Süleymaniye Camiinde 456 yıldan beri tavandan sarkıtılan deve kuşu yumurtaları, dahi mimar Sinan’ın bugün bile cevap bulamadığı sayısız mimarlık esrarından sadece biri. Süleymaniye’nin dahi bir çok gizemi bulunduğu belirtiliyor.
Bilim dünyası, mimar Sinan’ın Süleymaniye Camiine koyduğu deve kuşu yumurtalarının sırrını çözemiyor.
Mimar Sinan’ın şaheseri Süleymaniye Camii’de tavandan sarkıtılmış 30 adet deve kuşu yumurtası bulunuyor. Bazı uzmanlara göre 1557 yılından beri camide bulunan bu yumurtalar salgıladıkları kokuyla örümceklerin ağ bağlamasını önlüyor ve örümcekleri kaçırıyor.
Uzmanlar çaresiz aralarında ilahiyatçılarında bulunduğu bir çok uzmanı, Süleymaniye camiindeki deve kuşu yumurtalarının varlığını ilk kez duyduklarını söylerken, bazıları da konuya bilimsel bir açıklık getirmekten aciz olduklarını itiraf ediyorlar.
Tavandan sarkan 30 adet yumurta Süleymaniye’nin büyük kubbesi ve kandil aralarını örümcek ağlarından koruduğu söylenen 30 devekuşu yumurtası, mimarlık şaheseri olarak gösterilen camiinin yapıldığı tarihten beri sarkıtıldığı yerde duruyor.
Caminin harcındada bu yumurtalardan var
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyelerinden Prof.Dr. Oktay Arslanapa deve kuşu yumurtasının “Horasan Harcı” denilen harçta kullanıldığını bildirdi Aslanapa: “o zamanlar çimento olmadığı için harca deve kuşu yumurtansın akı karıştırılırdı” dedi. 15 yıllık imamın gözlemi Süleymaniye Camiinin imamı yumurtaların süs olarak kullanıldığı görüşünde. Molla İbrahimoğlu “Ancak camide görev yaptığımdan beri hiç örümcek ağı görmedim”dedi.
Yumurtaların esrarı
Mimar Sinan’ın “Kalfalık Eserim” dediği Süleymaniye Camiindeki büyük kubbe ve kandil araları,örümcek ağlarından, 1557 yılından beri tavandan sarkıtılan 30 devekuşu yumurtasıyla korunuyor. Yumurtalar ana kubbeden inen büyük asma topa asılı halde bulunuyor. Tarihçiler, yumurtaların camiinin inşası sırasında yerleştirildiğini belirtirken yerleştirme nedenini kesin olarak açıklayamıyorlar.
Rivayetler farklı: İstanbul müftüsü Selahattin Kaya yumurta konusunun yıllardan beri söylenen bir rivayet ettiği görüşünde Kaya: Aslı olup olmadığını bilmiyoruz camide görev yapan müezzinler bu yumurtaların örümcek tutmadığını söylüyorlar ben herhangi bir kitaptan okumadım.
Diğer bir rivayette şöyle: Deve kuşu yumurtasına bakarak yavrusunu çıkarırmış. Yani dikkatini belli bir yere vererek ona yoğunlaşırmış o yüzden camide namaz kılan insanlarda etrafıyla ilgilenmesinler diye sadece ibadetleriyle meşgul olsunlar diye yumurtalar konulmuş olabilir.
Hayvancılık uzmanları ise bu yumurtaların insanlar tarafından algılanamayan bir koku saldığını ve bununda örümceklerin ağ bağlamasını önlediğini söylüyor.
Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle mimar Sinan tarafından yapılan Süleymaniye Camiinde tavandan sarkıtılmış 30 deve kuşu yumurtası bulunuyor. Bazı uzmanlara göre 1557 yılından beri camide bulunan bu yumurtalar salgıladıkları kokuyla örümceklerin ağ bağlamasını önlüyor.
Bu tezi savunanlardan biri de İzmit’de kurulu MSZ Hayvancılık, kürk ve deri sanayi a.ş’nin yönetim kurulu başkanı ve aynı zamanda  deve kuşu çiftliği sahibi Kemal Morgül, deve kuşu yumurtasının kabuğunun, koku saldığını ve bu kokusunun da örümceklerin ağ bağlamasını engellediğini söylüyor.
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Üyesi Prof.Dr.Oktay Arslanapa ve aynı bölümden emekli Prof.Dr. Semavi Eyire ise deve kuşu yumurtası akının sanat tarihinde “Horasan Harcı” adı verilen harcın karışımında kullanıldığını ifade ediyor.
Horasan Harcı, tuğla ve kiremit tozunun su ve kireçle karıştırılmasıyla elde ediliyor. İçine başka maddelerinde karıştırıldığı sanılıyor. Roma, Bizans ve Osmanlı yapılarında kullanılan bu harçla örülen duvarlar deprem ya da zamanın etkisiyle yıkıldığında taşların tek tek dağılmayıp byüük bloklar halinde kalmasını sağlıyor.
YUMURTA AKI:  Aslanapa: O zamanlarda çimento olmadığı için, deve kuşu yumurtasının horasan harcı yapımında kullanıldığını biliyoruz. Örümcek ağlarını önlediğine dair bir bilgi yok diyor. TEMA Vakfında görevli Orman Mühendisi Pınar Erdem’de tarihçilerle aynı fikri paylaşıyor. Erdem: O dönemlerde çimento olmadığı için yumurta akı kullanılmıştır. Bunun dışında yer kaymasını veya erozyonu önleyici bir etkisi yok diyor.

Televizyonumu istiyorum

Türksat uydusunda zaping yapıp gezindiğimde hemen hemen her ilin televizyonu olduğunu büyük bir çoğunluğunun uydu vasıtasıyla Dünyanın dört bir köşesine, ve kendi yörelerine şehirlerine yayın yaptıkları şehirlerinin reklamlarını, sorunlarını, isteklerini bu şekilde duyurduklarını izliyoruz.
Yozgatımızın ise Bayrak tv, RTV 66 televizyonu bir zamanlar yayıp yapmaktaydı. Maddi imkansızlıklar biriken borçlar, yeteri derece alınamayan reklam gelirleri yüzünden ilk nöce Bayrak tv sahibi sonra da RTV 66 maddi imkansızlıklar sonrası yayınını durdurdu.
Yozgat’ta , ilçelerinde, kazalarında ne olmuş bitmiş haber alma hakkı yok mu benim Yozgatlı vatandaşlarımın. Yozgatlı milletvekillerimize, meclis başkanı Cemil Çiçek’e sormalıyız hep birlikte başkanıyla, milletvekilleriyle ,halkıyla yardımlaşarak Yozgat’a yerel bir tv kuramazmıyız yanlış mı düşünüyorum, haydi Yozgatlım  el ele yeniden Özel bir tv kanalı kazandıralım Yozgatımıza ve Yozgatımızı tüm Türkiye’ye ve dünyaya kuracağımız tv ile tanıtalım olmaz mı ?