Elazığ Hazar Şiir Akşamları programı mükemmel bir programdı. Şiir ve edebiyat adına örnek gösterilmesi gereken bir şölendi. Bence bir çok programa örnek gösterilmesi gereken şahane bir organizasyondur.
Daveti alınca bu programa mutlaka gitmeliyim dedim. Kayseri’den Bekir Alim beyi arayarak nasıl gideceklerini sordum. Trenle gideceğiz, dediler ve bana da yer ayırdılar. Birlikte düştük yollara… Maceralı bir yolculuktan sonra vardık Elazığ’a… Hiç gitmediğim, merak ettiğim bir şehirdi burası.
Elazığlı dostlarımız bizi sıcak bir ilgiyle karşılayıp otelimize ulaştırdılar. Mavi Göl, Hazar Gölü’nün kıyısında turistik güzel bir mekan. Şairlerin karşılanması, otelin güzelliği, şairlere verilen değeri ve programın güzelliğini müjdeliyordu. “Hazar Şiir Akşamları”nı ok merak ediyordum.
“Hazar Şiir Akşamları”, “İşte program budur” dedirtecek mükemmellikte başladı. Elazığ Valisi Muammer Erol’un, Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu’nun ve İl Kültür Turizm Müdürü Tahsin Öztürk’ün çaba ve gayretleri takdire şayandı.
Fırat Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Feyzi Bingöl, TSO Başkanı Ali Şekerdağ, organizenin şair kahramanları Bedrettin Keleş Temur, Mehmet Şükrü Baş ve Elazığlı şair dostlarımızın çabası alkışlanacak değerdeydi.
Program sadece bir şiir şöleni olmaktan ibaret değildi. “Yunus Emre ve Aşk” konulu programda, şairler yürüyüşü, konferanslar, paneller, konuşmalar, edebiyat dernekleri sempozyumu, konser, kültür yarışması, ilçe programları, yazarlar imza günü olmak üzere bir çok etkinliği içinde barındırıyordu. Ayrıca Harput, Keban gezileri ile şiir şölenine zenginlik kazandırmışlardı.
Elazığ’da en çok merak ettiğim mekan Harput’tu. Elazığlı okul müdürü misafirperver dutsumuz, Muammer Akşoy bizlere Harput’u gezdirerek unutulmaz bir gün yaşattılar.
Harput türbelerle ve tarihi özelliği ile size tarihe doğru bir yolculuk yaptırıyor. Arap Baba, Hz. Hulusi Efendi, Musa Kazım Efendi, İmam Efendi türbeleri bunlardan bazılarıydı. Bölge yüksekçe bir mekanda kurulmuş olup, Elazığ tarihini hatırlatıyor. Camileri, türbeleri, hamamları ve eski Harput evleriyle sizi tarihe taşıyor. Aynı zamanda, harika ve seyirlik bir alan.
“ Şiir şöleni işte böyle olur!” dedirtecek güzellikte yapılan “Hazar Şiir Akşamları” uluslar arası bir boyuta taşınmış. Türk Dünyası’ndan bir çok şair-yazar dostumuzla kucaklaştık, tanıştık. Gerçekten de takdire şayan bir programdı.
Elazığ’da şiir markalaşmış, kendine vatan bulmuş, “Hazar Şiir Akşamları” diğer şiir şölenlerine örneklik teşkil edecek boyutlarda. Kendi adıma, yemek, ağırlama ve misafirperver tutumları şaire-ozana verdikleri değeri ispatlıyordu. Onun için “Hazar Şiir Akşamları” bütün şiir şölenlerinin “Ağabeyi” konumuna yükselmiş.
Bu denli güzelliği ve şiire verilen değeri, edebiyata sahip çıkılmasını görünce kendi yöneticilerine sitem ettim. Yıllarca yapılan çabamızı görmezlikten gelen ve umursamazca bir tavırla “Bunları bırak Ahmet Hoca yaa!” diyenlerin kulakları çınlasın dedim. Hüzünlendim ve kendi şehrim adına böylesine umursamaz insanlara sitem ettim.
“Gelin görün şiir şölenini, şiir programını, edebiyata ve kültüre verilen değeri!..” diye, haykırmak istedim Elazığ’dan Yozgat’a.
Ne yalan söyleyeyim ki, Elazığlılar bizleri utandırdılar. Programları ile, misafirperver tutumları ile, konuksever çabaları ile, emeklerinden, alın terlerinden utanır olduk. Kutlamak ne kelime onları ayakta alkışlıyor, alın terlerine duyduğum saygıyı ifade ediyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar! Hep şiir güzelliğinde yaşasınlar.
“Hazar Şiir Akşamları” tek kelimeyle “Mükemmel” bir organizasyondu. Takdir ettiğimizi, kutladığımızı, hayran kaldığımızı söylemekten mutluluk duyuyoruz. Emeği geçen herkese teşekkür eder saygılarımızı sunarız.
Kayseri ekibiyle; Alim Gençer, Nevzat Abi ve Şair – Yazar Muhsin İlyas Subaşı ile gittiğimiz bu güzel organizasyondan yine birlikte döndük Kayseri’ye… Tabi ki, oradan da Yozgat’a…