Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 25. başkanı bir Yozgatlı!
O makama Sayın Çiçek gibi Türk siyasetinde önemli bir tecrübenin, devlet adamının oturması Türkiye adına da oldukça önemli.
Çiçek’in nüfus kağıdındaki Yozgat hanesi ise Yozgat adına hakikaten gurur vesilesi.
Sayın Cemil Çiçek’e yeni görevinin hayırlı ve uğurlu olması en büyük temennimiz.
Cemil Çiçek’i o makamda görmek Türkiye’ye kazandırır ama Yozgat’a iki kez kazandırır.
Yozgatlı’nın gönlünde yaşattığı gurur vesilesi, bunun yanı sıra Ankara’daki Yozgatlı varlığının güç bulması anlamına gelir.
Yozgat’ın Ankara’da Meclis Başkanlığı gibi asil bir görevde temsil ediliyor olması, Yozgatlıların yıllardır süre gelen Cemil Çiçek güvencesinin devamı,
Bir anlamda Yozgatlı’nın Ankara’daki sarsılmaz, hasar görmez, kesilmez sigortası demektir.
Cemil Çiçek ismi Türk siyasetinde her kesim tarafından kabul görmüş önemli bir devlet adamı.
Derin siyasi tecrübesi bu isme olan saygıyı da artırıyor.
Farklı kılıyor, özel yapıyor! İşte bu yüzden Yozgat, Ankara’da Cemil Çiçek’le bir değil iki kere güçlü.
Çiçek’in Ankara’da Meclis Başkanlığı görevine seçilmesi Yozgatlı’nın Bekir Bozdağ beklentisini iki kere kuvvetlendirdi.
BOZDAĞ
BAKAN OLMALI!
Ak Parti’de Cemil Çiçek’in yolundan giden, üstelik bunu hızlı ama kararlı adımlarla yapan bir siyasetçi Bekir Bozdağ!
Ak Parti’de Grup Başkanvekili olması ile başlayan süreç ve siyasetteki son gelişmeler Sayın Bozdağ’a önemli bir misyon yükledi.
O, Ak Parti’de üzerine düşen görevi fazlasıyla yerine getirdi.
En zor anlarda yaptığı kararlı çıkışlarla bir anlamda can simidi oldu partisinin.
Kısa sürede siyasete adapte olan, yerel siyasetteki tecrübelerini Ankara’da genele yaymasını bilen Bozdağ’ın yüklendiği ağır misyon ‘ismini’ Grup Başkanvekilliğinin çok ama çok ilerisine götürdü.
Bu gün Yozgatlı ‘Bekir Bozdağ’ ismini yeni kabinede bakan koltuğunda görmek istiyorsa bunu sadece, kuru kuruya milliyetçilik inadıyla değil hak ettiği için istiyor.
O hakkı Yozgatlı üç dönemdir Ak Parti’ye kayıtsız-şartsız verdiği desteğe dayanarak istiyor,
O hakkı Yozgatlı Bekir Bozdağ’ın Türk siyasetinde Ak Parti misyonuna kattığı değer, verdiği hizmete istinat göstererek istiyor!
Hülasa Yozgatlı Bekir Bozdağ gibi bir siyasetçiyle bakan koltuğuna oturmayı hak ettiği için yeni kabinede yer almak istiyor!
Cemil Çiçek’in TBMM başkanlığı ile dün en özel mutluluklardan bir tanesini yaşadık!
Hayırlısıyla Çarşamba günü Başbakan yeni kabineyi, yani hükümeti açıklayacak.
İnşallah o kabinede Bekir Bozdağ’ı kabinede görmenin ayrıca onurunu ve gururunu yaşarız.
Daha önce de söyledim şimdide söylüyorum.
Bozdağ ister A partisinde olsun, ister B partisinde olsun! Önemli olan hükümette Yozgat’ın bir bakana sahip olması.
O bakan Yozgat’a ne getirir noktasında ise ben şunu en kalbi duygularla ifade etmeliyim ki,
Cemil Çiçek’in Meclis Başkanı,
Bekir Bozdağ’ın bakan olduğu yeni hükümette Yozgat’ın kazanımlar noktasında yalnız, boynu bükük, eli zayıf kalmayacak!
Ak Parti’nin 23. dönem milletvekili Abdulkadir Akgül’ün de ifade ettiği gibi Yozgat Marka Şehir olma yolunda işte o zaman emin adımlarla yoluna yürümüş olacak.
Yozgat’ın hükümet nezdinde, Ankara’da temsil edilme noktasında hiçbir sıkıntısı olmadı.
Kimi dönem 5, kimi dönem 4 milletvekili ile temsil hakkı verdi Yozgat hükümete.
Son seçimde bu sayı 3 vekil…
O vekillerin Ankara siyasetinde elinin güçlü olması Cemil Çiçek, Bekir Bozdağ gibi isimlerin yol açması, ışık tutması ile olacaktır.
Bu gün buna inanarak konuşuyor, en azından konuşmak, tarihe not düşmek istiyorum.
Bir beklentimiz hakikat oldu, inşallah sıra Bekir Bozdağ’da…
Bozdağ’ın bakanlığı Yozgat’a gurur verecek, o gururu yaşama adına Sayın Başbakanın Yozgatlı’nın beklentilerini boşa çıkarmaması en büyük temennimiz olmalı!
YOZGAT RÜZGARI
İddiayı kaybeden
“Ak Partili…”
Sanırım (Söylemesi ayıptır) kızarmış tavuk ana mönü.
Yanında bildiğiniz ekstralar (domates, soğan vs…)
Ortadaki dost sohbeti yemeğe asıl kıvamı veren. Mekanda bir de misafirimiz var.
Seçim öncesi olduğu için haliyle söz dönüp dolaşıp seçime takılıyor.
Seçim sonuçlarının ne olacağını konuşurken kendisi bir dönem Ak Parti’de yönetimde bulunmuş arkadaşımız “4-0 olur, başka da olmaz” şeklinde bir iddia attı ortaya.
Bu iddia üzerine şaka yollu konuşuyor, takılıyoruz…
Tam geyik muhabbeti değil ama konuşmalar oraya götürdü götürecek. İşte tam bu sırada 4-0 değil, 3-1 olacak dedim. Yemekteki misafirimiz yani Ak Partili arkadaş bu duruma bozuldu.
Nasıl 3-1 olur…
Olurdu olmazdı derken bu iş iddiaya kadar gitti.
Sohbet orada kalmıştı, ta ki düne ben iddiayı hatırlayıncaya kadar.Dün bir de duyum aldım ki iddia kendisine hatırlatıldığında ‘Hadi behhh’ demiş…
Biraz gır gır olsun diye sarıldım telefona, aradım; iddiayı kaybettiğini hatırlattım…
İddiadan gelenin hayır olmayacağına inanan biri olarak zaten bir beklentim olmasına olamaz ama arkadaşımın ardı ardına gelen sitemlerini duyunca şaşırdım.
İşte bazıları; “Seçim öncesi 2-2 yazdınız, 3-1 yazdınız, yanlı propaganda yaptınız böyle oldu…”
Haydah, bu da nerden çıktı... Önce şaka yapıyor zannettim ama sohbet ciddileşince anladım ki şaka değil.
Bir kere daha anladım ki hazmetmek zor iş. Özellikle de doğruları. Söyleyen kim olursa olsun.
Eğer karşınızdaki doğruları hazmetmemişse sizi yanlış yönde ve taraf olarak görüyor.
Benim karşımdaki arkadaşımdı, dostumdu şakasına bir birimize takıldık olay geldi geçti. Zaten sitemleri karşısında gerekenleri söyledim. Ama aldığım haberlere göre bu işi takıntı yapanlar varmış.
İşte onlara bir çift sözüm var (Meclisten dışarı…)
Bu gün güç Ak Parti’de olduğu için samimiyetsizce, sırf yalakalık olsun diye şakşakçılık yapmayı bırakın.
Eğer azıcık Ak Parti’ye gönül veriyorsanız ve samimiyseniz, göz boyamaya, kör edercesine alkış tutmak yerine harbi olun, doğruları konuşun. Dokuz köyden kovulsanız da kıvırmadan doğruyu söyleyin, çünkü ak aktır, kara da kara…
Bu durumu siz ne kadar tersine çevirmeye çalışsanız da doğruyu bilen bir Allah var!
(Ha, unutmadan bu konu üzerine konuşulması gerekiyorsa da konuşuruz ne olacak…)