Evet, önümüzdeki pazartesi günü İl Özel İdaresi’ne ait binalar ihaleye çıkıyor. Şehrin göbeğinde bulunan bu kıymetli binalar toplamda 16 milyon 180 bin liradan satışa çıkacaklar.
Tabi ki bir aksilik çıkmaz, ihale iptal edilmezse bu taşınmazlar satılacak!..
Geçtiğimiz hafta belediye, megafonlarla yapılacak olan ihaleyi Yozgatlılara ilan etti. Hem de defalarca…
1022,93 metrekare arsa alanına sahip Lise Caddesi'ndeki Yimpaş ve Birlik Market'in bulunduğu işhanı 10 milyar 20 bin lira, 462,27 metrekare arsası bulunan eski SGK binası ise 6 milyon 160 bin lira tahmini bedel ile kapalı teklif usulü ile ihaleye çıkartıldı.
Burada ihalenin şekli olan “kapalı teklif usulü”nü eleştirenler var.
Haksız da sayılmazlar.
Neden kapalı teklif usulü satış yapıldığı bilmiyorum ama bu ihalenin açık teklif usulüyle de yapılabileceğini söyleyenlerin sayısı az değil.
Henüz ihale yapılmış değil fakat bu kıymetli taşınmazlar açık teklif usulü ile ihale edilseydi fiyat artırma yoluyla daha yüksek bedellere satılabilirdi diye düşünüyorum.
Ayrıca bu şekilde kimsenin aklında soru işareti de kalmazdı.
Ticaret ve Sanayi Odası  Başkanı Metin Özışık’ın basın açıklamasıyla birlikte ihalenin kapalı teklif usulüyle yapılmasının yanlış olduğu düşüncesi dillenmeye başlayınca, yetkililer sağır sultanın bile duyduğu ihalenin belediye megafonlarıyla tekrar ilan edilmesini uygun görmüş olabilirler.
Bu duyurular vatandaşın kafasındaki soru işaretlerini silmeye yeter mi bilmiyorum ama ihalenin son günlerde daha fazla konuşulmasına neden olduğu bir gerçek.
Hatta bazı esnaflar arasında espri konu olmuş durumda.
Taşınmazların geçici teminatlarının 184 bin 800 lira ile 300 bin 600 lira olarak belirlendiğini duyan vatandaşlar; “200-300 milyar bulup ihaleye biz de katılalım” diye birbirleri ile şakalaşıyorlar.
Malum, piyasada nakit akışı yok denecek kadar az. Çok sayıda esnaf siftahsız kepenk kapatıyor. Bir çoğu da kredi ve faizlerden dolayı sıkıntı  yaşıyorlar.
Bu olumsuz piyasa şartlarında 20 milyonlar sohbet konusu olunca, ilginç diyalogların ortaya çıkmasını normal karşılamak gerekiyor.
Bir yandan, bu kıymetli binaların satışlarıyla ilgili Yozgat Valiliğine yetki verilmesi konusu tartışılırken, diğer yandan iktidar partisine mensup meclis üyeleri “Sadece zarar eden binaların zarar etmesini önleyici tedbirlerin idare tarafından alınabilmesi için bunun yapılması gerekiyor” diyorlardı.
Daha önce de yazmıştım; kamu kuruluşlarına kar-zarar ekseninde yaklaşma mantığını doğru bulmuyorum.
Özel idareler ve belediyeler kar amacı güden kuruluşlar değildir. Bunlara ticari birer işletmeymiş gibi bakamazsınız. Bu şekilde yorumlamak ve kamu kurumlarına gelirlerinden dolayı “zarar ediyor” gibi yaklaşımlarda bulunmak da doğru değil.
İktidar partisinden bazı yetkililer, satıştan elde edilecek gelir için “alınacak para kesinlikle ölü yatırımlarda kullanılmayacak” deseler de, muhalefet “Yozgat’ta yapılacak yatırımlar için bu taşınmazların satılması şart mı?” diye eleştiriyorlar.
Ankara’dan şöyle bir talimat gelmiş olabilir mi: “Yozgat’a para gönderemiyoruz, siz bazı taşınmazları satarak gelir elde edin!..”
Doğrusu buna inanmak istemiyorum.
Bu binaların satışından elde edilecek para İl Özel İdaresi tarafından, İl Genel Meclisi'nin inisiyatifinde kullanacak.
Ama ne için kullanılacak tam olarak bilmiyoruz.
Kafalardaki soru işaretlerini gidermek için, konuya hakim yetkililerin açıklama yapması daha doğru olacaktır.
Yoksa bu ihale muhabbeti vatandaşın kafasını daha çok kurcalayacak gibi…