Yozgat'ın gelişmesinde, belirli sorunlarının çözümlenmesinde ciddi engel teşkil eden konulardan birisi de yıkılmaya yüz tutan, eski ahşap yapılardı. Bu yapıların varlığının yarattığı görüntü kirliliği anı zamanda çevre kirliliğine de neden olmakta, altyapıya zarar verirken, özellikle çevresinde oynayan çocuklar açısından da ciddi tehlikeler yarattığını hepimiz çok iyi biliyoruz.
Yozgat açısında iktidarın yaptığı en önemli hizmetlerden birisi ''Kentsel Dönüşüm'' programıyla ilgili çıkarılan yasa ve yapılan düzenlemedir.  Bu düzenleme ile belediyelere ve mahalli idarelere tanınan yetki doğrultusunda çalışmaların yapılmasının da önü açılmaktadır.
Rahmetli Cevdet Dündar, belediye başkanlığı döneminde hep tarihi Çapanoğlu Büyük Cami ile Cumhuriyet Alanı'nı birleştirmeyi hayal etmiştir. Un Pazarı bölgesini de alana dahil ederek, tarihi dokuyu da koruyarak ortaya çıkartmak istediği tabloyu, sabah saatlerinde yolumuzun kesiştiğinde anlatırdı.
Kulakları çınlasın dönemin Belediye Başkanı Yaşar Erbaz da, Tol Çarşı bölgesindeki tarihi dokuyu muhafaza edip, İstanbul Kapalı Çarşı modelini uygulama hayalleri kurmuştu. Bu hayali kurula takılması yetmiyormuş gibi, o yıllarda bir harebe dudumunda olan Çarşı Hamamı yanında bulunan eski yapıların restoresine de yıkılıp, yeniden yapılmasına da izin verilmemişti.
Düşünülen, planlanan, projesi yapılan çalışmalar yasal yoldan bir şekilde engellenince, ANAP iktidarı döneminde Belediye Başkanlığı görevini üstlenen Cemil Çiçek, tek parti iktidarının avantajını kullanıp, hem Tol Çarşı'da hem de Un Pazarı bölgesinde, o yıllarda yeni çıkan ''18 Uygulaması'' kapsamında, ''İleride başımıza bela olur'' anlayışı ile yıktırıp, bugün ''Ucube'' olarak adlandırılan iki ayrı iş merkezini Yozgat'ın başına bela etmek zorunda kaldı.
O günlere göre şimdiki yerel yönetimler daha şanslı ve avantajlı görünüyor. Yasal düzenlemeden alınan destek ve güç ile başlatılan ''Kentsel Dönüşüm'' çalışmaları kapsamında, insanlar için tehlike arzettiği gibi, yol çalışması, imar, yeşil alan, kanalizasyon, su, doğalgaz şebekesi gibi altyapı hizmetlerini de engelleyen yapılar birer, ikişer ortadan kaldırılıyor.
Yıkmak, düne göre daha kolay olduğu gibi, yerine ne yapılacağı konusu da önemli. Yeni ucubelerin Yozgat insanının başına bela edilmemesi için yıkımı yapalan eski yapıların yerine nelerin yapılacağı konusu masaya yatırılmadan, 50 yıl sonra bölgenin hangi konumda olacağının da dikkate alınması gerekir.
Günü kurtarma adına yapılan çalımalar, dün Yozgatlıya ciddi sıkıntılar verdi. Dünün yapılan hatalarının sıkıntısını yerel yönetimler çekmeye devam ediyor. Çoğu zaman dünden yansıyan sıkıntılar nedeniyle, bugünün yerel yöneticileri tepki de veriyor. O yüzden, yarın aynı duruma düşmemeleri için günü kurtarmak yerine, geleceğe yönelik adımların atılması, Yozgat'ın kaderinin belirlenmesi gerekir.