Uzun bir bekleyişin ardından nihayet iktidar partisi Yozgat Belediye Başkan adayını resmen ilan etti. Yozgat'ta uzun yıllar Sağlık İl Müdürlüğü görevini yürüten, Yozgat Milletvekilliği görevinde bulunan, Saadet Partisi ve Has Parti'de görev yapan Dr. Kazım Arslan iktidar partisinin adayı oldu...
Yaşanılan süreç irdelendiğinde ister istemez ''Burada kaybeden kim oldu?'' veya ''Bu işin galibi kim?'' diye bir soru sormak gerekiyor. Her ne kadar Kazım Arslan bu sorulara sosyal medya hesabından ''Allah katında, tek üstünlük ölçüsünün takva olması gibi, dünyevi işlerimizle ilgili en önemli ölçü de ehliyet ve liyakat olmalıdır'' diyerek, yanıt vermiş olsa da asıl yanıtın başkaları tarafından verilmesi gerekir.
Yaklaşık 10 gün önce sosyal medyada Kazım Arslan'ın ''Aday'' olarak açılanacağı duyurulmuş, bunun üzerine hükümetin iki numaralı ismi devreye girerek, bu duruma itiraz ettiği yansırken, aday adayları arasında son kez bir yoklama yapılması yönünde karar verildiği belirtilmişti. Yani bir anlamda Hükümetin iki numaralı ismi ile partinin iki numaralı ismi arasında ''Bilek güreşi'' sahneye konulmuş veya yansıtılmıştı.
Ne kadar doğru olduğu bilinmez ama söylentilere ilişkin yansımalara bakıldığında doğruluk payının varlığını da inkar etmemiz mümkün görünmüyor. İstanbul'da gerçekleştirilen aday tanıtım programına yansıyanlara bakmak bile sıkıntıyı görmemize yetiyor.
Başbakan, değişiklik öngörülen Muş, Kırıkkale ve Rize Belediye Başkanlarını önce kürsüye çağırdı, teşekkür ettikten sonra yeni adayın ismini ilan etti. Sıra Yozgat'a geldiğinde ise, Yozgat Milletvekilleri ve İl Başkanı ile Belediye Başkan adayı Kazım Arslan'ı kürsüye davet edildi. Kabine üyesi, Başbakan Yardımcısı, hükümetin iki numaralı ismi Bekir Bozdağ ''Milletvekili'' olarak anons edildi. ''Bunda ne var? Yozgat Milletvekili değil mi?'' denilebilir ama önceki anonsları ve sonraki anonsları dinlediğimiz de bunun anlamlı olduğunu görmemek için  sadece gözleri ve kulakları kapatmak bile kiyafetsiz kalır. 
İşte bu noktada yukarıda sorduğum sorunun yanıtı da ortaya çıkıyor. Bu işte kimler ne kazandı veya kazanacaktır bilemem ama kaybedenin ''Yozgat'' olduğu gerçeğinin masaya yatırılması gerekir. Yaşanılan sürecin yarattığı kırgınlıkların, küskünlüklerin bir şekilde Yozgat adına ortadan birilerinin kaldırması için çaba sarfetme zorunuluğu çıkmaktadır.
Kazım Arslan'ın adaylığının sosyal medyada ilan edildiğinde, ''Bu işte bir yanlışlık var!'' başlıklı yazımda, sosyal medyada paylaşılan, bazıları ''Küfür'' niteliğindeki yazıların yarattığı, yaratacağı ''Hizipleşmeye'' dikkat çekmeye çalıştığım notumu birileri bilinçli olarak başka noktalara çekmeye çalışmış olsa da sonuç ortada...
Birileri için ''Kimin aday olduğu'' büyük önem taşırken, bizim için dün, bugün ve yarınlarda ''Yozgat'ın'' önemi her zaman ilk sırada yer almıştır, almaya da devam edecektir. Sürece avantajlı girmesine karşın Yusuf Başer'i geride bırakan unsurların, Arslan'ı da zora sokabileceğini zaman içerisinde tartışacağız...