Üçüncü sayfa haberleri diye tabir edilen bülten haberleri hep canımı sıkmıştır, hele hele son zamanlarda yayımlanan kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet daha da canımı sıkıyor.
Hele dün babasından boşandı diye annesini öldüren 17 yaşındaki gencin ifadeleri tamamen çileden çıkardı beni.... Ama onun suçu yokki babasından ne gördü ise onu devam ettiriyor...
Beynim almıyor, bu tip şiddeti bu tip bir ikinci sınıf insan muamelesini...
Kadına şiddet cahil toplumların işi mi diye bakıyorum… Evet, gibi duruyor sadece.
Ama dünyanın neresinde kadına şiddet yok ki. Bırakın onu ülkemizde dahi üniversite mezunu insanlar dahi eşine şiddet de tereddüde düşmüyor.
Kadına şiddet aslında sadece darp etmek, ne biliyim orasını burasını kırmak, hastanelik etmekle de alakalı bir durum değil.
Benim yaşadığım toplumda kadın adam gibi kadındır. Evinde eşinden dayak yer, her türlü işgenceye maruz kalır ama dışarı çıkınca ses çıkarmaz.
Benim yaşadığım toplumda kadının adı anadır, yardır...
Anaların elindeki nasır erkeğinin yanındaki gücü temsil eder.
Karnındaki çocuğu analığı, yanındaki eşi de adamlığı…
Kadının eşinin yanındaki adam kadar kadındır kadın…
Nasıl mı?
Kadın rezilse erkek daha rezil.
Kadın vezirse erkek padişah.
Kadına çıplaklığı, kadına ukalalığı, kadına adapsızlığı hak zanneden cahillerin de var olduğu ülkemizde hangi kanun kadından bahsedebilirki...
Kadını bu gün ekonomik özgürlüğü kadar kadın gören biz değil miyiz?
Maddesel ölçüler maalesef kadın ve erkek ilişkilerinde birinci öncelik olmaya başladı.
Türk toplumunda ailenin, ailenin içinde de kadının yeri ve önemi büyüktür aslında.
Eğer bir toplumda kadın şiddet görüyor, kadın itiliyor, kadına hor bakılıyorsa o toplumda namus denilen kavramın içeriği boşalmış demektir. Kadın olmak hayata bir sıfır başlamak demekse beyinlerde boş demektir.
Kadın bir toplumda çıplaklık teması olarak görülüyorsa ben toplumda analık da görmem yarenlik, yar'lık da.
Türk toplumuna birileri aydın kadın, özgür kadın kavramlarının karşılığına maalesef çıplaklığı yerleştirmeye çalışıyor.
Kadın Anadır, kadın kızdır, kadın bacıdır aslında, artık bunu düşünen insan kalmadı buda ayrı bir tartışılacak konudur ya neyse...
Kadın tarlada, kadın ahırında, kadın çocuğunun hizmetinde çalışarak ezilmiyor aslında.
Erkeği ve kadını eşit kılan da benim gözümde budur.
Yozgat sokaklarında dahi bunu görmek mümkün.
Yalnız gezen genç bir kıza sözlü sataşma konusunda tereddüt etmeyen,
Kızı yaşındaki genç bayanları gözleriyle taciz eden bir toplumda,
Kadın olmayı en rüküş haliyle yaşadığını zannedenler var toplumda.
Son yıllarda Türk siyasetine göstermelik olarak kadınlar serpiştirildi.
Güya ülke yönetiminde söz sahibi edinmeleri sağlandı, hak verildi, aydınlık bir yarın çizildi.
Ama bir türlü kadına şiddetin önüne geçecek adam gibi adamlar yetiştirilmedi.
Oğluna çapkınlığı kadın üzerinden öğreten bir baba, yarın onun eşi olacak kadına nasıl davranması gerektiğini,
Karım diyebileceği bir kadının aslında onun son nefesine kadar rızasına kazanması gereken yarının bir annesi olduğunu öğretmedi.
İşte böyle, benim yaşadığım toplumda ben kadına erkeği kadar kadın derim.
Önce erkek adam gibi adam olacak…
Kadın nasıl olsa yanımızda, nasıl olsa kadın!