Hafta sonunu beklemeden ailecek Efes'e gidelim dedik. Hafta içi tenha olur düşüncesiyle hareket ettik. Hiç de öyle olmadığını gördük. Yabancı turistler sıcak demeden yaşlısıyla genciyle kalabalık gruplar halinde Efes'telerdi. Yerli turistleri az gördük. Japon turistler şapka vs. yerine şemsiyeyi tercih ediyorlardı. Diğerleri başlarını güneşten korumak için şemsiye hariç her türlü aksesuarı kullanıyorlardı. Gruplar rehberleri eşliğinde gezilerine bilgilenerek sürdürdüler.       
    Gezi öncesi müze kartlarımızı aldık. Temmuz 2011 yılına kadar geçerliliği var artık. Kart bankamatik kartları boyutunda. Ön yüzünde kart sahibinin resmi var. Ad, soyad, kart no, meslek ve son kullanmanın yer aldığı bilgiler bulunuyor. Arka yüzünde ise sadece büyük harflerle müze kart yazıyor. Bu ve benzeri yerlere sadece Müze Kartla içeri girilebiliyor.
    Girişteki öfise Öğrenci kimliği, öğretmen kimliği ya da nüfüs cüzdanı verilerek anında müze kartına sahip olunabiliyor. Belirlenen ücreti ödemeniz gerekiyor elbette. Bu kartla 2011 yılına kadar T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı müze ve ören yerlerinde ücretsiz olarak dolaşılabilecek. Bu uygulamayı çok başarılı buldum. Kart da çok şık tasarlanmış. Müze kartlı olmayı tavsiye ediyorum. Yakınımızdaki, uzağımızdaki müzelerimizi gezelim görelim. Bu kartlar çocuklara güzel bir tatil hediyesi olabilir. Karta sahip olanlar olmayanlara tavsiye etsin. Kartın güzelliklerini, kartla neler yapılabileceğini anlatsın.
    Efes Kenti İzmir ilinin Selçuk ilçesi sınırları içinde. Şehrin kuruluşu M.Ö 6000 yıllarına kadar uzanıyor. Cilalı Taş diye bilinen Neolotik dönemde kurulmuş.
    Ülkemizin ve dünyamızın en önemli merkezlerinden birisi olan Efes Kenti; uygarlık, bilim, kültür ve sanat dallarında önemli rollerde bulunmuştur.
         Roma döneminde Asya'nın deniz ve kara ticaretiyle en zengin metropolü olmuştur. Selçuk; İzmir'in güneyinde olup, İzmir'e uzaklığı 74 km'dir. Buradaki Efes Antik Kenti ülkemizin Kültür Turizminde en önemli açık hava müzesidir.
    Ağustos böcekleri diğer adıyla cır cır böceklerinin sesleri eşliğinde antik kenti turlamaya başladık. Kentin her tarafı mermerlerden oluşmuş. Anıtsal yapılar şeklinde. Anlatmak yetmez. Görmek gerekiyor. Benim en çok dikkatimi çeken Aşağı Agora diye bilinen mermer caddenin sonunda dünyanın en büyük tiyatrosu olan 24 bin kişilik Büyük Tiyatro oldu.
         Tiyatroda her türlü kültür ve müzik etkinliklerinin yapıldığını düşünüp zaman tüneline gitmek bile muhteşem bir duygu oluşturuyor.
******
TUĞÇEEEEE
    Ne çabuk büyüdün, meslek sahibi oldun? Şimdi de evleniyorsun. Ne diyeyim. Sonsuz mutluluklar seninle olsun.
Antalya Korkuteli'nden çok kıymetli kardeşimiz, arkadaşımız Emel-Orhan Kaya'nın biricik kızları Tuğçe Kaya Serdar Özinan ile evleniyor. Bütün aileyi kutluyorum. Her gününüz bu düğün günü gibi mutlulukla dolsun...