Küçük küçük mutluluklarım büyük büyük sorunlarım var gün içerisinde yaşadığım… Bazende tam tersi… Aklınız karıştı değil mi? Karışmasın! Söylemek istediğim şey şu: Güne nasıl başlarsam öyle devam ediyor… Niyetim güzel bir gün geçirmekse beni her şey mutlu ediyor yok eğer niyetim o gün bunalım takılmaksa hiçbir güzelliği gözüm görmüyor..
Mutfağa giriyorum, bıçakla bir işim var diyelim… çekmeceyi açtığımda en sevdiğim bıçağı temiz bir şekilde yerinde görüyorsam o an mutlu oluyorum. Gardolabımı açtığımda o gün giymek istediğim kıyafet ütülü bir şekilde askıdaysa yüzümde gülücükler açıyor.. Günlerdir bitirmek istediğim rastgele almış olduğum el kreminin kutusunu boşalmış gördüğümde bir keyif kaplıyor içimi…
Çünkü artık yenisini almak için bir bahanem var. Telefonum bugünde yere düştüğü halde bozulmadı diyip şükrediyorum (malum el kremi kadar ucuz değil). Daha sonra bugün saçlarımın bir önceki güne nazaran daha az döküldüğünü fark ediyorum ve yine mutlu oluyorum… Keyiften sigara değil ama en sevdiğim mumu yakıyorum sonra... Bir kitap alıyorum mum ışığında okumak için… O da ne en sıkıcı olan bölümünü atlatmışım bu kitabın… Mutluyum işte mutluyum her şey ne kadar güzel…
Evimin kapısını açarken gördüğüm o küçük betty boop anahtarlığı neşe veriyor bana… Balıklarımın, sarı kaktüsümün bugün de hayatta olması ne güzel bir şey… Komşumuzun balkonuna yavrulayan güvercinler ailecek aynı sepetin içindeler hala… Masumiyetin resmini görmek istediğimde yanlarına gidebilirim… Severek aldığım ama taşları kesin düşer dediğim yüzüğüm bugünde sapasağlam ve tüm güzelliğiyle parmağımda… Allah’a şükür bugünde param var az da olsa… Müzik kutumun pili bitmemiş, dinleyebilirim istediğimde. Saçmalayabileceğim arkadaşlarım var, ne konuşursam konuşuyum beni dinlerler. Geçen sene aldığım mavi elbisenin içine hala girebiliyorum, kilo aldığımı söyleseler kim umursar.. Ve en güzeli 25 yaşında ve bekarım, özgürüm, her şeye sıfırdan başlayabilirim istersem.
Benim saymakla bitiremeyeceğim küçük mutluluklarımdan örnekler işte size…
Peki merak ediyor musun yazımın başında bahsettiğim o büyük büyük sorunları?
Pireyi deve yapan bir halim var ki bazen, o halimi çekebilene aşk olsun… Duvardaki küçücük lekeyi devasal görebiliyorum mesela… Özenle uzattığım tırnaklarımdan biri kırıldıysa ağlamamak için zor tutuyorum kendimi… En sevdiğim parfümümün yedeği yoksa ve sonuncusunun dibini gördüysem kendime kızıyorum, nasıl oldu da almayı unuttum diye… Evdeki herhangi bir dolabın kapağını açık gördüğümde nedendir bilmem sinirleniyorum… İstemediğim bir kimse benden hoşlandığını ima ettiğinde hiç hoşuma gitmiyor… Yemek yapmaya niyetlendiğimde malzememin eksik olması canımı sıkıyor, şimdi kim gidip alacak marketten diyorum…
Veeee bu liste uzar gider…
Amacım kendimi anlatmak değildi aslında… Bahsettiğim şeylerde biraz olsun kendinizi görmenizdi… Anlattıklarımın bire bir aynılarıyla değil tabi ki… Demem o ki: Siz mutluluğa niyet edin eminim ki mutlu olmak için bir çok sebep bulacaksınız… Mutsuzluğa niyet edin (yok etmeyin de aman ha) her şeyden bir sorun çıkarıp her şeye bir bahane bulacaksınız…
Mutluluğa niyet ettim ben bugün… Siz şu an yazımı okuyorsunuz bundan daha güzel bir şey olabilir mi…