Bu bayramı bayram gibi yaşayanlarda oldu,
Hastası, cenazesi, hüznü, kederi olanlarda.
Bayram her kapıdan aynı ölçü ve derecede giriyor girmesine ama her kapı bayramı aynı ruh hali ile karşılayamıyor.
Bayramın 4’üncü günü Çapanoğlu Camii’nde bir cenaze namazındaydık mesela.
Hiç tanımadığım bir insanın manevi dünyasına hem hak helalliği gönderdik, hem de dua.
Ölümde, düğünde, bayram da bizim için değil mi?
* * *
Bu bayram şunu bir kez daha çok iyi anladım ki bayramların manevi havasında hiçbir değişiklik yok.Ramazan Bayramı da,
Kurban Bayramı da kendine özgü dünyasıyla hayatımızın içinde…
Biz ne kadar eskisi gibi görmesek de, görünmeyen yerde yaşayan tabiatında zerre değişiklik olmamış bayramlar hayatın tam içerisinde.
Bu bayramın özelliği kurban kesiyor almamız.
Allah rızasını kazanmak adına gücü yeten yettiğince kurban kesti.
Yetmeyense her zamanki payına düşebilecek kısmeti bekledi.
Kurban kesmek kadar niyet de önemli elbette.
Bu bayramı eski bayramlar gibi yapmayan ya da bizim göremediğimiz bir özelliğimizden bahsedelim isterseniz.
Bu bayram insanlar önceki bayramlara nazaran daha çok et istifleme gayesindeydi.
Daha çok et, daha çok kıyma, daha çok sucuk içi, daha çoook…
Bu bayram derdimiz daha çok et gibiydi.
Samimiyet derecesini bu bayram biraz daha aşağılara indirmiş gibiydik!
Kaç kilo et düşerin hesabıyla alınan kurbanlıklar daha çok kesildi bu bayram.
Belki de bu düşüncemiz yüzünden daha çok acı çekti kurbanlıklar.
Allah’a kurban ederken canlıları, çektikleri acıyı düşünmeden olabildiğince işkence ettik.
Bu bayram daha çok işkenceciydik bu yüzden.
* * *
Artık çocuklarımızda bizim gibi yaşıyor bayramları.Bizim daha çok et istifleme gayretimize onları da dahil etmişiz farkında olarak ya da olmayarak.
Kapınızı bayramlaşmak için çalan birkaç küçük adamın uzattığınız şeker dolu tabağa talan edercesine saldırması,
Bayram çocuklarının da en az büyükler kadar istifleme gayretinde olduğunu gösteriyor.
Komşunun komşuya bayram ziyaretini çok gördüğü bu bayram çocukların bayram şekeri ikramına Afrika’daki çocuklardan daha yoksun bir tavırla yaklaşmalarına diyecek bir söz bulmakta güçlük çekiyorum…
* * *
Her bayram bir önceki bayramları arar olduk.Bayramları tatil gibi görme zihniyetini artık aştık.
Bayram başlı başına bir tatil zaten.
Bayram namazlarına karşı ilgisizliğimiz bundan değil mi?
* * *
Doğru eski bayramlar yok, hatta esamesi dahi okunmuyor.Ama sorun bayramda değil, biz de…Biz ne kadar yaşamak istersek o kadar bayramdır!
Biz ne kadar yaşamak istemezsek o kadar uzak!
Eski bayramları bilmem, bizim anlama, kavrama ve algılamaya dair tamamen değişmiş durumdayız.
Bayram bu gün biraz köylerde yaşanıyor!
Bayram bu gün biraz oralarda.
Buralarda olmayanın adı ise samimiyet!
Bayramdaki tatilin süresini hesap ettiğimiz bir dünyada bir kabir ziyaretinden çok uzaklarda olduğumuzu bu bayram daha çok anladım.
Eski bayramlar değil ama biri ölmüş bu bayram.
Öleni diriltmek mümkün değil lakin bayramı bir nebze olsun yaşabilmek önemli olan.
Bu bayram en büyük tesellim kazasız, belasız huzurlu bir bayramı geride bırakmış olmak.
Onun dışında eskisi gibi olmasa da bir bayram daha yaşandı geçti.
Yaşayamamış olanlara rahmet, yaşayanlara da yenilerini samimiyetle yaşamalarını dilemek en güzeli olsa sanırım.
YOZGAT RÜZGARI
Bilal Şahin Külliyesi\'nde Bayram Namazı!
Muhteşem bir mimarı,Bilal Şahin Külliyesi\'nde Bayram Namazı!
Modern bir yapı,
Emek ve samimiyetin ürünü,
Manevi dünyanızı okşayan bir muazzam yapı,
Bilal Şahin Külliyesi’nin manevi dünyasına büyük bir zarafet ve ihtişam katan camide ilk namaz bayram günü kılındı.
Bayram Namazına katılarak bu muhteşem yapıda ilk namazı eda edenler arasında bulunmak benim için hakikaten önemli bir ayrıcalıktı.
Külliyenin bu hale gelmesinde Hayırsever İşadamı Bilal Şahin’in ortaya koyduğu emeğe bizzat şahit olanlardanım.
Bir insan vardır hayır yapar, verir parasını geriye çekilir.
Üstüne üstelik burnundan kıl aldırmaz, uzaktan kumanda eder.
Bir insan vardır hayır yapar, ama takip eder, temelinden son taşına, boyasına kadar ilgilenir.
En iyisini, en kalitelisini, en yakışanını, en kısa sürede yapmaya gayret eder.
İşte Sayın Şahin de titiz bir çalışma ile bu muhteşem ibadethane ve külliyenin yapımına, Yozgat’a kazandırılmasına vesile oldu.
Böyle bir ortamda bayrama merhaba demek hakikaten güzel ve anlamlıydı.
Muhteşem eseri Yozgat’a kazandıran Hayırsever İşadamı Bilal Şahin’den Allah razı olsun.
Bu güzellik karşısında vesile olana dua etmekten daha ötesi var mı ki!
Yüreğine, bedenine, ruhuna sağlık Bilal Bey!