İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan, bakanlar kurulu tarafından son şekli verilip, görüşülmek üzere TBMM Başkanlığına gönderilen yasa teklifiyle beldelerin büyük bölümü kapanacak. Kapanacak beldelerin Belediye Başkanlarının bir çoğu tepkili, hazırlanan yasa taslağının ''Adil olmadığını'' ileri sürüp, tepki gösteriyor, haklı olarak.
İki bin-üç bin nüfuslu yerleşim alanlarının ''İlçe'' olarak unvan verildiği Yozgat gibi daha bir çok il bulunuyor. Nüfusuna bakılarak unvanları ellerinden alınmak istenilen beldeler ise buna haklı bir şekilde isyan ederken, bazı beldeler ''Turizm'' şemsiyesi altına sığınıp, yasanın ''Kapatma'' kararı dışında kalıyor, bırakılıyor.
Daha önce dile getirdiğim üzere, beldelerin unvanlarının nüfus kriterlerine bakılarak ellerinden alınacak olması bana saçma geliyor, yanlış bir uygulama olarak görüyorum. Bazı beldeler var ki; sadece nüfusları fazla olduğu için beldelik unvanlarını alırken, hiçbir özellikleri bulunmuyor. Üstelik bazı bölgelerde nüfusları itibariyle belde yapılan yerleşim alanları birbirlerine sınır, birbirlerinin mahallesine konumunda. Bunların sadece nüfusları itibariyle belde kalması bana göre yanlış.
Yanlış olan, beldelik için ilk ve tek şartın nüfus olmasıdır. Nüfusa dayalı bir unvan ortaya konulduğunda, sorunları çözmek yerine yeni sorunların da beraberinde gelmesine neden olunacaktır. Bunun yansımaları daha sonra ortaya çıkacaktır. Ama yasal düzenleme yapıldığından, yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar yanlış da ısrar edilecektir.
Tıpkı, bazı üniversitelere bağlı Fen Edebiyat Fakülteleri'ndeki öğrencilerin elinden öğretmen olma haklarının alınması gibi yanlışlar ortaya çıkacaktır. Başka bir yazı konusu ama bugün Matematik bölümünde eğitim verilecek öğrenci bulamayan üniversiteler, diğer taraftan Matematiğin her alanda var olduğunu, o nedenle de matematiği herkesin bilmesi gerektiğine işaret ediyor. Ama siz bu gerçeği yok sayıp, farklı bir uygulamayı devreye sokuyorsunuz, doğruluğunda da ısrarcısınız.
Beldelerin kapatılmasıyla ilgili yasal düzenleme de aynı durumda. Hazırlanan yasa tasarısında ilk ve tek şart nüfusa endekslenmiş. Yozgat'ın Çadırardıç gibi beldelerinin durumunun ne olacağı hiç bir zaman hesaba katılmamış. Çadırardıç'ın durumunu öncesinden takip ediyoruz, bu gazetenin haftalık özel sayılarla çıkarıldığı dönemde bile manşetlerden verilen olumsuzluk örneği haberler geride kaldı, beldelik unvanı verildikten sonra. Bugün Çadırardıç ve benzeri beldelerin nüfus kriterlerine dayanılarak ''Yok'' sayılmasının getireceği sorunları Belediye Başkanı Yusuf Mertoğlu sıralıyor. Eksiği var fazlası yok.
Bana kalırsa bu konu yeniden ele alınması gerekir. Yanlışlıklar düzeltilmelidir. Beldelik, ilçelik unvanları için bir değil birden fazla kriterlerin gözönünde tutulması sağlanmalı, bu kriterleri yerine getirenlerin nüfus kriterini de yerine getirip, getirmediğine bakılmaksızın değerlendirilmelidir.
Aksi durumlar beraberinde sorunları getirecektir.

------------------------------------

'Zor' denilen kolay

Önceki hafta evimizde ağırladığımız Sancaktepe Belediyespor karşısında 2-0 önde götürdüğümüz maçın sonlarında yediğimiz gollerle sahadan 2-2'lik skorla ayrıldı, bir puana razı olundu. Birden fazla gerekçe sıralandı, konuşuldu. Hepsinin de kendi açısından haklılık payı mutlak vardır.
Maçın skorunun oyuncu değişikliğindeki yanlışa bağlayanlar da çoğunluktaydı. Ama asıl sorun oyuncu değişikliğinden veya birden fazla sıralanan gerekçelerden ziyade, takımın ''Takım olma'' anlayışının henüz oturmamasına bağlı ''Özgüvenin'' olgunlaşmamasından kaynaklanıyor.
Çorum deplasmanına gidilmeden önce gerçekleştirilen toplantıda da ifade ettiğim üzere; ''Yimpaş Yozgatspor, top oynamak isteyen takımlar karşısında puan kaybetmez. Ama top oynamak yerine oynatmama tercihini kullanan takımlar karşısında ilk dakikalarda gol bulamazsa sıkıntı yaşar.''
Kırmızı siyahlı ekibin futbolcuları, skorda yaşanılan değişikliklere paralel olarak oyun anlayışında istem dışı bir değişim yaşamaktadır. Bu da takım olma anlayışının henüz oturmamış, özgüvenin olgunlaşmamış olmasının bir eseri olarak karşımıza çıkmakta, bu yönde tedbirlerin alınması gerektiği bilinmektedir.
Hafta içerisinde gerçekleştirilen toplantıda, teknik direktör Galip Gündoğdu yaşanılan sıkıntıların farkında olduklarını, bu sıkıntıların aşılması noktasında ise gerekli çalışmaları yaptıklarının altını çizdi, hedefe ulaşabilmek için ellerinden gelenin daha iyisini yapmaları gerektiğine vurgu yaptı.
Çorum deplasmanına çıkılırken bunların ne kadarı giderildi bilemiyorum, maçı izleme olanağım olmadığı için. Ancak alınan skora bakıldığında, birde kadroda ''Değişmez!'' denilen isimlerin de çeşitli nedenlerden ötürü bulunmadığını gözönünde tuttuğumuzda, bazı değişimlerin olduğunu söyleyebiliriz.
Yimpaş Yozgatspor, pazar günü ligin güçlü ekiplerinden biri olarak görülen Keçiörengücü takımını konuk edecek. Geçtiğimiz haftaya kadar puan kaybetmeyen Keçiörengücü takımı ilk yenilgisini aldı. İkinci yenilgisini de bu hafta Yimpaş Yozgatspor karşısında alacaktır. Daha doğrusu, Keçiörengücü takımına ikinci yenilgiyi kırmızı siyahlı ekip tattıracaktır.
Zira, Yimpaş Yozgatspor çok iyi top oynuyor. Tek sıkıntısı skora bağlı değişimi devreye sokarken, rakibe rahat hareket etme imkanı vermesidir.
Futbol takım oyunudur. Takım oynunda ferdi hareketler sadece ferdi hareket edeni değil, diğer takım elemanlarını da gereksiz yere yorar, sıkıntıya sokar. O nedenle kırmızı siyahlı ekibin futbolcuları, rakibi gözünde büyütmeden, tam tersi küçük görmeden, rakibi rakip olarak görüp, ilk dakikadan itibaren ortaya koyduğu performansı son dakikaya kadar taşıyıp, hakemin bitiş düdüğü ile maçın bittiğini kabul ederek hareket ederse, Keçiörengücü'nün de gücü yetmez, diğerlerinin de gücü yetmez bu takıma...
Futbol, ayak oynu olduğu kadar akıl oynudurda. Aklını kullanan her zaman rahat kazanır.