Ulusal markalar bir bir Yozgat’a gelmeye başladı. Mantar gibi çoğalan market zincirlerinin ardından giyim, fastfood, elektronik sektörlerinde ülke çapında tanınan markalar tabelalarını birbiri ardına asıyorlar.
Yıllardır Yozgat esnafının birbirine destek olması gerektiğini, Yozgat’ın yine Yozgatlının cebine giren parayla kalkınabileceğini söylüyoruz. Memleketini seven ve gelişmesini isteyen birkaç iyi adamla birlikte bunları savundum.
Bugün bir Kayseri’nin büyüklüğünü, gelişmişliğini konuşurken özellikle ekonomik açıdan Kayseri’nin bugünkü geldiği noktada Yozgat’ın ve Yozgatlının hatırı sayılır bir emeği ve katkısı olduğunu unutmamak gerek!
Aynı şeyi Çorum, Kırıkkale, Tokat, Niğde ve Eskişehir için de söyleyebiliriz ama Kayseri’nin yeri bir başka… İlçelerimiz sağ olsun!..
Özellikle son zamanlarda bu bahsettiğim konuyu dile getirenlerinin sayısı bir hayli arttı. Ben de defalarca kaleme aldığım bu konuya tekrar değinme gereği duydum.
İlginçtir, Yozgat’a gelen o büyük marka zincirlerinden bazıları elektriklerini bile taşeron firma aracılığı ile İstanbul’dan ödüyorlar. Gerçi altyapı yine aynı, yani aynı altyapıyı kullanıyoruz, rüzgar esince bizim de, onların da elektrikleri kesiliyor!
Geçtiğimiz hafta sonu olduğu gibi.
Kar yağmaya başladığında elektrik her zamanki gibi ne yapacağını şaşırdı, gitti geldi gitti geldi… Neyse bu can sıkıcı konuya tekrar be tekrar girmek istemiyorum!..
Konuyu dağıtmayalım.
Bahsettiğim ulusal markaların çoğunun vergi kayıtları da İstanbul’da. Ciroları direkt olarak merkezlerini etkiliyor.
Metre kareye göre eleman çalıştırıyorlar. Mağaza başına, 3 bilemedin 5 Yozgatlıya istihdam sağlıyorlar.
Aynı sektörde hizmet veren Yozgatlı firmalar 7-8’den fazla işçi çalıştırırken, dışarıdan gelen firmalar, kurumsal çalışma anlayışlarını burada da uyguluyorlar. Deyim yerindeyse sinekten yağ çıkarıyorlar.
Yazımın başında, tüm bu bahsettiklerimi söyleyenlerin sayısının arttığına değindim ya… İşte bunların birçoğu aynı sektörde hizmet veren ulusal markaların Yozgat’a gelmeleriyle seslerini yükseltmeye başladılar.
Vaktiyle biz Yozgat’ın parası dışarı gidiyor diye serzenişte bulunurken okumakla yetinenlerin sayısı fazlaydı ama bugün aynı kelimeleri hemşerilerimizden duymak beni üzüyor doğrusu…
Vesselam, dün söylediklerimize bugün katılanların sayısı fazlasıyla arttı.
Tabi ki bu bir şeyi değiştirmez.
Ulusal firmalar da Yozgat’a gelecekler, haklarıdır. Bu rekabet ortamından onlar da faydalanacak.
Rekabet kaliteyi ve kaliteli hizmet anlayışını da beraberinde getirecek.
Sanmayın ki ben Kayseri gibi Yozgat’ın komşu illerine düşmanım veya Yozgat’a gelen yeniliklerin karşısındayım.
Bilakis Yozgat ekonomisine katkı sağlayacak veya Yozgatlının günlük yaşantısını kolaylaştıracak her türlü gelişmeyi, yatırımı desteklerim.
Burada altını çizmek istediğim husus; vaktiyle Yozgatlının birbirine yeteri kadar sahip çıkmamasıdır.
Bugün eğitim veya ekonomik gelişmişlik sıralamalarında Yozgat’ın plaka numarası ile anılır olmasının en büyük nedenlerinden birisi de budur…
Son zamanlarda bir bardak çayını içtiğim her Yozgatlı esnaf, Yozgat’ın parasının Yozgat’ta kalması hususunu vurguluyor. Yozgatlının birbirine sahip çıkması gerektiğini söylüyorlar.
Ne güzel.
Hiçbir şey için geç sayılmaz.
Evet, Yozgat bugün olması gerektiği noktada değil. Elindeki büyük siyasi güce rağmen gelişmişlik noktasında bahtı kara…
Öte yandan, her şeyi siyasilerden bekleme dönemi de artık geride kaldı. Yozgatlı siyasetçilerin ülke gündemini belirlediği bir süreç yaşıyoruz. Dikkatlerini memleketlerine, yani Yozgat’a çekmek de bizim elimizde.
Ama biz en iyisi mi çekirdekten başlayalım.
Önce Yozgatlı esnaf memleketine sahip çıksın. Sonra hemşerilerinden ve siyasetçilerinden bir destek beklesin.
Önce esnaf söylediklerini icraata döksün.
Konuşmakla olmuyor!..