Hemen hepimiz vakit geçirecek yerlerin olmadığından ya da az olduğundan şikayet ederiz.
    Gönlümüzün arzuladığı mekanların olmayışı en büyük can sıkıntımızdır.
    Bu serzeniş Yozgatlı'da da Yozgat dışından gelende de var.
İnsanların özellikle boş vakitlerinde can sıkıntılarına karşılık arayışları özellikle bu günümüzde çok normal.
    Malum, her birimizde fazlasıyla stres mevcut.
En azından kafa dağıtacak, ya da toparlayacak bir şeyler yapmalı.
Gün hafta sonuna geldiğinde gidilecek mekanlar, yapılacak faaliyetler arar gözlerimiz.
    Yozgat'ta insanların boş vakitlerini geçirebileceği, ya da değerlendirebileceği mekanların yetersiz olduğu doğru.
    Son zamanlarda, özelliklede üniversite kalabalıklaştığından beri biraz hareket var ama yine de yeterli değil.
    Aslında vakit geçirme konusunda ne istediğimizi bilmek de çok önemli.
    Mesela kimine göre vakit geçirmek sinemada film izleme, halı sahada futbol oynama, ya da hoş bir mekanda bir dostla çay muhabbeti yapmaktır.
    Bunlar da yapılmıyorsa internet en kolay yol, kitap okumak ise son tercih oluyor genellikle.
    Yozgat'ta özellikle üniversite gençliğine hitap edecek mekanların olmayışı vakit geçirme konusunda kısır bir yapıya sahip olduğumuz gösteriyor.
    Cumartesi ve Pazar günleri çalışmayanlar için dinlenme vakti.
    Mesela dün akşam erkenden girmedik yatağa.
    Daha çok sohbet ettik, daha çok televizyon izledik, belki de daha çok bilgisayar başında kaldık.
    Cumartesi geç vakitlere kadar yapılan uyku ziyafetinin ardından hava güzelse dışarı çıkmak,
    İnsan eşiyle, çocuğuyla farklı mekanlarda olmak istiyor.
    Hafta sonunu iple çeken bir insan, o değerli iki günü sıkılarak geçiriyorsa Pazartesiye daha stresli başlar.
    O yüzden bu iki günü çok iyi değerlendirmek gerkli.
    Önce bir güzel uyumalı.
    Tabi dengeyi şaşırmamak kaydıyla. Ailece yapılan iyi bir kahvaltı galiba yorgunluğu atmanın ilk adımı.
    Sonrası artık size kalmış.
    Aslında Yozgat'ın sosyal mekanlar noktasında yetersiz olması can sıkıntısına bahane olmamalı.
    Önemli olan güne nasıl baktığınızdır.
    Bir tatil gününü gerçekten dinlenmek ve nötr elektriği atmak istiyorsanız bence bu güne güzel bakmalısınız.
    Güne nasıl mı güzel bakılır?
    Mesela bu gün de sağlıklı olmanın farkına,
    Bir aileniz olduğuna,
    Terörden uzak, huzurlu bir kentte yaşadığınıza,
    Veyahut yorulmanıza ve o yorgunluğunuzun ardından dinlenme ihtiyacı doğuran bir işiniz olduğuna,
    İşte bunun gibi bir çok şeye...
    Yozgat'ta gidilecek daha fazla mekan olsa çok daha iyi olacak ama, ondan öncesini bilmek daha önemli gibi...
    Bu iki gün için birkaç öneri sunabilirim.
    Hava güneşliyse bir Kent Park ziyareti olabilir.
    Ya da bütçenizden biraz fedakarlık edip ailenize güzel bir öğle, yada akşam yemeği ziyafeti çekebilirsiniz.
    Evde kalmak isteyenler kitap okuyabilir. O da sıkıcı gelir derseniz, içinizden gelenleri beyaz bir kağıda dökmek de ayrı bir şarj olma yoludur.
Mesela erkekler mutfakta eşiyle birlikte güne özel pasta yapabilir.
    Karizmaya ters düşer derseniz, çocuklarınızla oyun vakti oluşturmakta güzel bir fikir. Bu da şimdi aklıma geldi. Daha da olmadı (korku filmi dışında) iyi bir macera filmine ne dersiniz.
    Gönül farklı farklı uğraşlarda ve mekanlarda olmak istiyor ama elde olanı değerlendirmek de çok önemli.  En azından ben öyle düşünüyorum. Bu gün tatilse keyfini çıkarmalı.
***
S.E’NİN NOTU: Babamın amcasının oğlu Yozgat’ın tanınmış simalarından Gökçekışla Köyü’nden başkatip Ömer Erkılıç hakkın rahmetine kavuştu. Uzun süredir hastalıkla mücadele eden, Ömer Amca dün mücadelesini kaybetti ve aramızdan ayrıldı.
    Çocukluk anılarımın baş kahramanlarından Ömer Amca’nın acısını hepinizle paylaşmak ve tüm Erkılıç Ailesine başsağlığı dilemek istedim.
    Ailenin yani Erkılıç Ailesi’nin yaşça en büyüğü Ömer Amca ulu bir çınardı, mekanın cennet olsun, Allah geride kalanlara sabır versin.