Nice insanlar gördük âlemle kucaklaşır 
Bütün meşakkatleri alır sırtında taşır 
Yazın giyip kuşanır kışın üryan dolaşır
Bin öğüt versen almaz mecnunu divaneye

Hırsız hep gezip durur bir menzilde kalmadan 
Gönlü rahat etmez ki bir nesne şey çalmadan 
Meye müptela olan girer destur almadan 
Efkâr dağıtmak için mekânı meyhaneye 

Yaprak yeşil gök mavi toprak olsa da haki 
Yıllar alır götürür gençlik değil ki baki 
Üzümün şarabından biz usandık ey saki 
Aşk şarabın var ise doldur şu peymaneye

Ebediyen kendine mülk sananlar burayı 
Yaş menzile erdikçe anlar akı karayı
Ne bey kalır ne ağa nede köşkü sarayı
Felek pençe vurur da döndürür viraneye 

Bahçıvan el çekince gülşen hazana döner 
Hancı gider han çöker kandildeki mum söner 
İdris’im güvenme bağına baykuşlar düner
Kimler konup göçmedi bu çarkı divaneye