Şu an elinizde okudunuz bu gazete bayram gazetesi.
Arefe günü çıkardı normalde ama Cumartesi okuyucu kitlesi biraz daha düştüğü için Cuma çıkarmayı tercih ettik.
Bu gün bayramla ilgili konuşalım, bayramı biraz daha erken yaşalım istedik.
Bu gün sorunlardan bahsetmek, bayramlık konuşmak doğru olanı ama bazı gerçekler var ki şuan konuşmadan geçersem fazla hayalperest olurum.
Yine bayramlık konuşalım ama önce üniversite yolundaki kazadan bahsedelim biraz.
Bir gün önce gazetemizde haber ve köşe yazısı ile gündeme taşıdığımız konuyla ilgili dün bazı gelişmeler oldu.
Malumunuz olduğu üzere kampusun tam ortasından geçen karayolu öğrenciler için ciddi tehdit.
Son olarak Erzurum nüfusuna kayıtlı, henüz 1. sınıf öğrencisi genç kamyonun altında kalarak yaralandı.
Öğrenci sayısı her geçen yıl artan bir üniversitemiz var.
Bu da demek oluyor tehdit katbekat artıyor.
Bu da demek oluyor ki bu yolda daha çok canlar yanacak.
Elbette ki temennimiz “Allah korusun” olacak olmasına ama tek başına bu temenniyi dile getirmek yetmiyor.
Nitekim Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Uçar, tepkisini ortaya koymak, yetkililere sesini duyurmak maksadıyla kazanın meydana geldiği karayolunun tam üstünde basın açıklaması yaptı.
Kampusu ikiye bölen karayolundan geçen kamyonların, otobüslerin olduğuna,
Ve bu yoldan geçen öğrenci sayısının hızla arttığına dikkat çekip yetkililere seslendi.
Hatta alternatif yolla ilgili çalışmalarını ortaya koyup, yeter artık kampusu ikiye bölen yolu kaldırın dedi.
Bu anlamlı mesajı daha geniş kitlelere ulaştırmak,
Yetkililerin ancak cana zarar geldiğinde dikkat ettikleri gerçekleri daha önceden duyurmak amacıyla gazeteci arkadaşlarımla orada, kaza alanındaydık dün.
Şuan hastanede yatan üniversite öğrencisi kim bilir ne zaman gidecekti bayram için memleketine.
Henüz 1.sınıf öğrencisiymiş,
Büyük ümitlerle geldiği Yozgat’ta kim bilir kaza sonrası iç dünyasında ne gibi değişiklikler oldu.
Sözün bittiği yerdeyiz diyen Rektör Tamer Uçar’ın sözünün altını kalın çizgiyle çizmek istiyorum.
Bu tarihi sözün ardından neler yapılacak hep birlikte göreceğiz…
* * *
Biraz da bayrama dair konuşalım isterseniz.
Hayatın bir hamalın yükünden daha ağır,
Bir bilim adamının zihnindeki problemlerinden daha karmaşık,
Kaygıların sıra dağlar kadar dizi dizi,
Ekonomik sorunların manevi dünyamızı alt üst ettiği bir hayat tarzına bayramlar neyi ifade ederse bizim için de onu ifade ediyor.
Anlaşılan bu bayramda çocuklara bakınca anlayacağız bayramın anlamını.
Onların gözlerindeki küçük bir ışıltı çakacak bayram ışığını,
Bir küçük tebessüm bayram tadını verecek!
Artık kesilen kurban etlerinin dahi pay edilmediği, bencil bir dünyanın insanlarıyız.
Acı ama gerçek…
Atık insanlar kurban etini dahi paylaşamaz olmuş bir birine dar ettiği dünyada.
Eşler, iki karı koca dahi aynı duygu dünyasına sahip değilken bu gün kalkıp da aynı bayram duygusundan bahsetmem ne kadar anlam ifade eder?
Kurban Bayramı’nda biraz olsan kafa dinlemeyi umut edenlere bayramlık bir söz…
Yarın dinlenmek için ayrılan vakit olabilirde olmayabilirde.
Yarının ne getireceğini bilmediğiniz bir gün var onun adı bayram.
Bana kalırsa bu bayram daha çok dinlenmek yerine daha çok yorulmalı.
Büyük heyecanla güne uyanıp, büyük bir aşkla abdest alıp, bayram namazına koşmalı…
Aynı yolda yürüyemediğimiz, selam vermemek için güzergah değiştirdiğimiz insanlarla, yan komşumuzla, tanıdığımız, tanımadığımızla en azından aynı kıbleye ortak bir safta buluşmalı.
Bu bayram biraz daha yorulmalı…
Mesela kahvaltı masasına bu gün bayram diyerek oturmalı…
Paylaşımcı olmalı, gönülden gelenlerle…
Paylaşmalı, Allah’a kurban edileni de Allah’ın kalbe işlediğini de…
Bu gün bayram diye bilmeli, yarın hiç olmayacak gibi düşünerek.
Bayramınız mübarek olsun demeden önce gönlünüze huzur, bedeninize sağlık, ruhunuza doyum, dünyanıza gök kuşağı renkleri diliyorum.
Bayramınız mübarek olsun!
….
YOZGAT RÜZGARI
Başer’in dünü, Yozgat’ın bu günü…
Dün Belediye Başkanı Yusuf Başer, Belediye Meclis üyelerine küçük bir şehir gezisi düzenledi.
Gezinin adresi belediye hizmetlerinin götürüldüğü mahalle ve sokaklardı.
Asfaltlanmış yollar, modern tesisleri görünce her şeyin insan için olduğuna bir kez daha kanaat getirdim.
Belediye hizmetlerinin halka yansıtılması noktasında Sayın Başer ve ekibi hakikaten önemli bir görevi yerine getirdi.
Kimine göre eksik, kimine göre yetersiz de olabilir.
Ama itiraf etmek gerekirse bu güne kadar yapılmayan, bu güne kadar görmediklerimiz yapılanlar.
Top Mahallesi’ne kadar asfaltlanmış yollar, insanların çamura batmadan yürüyebileceğini gösteriyor,
Üretici kadınlara özel dükkanlar,
Modern kaldırımlar,
Tesisler,
Hakikaten şehirde yaşamış olmanın farkındalığını ortaya koyuyor.
Belediye hizmetlerini daha geniş bir çerçevede değerlendireceğiz elbette.
Ama bu gün metropol kentlerdeki yolları Yozgat’ta görebilmenin ayrıcalığını hissettiğimi söylemek istiyorum.
Yozgat Belediyesi’nin 500 bin lira maliyetli Hayvan Barınağı ise Yozgat’a verilen değerin farklı bir göstergesi.
Türkiye’de ilk olabilecek özellikte bir Hayvan Barınma Tesisi kuruyor belediye.
Çevre Bakanlığı destekli tesis bittiğinde ortaya harika bir şey çıkacak.
Dün gezdik, gördük, sizler de içinde yaşıyorsunuz.
Her şeyiyle güzel şeyler yapılmış, emeği geçenler var olsunlar…