Yozgat Demokrat Dernekler Federasyonu Başkanı Sayın Çetin TARİKÇİ bilirsiniz ki, herkesin çok sevdiği, güvendiği dünyanın en dürüst ve kaliteli insanlarından birisidir. Onun iyi dediği insanlar genellikle iyi ve onurlu olurlar. Siyasi partilerden bahsetmeyi pek sevmem. Sanki birilerini yönlendiriyormuş gibi hissederim kendimi. Ama yazıp çizen insanlar olduğumuz için kültürden sanata, eğitimden ekonomiye, tarımdan adalete her alanda projeleriyle karşımıza çıkan bu oluşumlarıda olumlu veya olumsuz yönleriyle eleştirmek, toplum olarak beklentilerimizi hissettirmek gerektiği inancındayım. Tabiiki propaganda döneminde yerel ve genel yönetimlere talip olan tüm partiler plan ve projeleriyle halkın önüne çıkacak ve seçmenlerde buna parelel farklı kulvarlarda saflarını tutacaktır.  Elbetteki bu herkesin demokratik hakkıdır.
Seçim zamanı yaklaştıkça siyasi partilerin ekipleri sıkboğaz taktiğiyle ulaşabildiği kadar insana ulaşıp dürüstlüklerini, çalışkanlıklarını, yapacaklarını, yönetim felsefelerini anlatmaya çalışıyorlar. Yıllarca her seçim bu formatta devam edip gidecektir de. Hepimiz seçtiğimiz çoğu insanın eğitim durumunu, proje üretme ve uygulama kapasitesini üç aşağı beş yukarı biliriz. Her dönemin sonunda bakmışız ki harcanan devasa kaynaklar, fakat elde edilen koskoca bir hayal kırıklığı. Sıfır sıfır elde var sıfır. Ama icraatlarının bir hiçten ibaret olduğunu seçtiklerimize söylesek, binlerce neden sıralar ve o nedenlere rağmen mucizevi işler yaptığına inandırır, lafla peynir gemisini yürütür. Vizyon der, misyon der, şurayı, burayı der sonunda biz bile maaşallah çok çalışmış diyebiliriz.
Her partiye eşit mesafede, her partide sayısız ve vazgeçilmez dostları olan birisiyim. Benim size Yozgat seçmeniyle alakası olmayan bir partinin ilçe teşkilatından ve fikirlere, insani erdemlere değer veren örnek ve erdemli tutumlarından bahsedeceğim sizlere.
İcraat ve davranışlarından, dürüstlük ve kişiliklerinden ilk önce Çetin TARİKÇİ Başkanım haberdar etti beni. Daha sonra bende gözlemledim. Benim evime yaklaşık 250 metre ileride Cumhuriyet Halk Partisi Keçiören İlçe Teşkilatı var.
Günde yüzlerce ziyaretçisi ve sürekli koşuşturan çalışma ekipleri var. Metropol bir kentin en kalabalık ilçesi olmasına rağmen araç parkı bile olmayan bir binası ve sürekli trafiğe maruz kalan adresi var. Bu halde bile etrafı rahatsız edecek aleniyette ses yok, gürültü yok, fanatikler ve klakörler yok. Çevresinde kamu kuruluşlarının çalıştığını, ev sakinlerinin yaşadığını, esnafın, hastanın, öğrencinin bu hakka sahip olduğunu bilen saygı timsali bi komşu anlatabiliyormuyum. Etraflarında hemen hemen her partinin ilçe teşkilatı var. Adını bile zor duyduğum küçük küçük partilerden bile öyle sesler geliyorki Allahım sanki Viyana’yı tekrar kuşatacağız. Dikkate almasalar bile komşularımız öğrenci, hasta, yaşlı yakınları olduğunu veya bizzat anlamsız gürültülerden kendileri şikayetçi oldukları beyanıyla birkaç teşkilata ricada bulundular. Fakat içlerinde bir ekibin erdemi hiç gözümüzden kaçmadı.  
Cumhuriyet Halk Partisi Keçiören İlçe Teşikilatının çok beyefendi, kültürlü, görgülü, özüyle sözüyle insana güven veren, her formattaki konuklarını değer vererek ağırlayıp, uğurlayan, uçuk, kaçık vaadlerle kandırma takdiği yerine analitik düşünerek halkın her kesiminden geniş katılımlı bir yönetim felsefesini benimsemiş, insan onurunu üst düzeyde tutan Mehmet KÜÇÜKTEPE Adında çok beyefendi bir başkanı var. Seviliyor saygı görüyor. Ekibide öyle. Salman KESKİN, Gürsel DAĞ, Önder KARAULUS, Murat COŞKUN, Özgür ARDIÇ, Ali KURUCAN, Okan ÇAĞAN, Hacı ŞAHİN gibi birbirinden bilgili ve dürüst yöneticileri ile Ayça ÖKTEN, Ayla KETENCİ, Zerrin İĞDELER, Yasemin ATEŞ, Mercan ÖZDEMİR, Burçin ELMASTAŞI, Derya TEMEL gibi hepsi birbirinden hanımefendi, çok kibar ve görgülü kadın kolları var. Ekiplerinin tamamı bu formatta.
Hiç yapamayacakları vaadlerle insanların umutlarını sömürmüyorlar. Onlarda halktan birileri. Sürekli kültürel faaliyetler ve yanlışların doğru yönlerinden bahsediyorlar. Tartışmalar ve öneriler analitik, uçuk kaçık fikirlere rağbet olmadığı gibi toplumu kitlelere bölecek mesajlara asla izin vermiyorlar.  Fikirlerini ve taleplerini yandaş veya karşıt her gruba iletmelerine rağmen gürültü yok, patırtı yok. Hanımefendilik var, beyefendilik var, kibarlık ve görgü var.
Sayın Başkana sordum. Sizin bu yönünüz çok etik, gençlik kollarınız, kadın kollarınız mahalle temsilcileriniz hep güven veren saygılı, bilge ve görgülü simalar. Partinizin genel politikasımı yoksa sizin bireysel tercihinizmi diye. Ben yetkilendiğim alanımdan sorumluyum dedi. Sorumu detaylandırmadım. Tüm siyasi partilerin ilçe teşkilatları yakınımızda. Bas bas bağıran arabalar, hitabet sanatını çok başarısız uygulayan çığırtkanlar, söz ve beden hareketleri teşkilatlarına zarar verecek formatta davrananlar ve bir çok eksi durumlar sergilerlerken, bu güzel insan eğitim ve erdemin tüm güzellikleriyle insanlara ulaşıyor. Yalan vaad ve kandıran yönlendirmelere meyil edip umutlarla oynamaktansa kaybetmenin dahi bir onur olduğunu söyleyebilen gerçekten dürüstlük abidesi bir dost.
Milli ve kültürel değerlerimizin hiç birini siyasete alet etmiyor. Onlar bizim ortak değerlerimiz diyor. Din ve milliyete hasar getirecek tutum ve davranışlardan kaçındığı gibi ekibininde özen göstermesi için titiz ve disiplinli davranıyor.
Benim eşim başörtülü. Milli Selamet Partisinin eski Milletvekili adaylarından Hacı Babayiğitin kızı. Belki bu özellikleriyle Cumhuriyet Halk Partisinin veya başka partilerin teşkilatlarında hemen önyargı ile dışlanabilir ama burdan en ufacık bir kırıcılığa rastlamadığımız gibi çaylarını içtik, gezi programlarına davet edildik. Belki kırıcı olabiliriz endişesi taşıyan saygılı ifadeleriyle hiç siyasi bir sohbete ve destek telkinine rastlamadık. Bu yönlerini çok etik ve görgülü buluyorum.
Elbette her partinin fanatik ve itici tipleri vardır. Burdada var. Ama kabul görmediklerinden, saygı alamayacaklarından eminim. Bir tarafa destek olurken bir tarafı cephe ilan eden tiplere asla müsamaha göstermiyorlar. Tarihimize, milliyetimize, inanç ve etnik kökenlere son derece saygılı, Bayrak ve birlik aşkıyla Türkiye sevdalısı olamayanlar, Atatürk milliyetçiliğini kabul etmeyenleri onlarında kabul edeceğine ihtimal vermiyorum.
Nasıl bütün partiler  gönlünün güzelliği, sözünün eri, dürüstlüğünün yüceliğiyle değer verdikleri Yozgat Demokrat Dernekler Başkanı Sayın Çetin TARİKÇİ’ye saygı ve hürmetle yaklaşıyor, benimde hayranlığım inanın söz konusu partiye değil buradaki teşkilat emektarlarına. İnsana, inanca, fikir ve ikamet hürriyetine saygılı Mehmet KÜÇÜKTEPE Başkana, Salman Beye, Gürsel Beye, Hacı Beye. Evlerine gelmiş gibi bize dostluk gösteren Ayça Hanıma, Burçin Hanıma, Zerrin Hanıma ve diğer tüm yöneticilere. Lütfen tüm partilerimizin il, ilçe ve belde teşkilatları da bu hassasiyetleri her yerde göstersinler. Bu güzel millete bu saygının en az 100 katı yakışır.
Mehmet KÜÇÜKTEPE ve Yönetim Kurulunun yaşattığı bu güzellikler tüm partiler tarafından her yerde örnek alınır ve yaşatılırsa kazanan sadece beklenti içindeki seçmenler değil, bütün Türkiye olur inancındayım.
 Saygılarımla.