Şehit cenazesi sonrasında yaşanan olayların tesirindeyiz hala.
Değişik kesimlerden değişik yorumlar geliyor.
Yapılan yorumların menşeinde çoğu zaman politik amaçlar yatıyor.
Birileri şehit cenazesi üzerinden siyasi propaganda yapıldığını savunuyor,
Birileri ise inadına şehit cenazelerini saklama, halkın duygularını bastırma cenahıyla hareket ediyor.
İnsanların şehit cenazesinde saf olmaktan çok taraf olmaya çalıştığı süreci yaşıyoruz.
Daha dün Yerköy'deki şehit cenazesini saklayarak hükümetin açılım politikasına yağ sürme telaşında olan gazetelere bakıyorum,
Bu günkü Yozgat'ta yaşanan protestolara bakıyorum.
Ortaya yorumlanması cesaret isteyen enteresan sonuçlar çıkıyor.
İsterseniz öncelikle Ak Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ'a ve beraberinde bulunan siyasilere tepki gösterenlerin profiline bakalım.
Geçtiğimiz hafta içerisinde gazetemizi ziyaret eden Milletvekili Mehmet Çiçek, olayların yaşandığı günün ertesi gazete manşetlerinin 'Provokasyon Yozgat'ı tercih etti/kirletti' şeklinde olması gerektiğini söyledi.
Sayın Çiçek'e göre Yozgat ve millet menfaatlerini gözeten bir yayıncılık ilkesi olurdu böyle bir başlık.
Sohbetimiz arasında Çiçek, olaylara karışanların birçoğunun Yozgatlı dahi olmadıklarını
Ayrıca tepkinin belli bir siyasi çevreye ait olduğunu söyleyerek, MHP'yi işaret etti!..
Ben de kendisine tepki gösterenler arasında çoğunluğun tanıdık simalardan oluştuğunu söyledim.
Bu gün bir gerçeği daha açıklamak istiyorum.
Artık neredeyse her şehit cenazesinde bu tür tepkiler yaşanıyor.
Üstelik her geçen gün dozajı artıyor tepkilerin.
Toplumsal tepkilerin şiddet derecesine varması kabul edilir bir durum değil elbette.
Ama şöyle de bir gerçek var ki, ortaya konulan tepki tek taraflı değildi.
Sayın Çiçek'in söylediği gibi çoğunluğu yabancılardan da oluşmuyor.
Mekan-ı Cennet Şehidimiz Mustafa Tekgül'ün cenazesinde her siyasi gruptan insan vardı.
Yozgat gibi küçük bir kentte insanları tasvir etmek zor olmasa gerek.
Cenaze töreni sonrası teröre okunan lanetlerin hedefi bir anda Ak Parti oldu.
Derken Ak Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, tepkileri üzerine çeken isim oldu.
Olay anında da, sonrasında görüntülerden şu tespite vardım; “Bozdağ'a tepki koyanlar arasında Ak Partililer de vardı…”
Bazılarını yakından tanıyorum.
Bir çoğuyla selamlaşmışlığım,
Kalanıyla da göz aşinalığım var.
Eminim her Yozgatlı için aynı durum geçerlidir.
Kalabalık arasında Ak Partililerin olması ilk etapta insana enteresan ve kabullenilir gelmiyor.
Ama tepkinin ortak paydasının hemen orada bulunan ayyıldızlı bayrağa sarılı şehit olduğunu varsayınca, neden olmasın diyor insan!
Bozdağ'a tepki verenler neden Ak Partililerden oluşmasın.
Nitekim benim tespitim bu yönde oldu.
Sanırım Ak Partililerde bundan şüphelenmiş olmalılar ki, Bozdağ'a tepki koyan Ak Partililerin ve Ak Parti bünyesindeki kurumlarda çalışanların peşine düşmüşler.
O gün olayların yaşandığı anı fotoğraflayan, kamerasıyla görüntüleyen meslektaşlarımı tek tek gezmiş birileri.
Poliste o görüntülerin peşinde, siyasilerde…
Polisin görevi, tamam…
Peki ya siyasiler!
Amaç farklı, eğer orada tepki gösterdi diye birilerinin ekmeği elinden alınacaksa biz o işte yokuz.
Birileri istihbarat görevini yapacaksa bizden uzak olsun.
Ak Partililerin ortaya koyduğu tepkiyi kabul etmeyenler bence kendi içinde bir sorgulamaya gitmeli.
Bu güne kadar defalarca kez yazdım, ifade etmeye, anlatmaya çalıştım.
Açılım politikasının teröre verdiği tavizlerden Ak Parti tabanının rahatsız olduğunu,
Her gün şehit verilirken ağlayan şehit analarıyla dağdaki teröristin anasını eşit tutmakla gözyaşının dinmeyeceğini,
Ak Parti'ye oy vermiş, inanmış, adaletine sığınmış insanların artık göz yaşı, kan ve taviz istemediğini.
Kısacası dik duruş istediğini söylemeye çalışmıştım.
Nitekim bu gerçek Yozgat Cumhuriyet Meydanı'ndaki şehit cenazesinde tepik oldu, öfke oldu ortaya çıktı.
Bu gerçekler gün gibi ortadayken çıkıp da şehit cenazesinde üstü çizilecek adam aramak hangi dine, kitaba, ahlaka ve vicdana sığar.
Şehit cenazesine ortaya çıkan tabloyu elinize aldığınızda lütfen baş aşağı döndürmeden bakın.
O zaman her şeyi daha net görürsünüz!