Acemceden dilimize giren “Kufte”nin bizdeki adı “Köfte”; ezmek, dövmek anlamlarında. Balkanlara da bizden geçmiş. Sevilerek yenilen bir yemek olup, yanına her şey yakışır, en iyi sarı pate ya da pirinç pilavıdır bence.
Oldukça meşhur olanları İzmir, Manisa, Edirne, Antalya, Trabzon, Aydın, Tekirdağ, Sakarya köftesine ilave olarak Anne köftesi de benden olsun.
Nasıl ki her ilin köfte içeriği ve lezzeti farklı ise ve her annenin kendine has köfte hazırlama, pişirme, ikram şekilleri vardır.
Bir de aynı yere ait birden fazla, birbirinden lezzetli farklı yöresel adları olan pek çok köfte çeşitleri olduğunu da unutmayalım.
“Aya Köftesi”, “Harput Köftesi”, “Göçü” diye bahsedilen köftenin Yozgat’a ait olduğu söyleniyor.
Aya, Harput, Göçü köftelerini bilenler bilmeyenlere, yiyenler yemeyenlere anlatsın deyiveriyom gari.
Bu isimlerle açılan köfteci dükkanlarının olması durumunda festival, şenlik gibi etkinliklerde satışlar tavan yapar mıydı? Lezzet tutkunlarının birinci adresleri bu mekanlar olabilir miydi?
Köfte dedik. Şimdi de tatlı diyelim de tam olsun. Ramazan ayına sayılı günler kala Yozgat’a ait bir tatlı çeşidini dillendireyim.
Hürriyet Gazetesinde Sahrap Soysal’ın Bir Yemek Masalı başlıklı yazısında Şambali (Yozgat) tarifi şöyle:
Hamur için:
*2,5 su bardağı irmik
*1 paket karbonat
*1 su bardağı toz şeker
*1 su bardağı yoğurt
*fındık, badem
Şerbet için:
*3 su bardağı un
*3 su bardağı toz şeker
*birkaç damla limon suyu
Yapılışı:
Derin bir kabın içine koyulan tüm hamur malzemelerinin hepsi kek gibi çatalla çırpılır ve yağlanan tepsiye dökülür.
Önceden ısıtılmış ama 180 dereceye ayarlı fırına üzeri sarı kahverengileşinceye dek pişirilir.
Fırından çıkarılır. Şambali çıkar çıkmaz soğuk şerbet dökülür. Üstüne fındık, badem vs süslenir. Şerbet için orta boy bir tencereye su ve şekeri koyun. Kısık ateşte ara sıra karıştırarak kaynatın.
Kaynayınca limon suyunu katıp, 5 dakika daha kaynatıp ocaktan alın. Soğumaya bırakın.
Tarifte çatalla çırpma yazıyordu. Bu durum mikser ile yapılabilir dediğinizi duyar gibi oldum.
Şambaliye, Şamtatlı, yoğurt tatlısı denildiğini de duymuştum. Biz çocukken seyyar bir tatlıcı vardı. Sadece şamtatlı satardı. Önde iki, arkada bir tekerlekle donatılan bisiklet- arabasını süre süre gelirdi. Dikdörtgen tepsi içinde klasik baklava diliminden biraz büyükçe hemen hemen aynı boyda dilimlenmiş nar gibi kızarmış şamtatlılarını özenle satardı.
Tatlıya düşkün çocuklarda pek bir hevesle alıp yerdi
Dilimi kaç kuruştu acaba?