Her yıl 1 Mayıs gelince tüylerim diken diken olur. Bu 1 Mayıs kutlamasında acaba kaç kişi ölecek, kaç insan yaralanacak ve kaç esnafın dükkanı taşlanacak diye hayıflanırım. Çünkü 1 Mayıs bizim hafızalarımızda şiddet kavga ve kargaşa olarak işlendi. Sorumluları kimlerdir, bunun vebali kime aittir gerisini siz değerlendirin.
1 Mayısı niçin kutlamak istiyorlar? İşçi Bayramı diye, ne ala olsun 365 günde bir gün de işçilerimizin bayramı olsun. Ama bunu kavgaya gürültüye ve şamataya boğmak isteyenlere ne demeli? Bu düşmanlık kime, neyin kinini alıyorsunuz arkadaşlar?
Grupların içinde yer alan Komünist ve Sol Örgütler ne yazık ki içlerinde binlerce bölücü grupları barındırıyorlar. En ufak bir taşkınlıkta bunlar devletin polisi taşlamaktan, hatta kurşunlamaktan, milletin evlatları askerlerimize taş atmaktan kaçınmıyorlar Bundan da zevk alıyorlar. Daha kötüsü geçtikleri tüm dükkanları- mağazaları savaş alanına çeviriyorlar.
Geçen yılları hatırlıyorsunuzdur.. Dükkânların nasıl taşlandığını, banka ATM lerin taşlarla nasıl tahrip edildiğini izleyenleriniz olmuştur. Bunun mantığını anlamakta cidden zorlanıyoruz. Devlete, millete, milletin malına canına kastetmenin amacı ne olabilir ki?...Olsa olsa bölücülük hevesi olabilir.
Birileri ısrarla ülkemizde iç savaş çıksın, ülke kaosa gitsin, kargaşa sürsün, huzur ve güven ortamı bozulsun istiyor. Türk İnsanını huzursuz etmekten zevk alıyorlar. Bu aşırı gruplar her önemli günü , her önemli haftayı istismar etmekten çekinmiyorlar. Onlar için devletin ve milletin malı, canı hiçbir anlam ifade etmiyor…
Bu restleşme neyin nesidir arkadaş? İstanbul’da yürüyeceğiniz alan mı yok? Bayram böyle mi kutlanır..devlete kafa tutarak, devletin güvenlik güçleriyle savaşarak İşçi Bayramı mı kutlanırmış? Kinin, öfkenin saldırganlığın adı bayram oluyormuş? Sevsinler sizi kim inanacak size..
Yazık hem de çok yazık, devlete rağmen, millete rağmen ve devletin güvenlik güçlerine rağmen biz yürüyeceğiz diyorsunuz. Şu meydan okuyuşa bakın? Şu zorbalığa bakın? Efendim yasakçı zihniyetle bir yere varılmazmış? Güldürmeyin yahu İstanbul’un her tarafı yürüyüşünüz için müsait..
Taksim ısrarınız niye?..O Meydanın defalarca tarumar edildiğini biz görmedik mi? O Meydana kan dökmediniz mi?, Taksimi savaş alanına siz çevirmediniz mi? Bu intikam niye, bu öfke niye, bu zorbalık niye? Kime, neden meydan okuyorsunuz?
Yanlış, yanlış, yanlış bir ısrar ..Bayramı kana bulamanın, bayramı kine öfkeye ve bölücülüğe dönüştürmenin kime ne faydası varmış? Sonara bu bayramı devletle hesaplaşmaya dönüştürmenin ne amacı var arkadaş? Sosyalizmin provasını mı yapmanın telaşındasınız? Milletin akılına da bu geliyor.
1 Mayısı Bayram olarak hiç görmedik, göremedik. Nedeni sizsiniz. 1 Mayısı kan ve intikam günü yapanlar bizi 1 Mayıs tan soğuttunuz kusura bakmayın... Belirli bir grubun , belirli bir zümrenin nümayiş yaptığı devlete meydan okuduğu gün olarak hafızlarımızda duruyor. 1 Mayısı bayram olarak kutlanmasını engelleyenler bunun hesabını versin millete.
İşçi kim? benim babam, benim köylüm, benim gariban insanım ve alın teri döken Türk vatandaşım…Onlar ne yapıyor? 1 Mayısı umursamıyor, bayram olarak da düşünmüyor, Bayram olarak kutlayanları da samimi bulmuyor. “ Hadi Oradan!” diyenler varsa Anadolu’ya gelsin, işçinin emekçinin evine sofrasına konuk olsun…
Israrla İstanbul’u ve Taksim Meydanını kullanmak isteyenler bir iç hesaplamanın içerisindedirler. Bugünü bayrak olarak kutlamaktan çok devlete meydan okuma günü olarak değerlendirmek istiyorlar. Bu hesaplaşmayı iyi okumak ve iyi değerlendirmek gerekir. Ben bir çiftçi ve işçi çocuğuyum ve 1 Mayısı Bayram olarak da kutlayanlarla birlikte değilim. Çünkü benim babamın haklarıyla ilgilendiklerini, haklarını savunduklarını hiç ama hiç düşünmüyorum.. Emekçiden yana olduklarını söyleyenler sadece işin edebiyatını yapan devletle de hesabı olan belirli sol gruplardır, böyle bir gaflete düşmekten de Allaha sığınırım.