Kongre sürecine ilçelerde kadın kolları başkanlarını belirleyerek başlayan Ak Parti, merkezde gençlik kollarını da netleştirdi.

Sırada Merkez İlçe Başkanlığı gibi önemli bir seçim var!

En az il başkanlığı kadar önemli bir seçim merkez ilçe.

Tek başına iktidar sahibi bir siyasi partinin merkez ilçesi olunca işin ciddiyeti artıyor haliyle.

19 Kasım 2011’de yapılacak olan Ak Parti Merkez İlçe Başkanlığı için şimdilik iki aday çıktı meydana.

Sürpriz olur mu, olur mu olur?

Ama biz ilk olarak elimizdeki isimlere bakalım.

Mevcut başkan Mustafa Türkmen gazeteleri ziyaret ederek ‘Ben adayım, hem haberiniz olsun hem haber edin’ dedi…

Ardından Ak Parti’nin Gençlik Kolları Kurucu Başkan Yardımcılığı görevinde bulunmuş genç bir isim Kürşat Kılıç çıktı sahneye…

İsterseniz önce Mustafa Türkmen cephesinden ele alalım bakalım konuyu.

Türkmen bir süredir Ak Parti Merkez İlçe Başkanlığı görevini yürütüyor.

Yozgat’ın tanınmış esnaflarından olması siyasette haliyle fazla zorlanmamasına neden oldu.

Türkmen Yozgat’ta önemli bir siyasi çevreye sahip isim.

Lakin bu çevreyi kullanma noktasında ne denli etkili olur orası soru işareti.

Siyaset çoğu zaman çözümlenmesi zor bir problemdir.

Bunu çözebilmek için tek başına iyilik, doğruluk vasıflarına sahip olmak yeterli değil.

Bunun dışında usta olmanız, işin ehliyetine sahip olmanız gerekir.

Şu son bir haftaya kadar Ak Parti içinde de bazı isimler Türkmen’in aday olmayacağı, olmak istemeyeceği yönünde görüş bildiriyorlardı.

Açık konuşmam gerekirse ben de o düşüncedeydim ta ki adaylığını açıklayıncaya kadar.

Mustafa Türkmen aday ama iddialı aday.

Şimdilik görüntü onu gösteriyor.

Başta Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ olmak üzere teşkilatın önemli kademeleri ile görüşüp, adaylık noktasına olur, bir anlamda destek aldığını ifade ediyor Türkmen.

Keza diğer aday Kürtşat Kılıç da aynı söylem doğrultusunda seçimlere hazırlanıyor.

Bir yerlerden olur almak, olurdan öte “destek” alma anlamına mı geliyor, işte orası tartışılır.

Ama seçim öncesi siyasi bir vizyon oluşturma adına her iki taraf için de bir etki mekanizması oluşacaktır sanırım.

Kürşat Kılıç da Yozgat siyasetinin genç simalarından.

Genç ama Ak Parti Genel Kolları’nda kurucu başkan yardımcılığı yapmış,

Ak Parti siyasetinin her anını yakından bildiğini düşündüğüm bir isim.

10 yıllık Ak Parti siyaseti genç adayın merkez ilçe başkanlığı için yeterli gelir mi, gelmez mi,

İşte bu sorunun yanıtını hem zaman,

Hem de seçim öncesi kendisi verecek.

Her iki aday da çıktılar meydana…

Her ne kadar mütevazi açıklamalar yapsalar da -şimdilik- arada ciddi bir rekabet, hatırı sayılır bir iddia olduğu kanaatindeyim.

Mustafa Türkmen’in aday olduğu görevde bulunması hem avantaj hem de dezavantaj.

Eğer bulunduğu konumu iyi kullanırsa genel kurula 1-0 önde girer,

Ama ortada bir yıpranmışlık, yorgunluk, teşkilatlar içinde ilgisizlik var ise, işte o zaman durum tam tersi tezahür eder ki, bu oran 1-0’dan daha fazla olur.

Kongreye kısa zaman var, ama ben adayların planlarını çok daha önceden yaptığını zannetmiyorum.

O yüzden zamanın kısalığı gerek söylemlerinde, gerek parti içi delegelere hitap etmede, etki mekanizmasını çalıştırmada sıkıntı yaşayabileceklerini,

Hiç istemedikleri, ummadıkları bir anda hata yapabilecekleri ihtimalini hatırlatmak istiyorum.

Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim.

Her iki aday ne kadar iddialı ve rakip olsalar da her ikisinin de söylemindeki ortak tavır, kazananın “Ak Parti” olması yönünde!

Demokratik kurallar çerçevesinde Ak Parti’ye yakışır bir genel kurul olmasını arzuluyorlar.

Bizim de temennimiz bu yönde.

Ama Ak Parti’nin genel kurulları öncesi şöyle bir hava hakim olur.

Adaylar ne kadar konuşursa konuşsun, fikirlerini ne kadar ortaya koyarsa koysun, partinin ta kuruluşunda görev almış yöneticilerinden tutun da Yozgat’ta olmayanlarına kadar pek çok siyasetçi “benim adamım seçilsin” mantığıyla hareket eder.

Adam görünüşte ununu elemiş, eleğini asmıştır,

Partilidir ama sadece Ak Partilidir,

Veyahut gerek delegeler gerekse parti genel merkezi tarafından kabul görmemiştir ama,

Ben yoksam benim adamım olsun mantığı güder.

Bu durum sanırım iktidar olma, koltuğu dolaylı da olsa kazanmanın gereği.

Öyle olsa dahi demokrasinin gereği olarak düşünülen seçimlerin bu tür bir etki mekanizmasının tesiri altında kalması o siyasi parti için çok büyük bir açıktır.

Açıktan öte zafiyet noktasıdır.

Merkez İlçe kongresine de bu şekilde tesir etmeye çalışanlar olursa ortaya sürpriz gelişmeler çıkabilir.

Genel kurula çok bir zaman kalmadı, ama konuşmak, kulislerde gündeme gelen konuları tahlil etmek için de çok bir zaman yok!

Ak Parti Merkez İlçesi’ne dair konuşacaklarımıza bu gün bir nokta koymak istiyorsak o da şu,

Seçim iki kişi arasında mı yaşanacak, yoksa sürpriz bir aday mı çıkacak?