Kendi sedefinin içine inci yapmak son günlerde gece hiç uyuyamıyorum..su içmek için..içemiyorum..
Hayatı talan etmek geçiyor içimden sokaklara çıkıp..
Çıkamıyorum..bu saatlerde benim özlediklerimle bu saatlerde beni özleyenler çarpışıyor..bi göktaşı misali dağılıyor boşlukta..kaçmak istiyorum kendimden uzaklara..bi gece de ölünmüyor iki kere..
Ve her gece ölünmüyor bi kere... okyanuslar birleşiyor...
Kıtalar yer değiştiriyor içimde ..tam zamanında patlıyor volkan ve tam zamanında geliyor uyku göz kapaklarıma ..biri giriyor yatağıma ...üşütüyor beni... boşlukta asılı bi yerde benim kalbim..verdiğim tüm güvenler önce kendime..yalanlarım oluyor suskunluklarım..nedenini bilmediğim gücenmelerim...
Geceyi örtüyorum da örtmüyor gece beni..bi gecede ölünmüyor iki kere..ve her gecede ölünmüyor bi kere...
Şüphe mayasıymış ait olmanın son günlerde hiç uyuyamıyorum..su içmek için içemiyorum..gitmek için gelenleri düşünüyorum..gelip de gidemeyenleri...biri tutsa elimden diyorum..tutabildiği kadar..sen buna ne diyordun ?
Bütün aynalar dönüyor etrafımda...ilginçtir gözlerimden korkuyorum...sonra da aynalar korkuyor benden..
Uyuyamıyorum nicedir..su içmek için..içemiyorum...gülme sesleri geliyor kulağıma ....biri eşine su getiriyor yumuşacık işte diyorum gece susuzluğunda su getireninin olmasıymış mutluluk...
Bi bebek ağlaması geliyor kulağıma ..annesi susturamıyor onu..bende ağlıyorum o ara ..kendi kendimi susturuyorum... sigaram içmeden tükeniyor..camı açıyorum biraz daha üşümek için.
Ellerim üşüyor önce.. kalbimi korumak için camı kapatıyorum.. dilsiz bir çığlık oluşuyor beynimde..
Küçücük oluyorum yatağımda..zaten küçüklüğümü unutup...ne dönülüyor ana rahmine ..nede çıkılıyor yataktan..büyümek diyorum bedeninin sığmaması hiç bir yere...
sabahı düşünmekmiş gecenin bitmesini sağlayan..
Gecenin üçünde konuşmayı özlüyorum...bu yaptığımın konuşmak olduğuna inandıramıyorum kendimi...
Ruhumla geziyorum şehri..şehrin bi sesi var geceleri...bi kadının inlemesi kadar boğuk... ve bi adam sevdigi kadının ismini unutmuş......şehre soruyor...
Bi gecede iki kere ölünmüyormuş öğrendim...
Her gece de ölünmüyormuş bi kere....
Sabahı düşlüyorum..kaldığı yerden devam edecek günü..örtbas edilerek akacak saatleri...
Ruhumla geziyorum şehri..şehrin bi sesi var geceleri...bi kadının inlemesi kadar boğuk... ve bi adam sevdigi kadının ismini unutmuş......şehre soruyor...
Bi gecede iki kere ölünmüyormuş öğrendim...
Her gece de ölünmüyormuş bi kere.... Sabahı düşlüyorum..kaldığı yerden devam edecek günü..örtbas edilerek akacak saatleri...
Başlangıcım olsan
Yıllar önce, çok uzaklarda bir adam varmış. Bu adam çalışmak amaci ile çok uzaklara gitmis ve yillarca çalismis. Sonunda memleketine dönme zamani gelmis.
Bu çalisma sürecinde toplam 3000 akçe biriktirmis ve evinin yolunu tutmus. Evine dogru giderken yolu büyük bir sehirden geçmis.
Yolda yürürken köse başında birisi "Bir nasihat bin akçe, bir nasihat bin akçe" diye bagiriyormus. Adam düşünmüş: 'Nasil olur, bir nasihati bin akçeye satarlar, ben yillarca çalistim ve sadece 3000 akçe biriktirdim' Bu ise pek akli ermemis ama merak iste.
Duramamış ve adama bin akçe vererek o nasihati satin almis. Nasihat "
KADERDE NE VAR ISE O ÇIKAR" ve yoluna devam etmis... Ilerde yine köse başında baska bir adam bagiriyormus "bir nasihat bin akçe" diye.
Adam yine dayanamamış bin akçe de o adama vermiş ve ikinci nasihatıda satın almış. Ikinci nasihat da:
GÖNÜL KİMİ SEVERSE GÜZEL ODUR" Son kalan bin akçesi ile de yoluna devam etmis.
Tam şehrin çıkışında yine köşe başında bir adam bir nasihati bin akçeye satıyor.
Adam bir parasına bakmış, bir de nasihati satan sahsa, dayanamamis ve kalan son akçesiyle de o nasihatı satın almış. Son nasihatte:"HiÇ BİR İŞ ACELEYE GELMEZ". Parasız yoluna devam etmiş.
Şehrin çıkışında büyük bir topluluk ile karşılaşmış.
Topluluk telas içindeymiş. Yaklasmış ve oradakilerden birine neler olduğunu sormuş.
Oradan birisi açıklamış, demiş ki : Burada şehrin tüm su ihtiyacını karşılayan bir kuyu var, ama kuyunun içinde de canavar var. Canavar suyu tutmus, göndermiyor.
Aşağıya kim indiyse bir türlü çıkamadı.Şimdi herkes korkuyor aşağı inmeye" Adam düsünmüs ve ilk satin aldigi nasihat aklına gelmiş. "Kaderde ne var ise o çıkar" aşağı inmeye karar vermiş.
Aslinda bu nasihatleri herkes bilir ama uygulayabilmemiz için belli bir bedel ödememiz gerekiyor.
Inince canavar hemen yakalamis ve yerine götürmüs.
Demiş ki: "Buraya gelenlerin hepsine bir soru sordum ve bilemediler.
Eğer sen bilirsen seni serbest birakırım."
Bir dizine sarışın ve dünya güzeli bir kadın, diğer dizine de kurbaga koymuş ve "söyle bakalım hangisi güzel?" demiş.
Adam düşünürken aklına ikinci aldığı nasihat gelmiş ve "gönül kimi severse güzel odur" demiş.
Bu cevap canavarın çok hoşuna gitmiş. Zira canavar,kurbağanın gözlerine asıkmış. Adami salmış ve suyu bırakmış.
Almislar krala götürmüşler ve ağırlığınca altin vermişler. Adamımız yoluna devam etmiş ve nihayet evine varmış. Evinin camından içeri bakmış.
Bir de ne görsün; karısı genç biri ile diz dize oturuyor. Hemen kılıcını çekmiş ve tam içeri girerken üçüncü nasihat aklına gelmiş "Hiçbir iş aceleye gelmez".
Kılıcını kınına koymuş ve içeri girmiş. Hoş beşten sonra karışına o genci sormuş.
Kadın da: "Bey sen gittiğinde ben hamileydim ve bir oğlumuz oldu. Bu genç senin oğlun" demiş.
KADERİNİZ ve YOLUNUZ AÇIK OLSUN, HAYAT ACELE ETMEYE GELMEZ!