın çeşitli sıkıntılarından kurtarır. Aynı zamanda ciddi bir irade teminidir. 
    Güneş doğmadan kalkan ve hayatını sürdürebilmek için maişet kavgasına dalan insan, çarşıda, pazarda, dükkanda, manavda, atölyede, masada, kasada, hülasa, çeşitli iş dallarında çalışırken hayatın bin bir çeşit olayları ile karşılaşır. Nefsi ve Şeytan’ı onu devamlı takip ederek, Allah’ın yasakladıklarına, günaha ve çirkin olaya yönlendirir. İnsan ise zayıftır. 
    Harama, günaha, Allah’ın yasakladıklarına ve yasakladıklarına yöneliverir. Çalar, çırpar, döver öldürür, tembellik eder, kalp kırar, kötü söz söyler, haram rizk peşinden koşar. İşte Namaz, insanı  bütün kötülükten alıkoyar.
    Sabah Namazında Allah’ın huzuruna çıkan insan, bir iman tazelemesi yapmış, kullukta kusur işlemeyeceğine dair söz vermiş ve işine gitmiştir.  Hayat meşaleleri içinde Rabb’ına verdiği söz ve imanın gerektirdiği davranışları yaptırmaya ve yapmaya uğraşırken nefsinin ve Şeytanın sıkıştırmalarına maruz kalmıştır. Fakat her seferinde onun imdadına kıldığı namazlar ve özellikle de saban Namazı yetişmiş ve Rabb’ine yaptığı sözleşmesini hatırlayarak günaha dalmaktan kendisini korumuştur.
    İrada gücünün zayıfladığı anda bu kez öğle ezanı imdadına yetişmiş ve ona Allah’ın kulu olduğunu hatırlatmış, yaratanın huzuruna çağırtmıştır. Allah’la kulu arasında tekrardan yep yeni bir iman bağı daha kurulmuş, müslüman nefsine ve şeytanına karşı güçlenmiş olarak yeniden hayatın içine girmiştir. Böylece Mü’min günahlardan kendisini koruma gücüne ulaşmıştır.
    Yüce Mevla’mız bu gerçeği Kur’an’da şöyle hatırlatıyor:
    “Sana vahy olan kitabı oku, namazı dost doğru kıl. Gerçekten namaz, hayasızlıktan ve fenalıktan alıkoyar. Allah’ı anmak ne büyük şeydir! Allah yaptıklarımızı bilir”
    Belirttiğimiz gibi, namazın günün çeşitli zamanlarına serpiştirilmiş olması, hem bu vakitler arasında insanın günahlardan korunmasına ve hem de elde olmayarak işlenmiş günahların affedilmesine vesiledir. 
    İki namaz arasında kirlenen ruhlar, ancak namazla temizlenir. 
    Özetle belirtmek gerekirse; bizlere Peygamberimizin büyük Mirac mucizesinin bir hediyesi olan namaz; insanı güçlü kılar, huzura kavuşturur.  Kalbin kararmasının, günahlara dalmasını önler. 
    Namaz, temizliğin, bedenden ve ruh sağlığının da en büyük aracıdır. Gönülleri Allah korkusu ve Allah sevgisi ile doldurur.
    Mu’min kalbinde paralayan bir nurdur. Onunla Mü’min sapıklıktan kurtulur. Allah’a kul olmanın mutluluğuna ulaşır.
    Bu haftaki yazımızı bir Hadis’i Şerif meali ile bitiriyoruz.
    Öncelikle şu 20. asrın ruhi ve manevi sıkıntılarla dolu olan insan hayatında çok değerli olan namazın bir kul için fevkalade önemli olan manasını anlatan şu Hadis’i Şerif’i can kulağı ile takip edinizz;
    Rasul-i Ekrem bir gün dostlarına şöyle hitab etti;
    “Her hangi birinizin kapısı önünde bir nehir bulunsa, o kimse nehirde günde beş defa yıkansa, kendinde kirden hiç bir şey kalır mı?”
    Dinleyenler
    Hiç bir kir kalmaz, Ya Rasulallah!”diye cevap verdiler.
    “Rasulü Ekrem efendimiz;
    “İşte beş vakit namazda buna benzer.  Allah namazla günahları siler” buyurdular.