Son günlerde yaşanan olaylar o kadar trajikomik geliyor ki bana, yorum yapıp yapmamakta çok düşündüm. Ama öyleki kendimce komedi taraflarını sizlerle paylaşmak istedim...
İlk olarak ayakkabı kutusu, her bayanın olduğu gibi benim de ayakkabı takıntım vardır. Evdede 25-30 çift ayakkabım var, her birinin de kutusu var ama içinde ayakkabı var. Hem de indirim vakitlerinde alınmış ayakkabılar. Yani anlayacağınız şu gün toplasan 2-3 bin bile etmez. Bundan çıkarılacak sonuç ben fakirim ve bana bağış yapacak tanıdığım zengin bir iş adamı yok(!)...
İkincisi göz altına alınan bakan çocuklarının hakkındaki suçlamalar beni gerçekten ilgilendirmiyor, o konuya hiç değinmeyeceğim ama o kaos zamanında yapılan açıklamalar gerçekten çok komik ti...
Özellikle Bülent Arınç'ın 'bir babanın oğlunun tutuklandığını medyadan duyması ne kadar korkunç..' açıklaması...
Evet bende yada yurdum insanı da tutuklandığı zaman ya da tutuklanacağı zaman babası aranmıyor, oda ya medyadan ya da gayri ihtiyarı evini arayan karakol polisinden öğreniyor... Yani onun bakan çocuğu olması tutuklanmasına ve önceden babasına haber verilmesine bir etken değil... Bence o da sen ben gibi yurdum insanı...
Diğer konu da nereli olduğu henüz belirlenemeyen Rezza Zarrab'ın mal varlığı ve günlük ihraç ettiği bir ton altın... Düşünüldüğü zaman korkunç bir para trafiğinin merkezi olan Zarrab'ın bugüne kadar neden hiç incelenmediği de tabiki düşündürücü..
Malum Türkiye'de bir ton altın ihraç eden insan sayısı bir elin parmağını geçmez...
Bu yüzden geç kalınmış bu operasyonun sonuçlarında olan yine bizlere oldu...
Niye mi?
Bu hengamede yapılan zamları, konan kotaları görmeyip hala insanların dudak uçuklatan mal varlıklarını ve ortada dönen milyar dolarları konuşur olduk...
Cebimiz de bir lira yokken, beynimizde dolar bitti diye kendimizi inandırmaya çalışırken, ismini dahi bilmediğimiz milyar dolarları tartışır, konuşur hale geldik...
Bal tutan parmağını yalar atasözünden yola çıkarak, bu tip yolsuzluk ve rüşvet hikayelerinin binlerce yıldır yaşandığını düşünüyorum ama düşündüğüm artık parmak yalamak yetmiyor kovanı tümden alıyor insanlar...
Yani anlayacağınız bize atalarımızdan miras kalan bu söz artık bal tutan kovanıyla götürür olarak değiştirilip, bizden sonrakilere de böyle aktarılmalı...
Yani Türk Dil Kurumu bu konuda, değişen atasözleri hakkında yeni araştırmalar yapmalı...
Yazık ki, ben komik bulsam da bu operasyon ve tutklamalarla bir çok düzen bozuldu, birileri mağduru oynarken, birileri kendine sıçrayacak ateşe karşı önlem almaya başladı ve artık resmi kurumlarda yaprak kıpırdamaz hale geldi...
Bunun cezası yine yurdum insanına kesildi ama yapacak bir şey yok...
Bizim hayal dahi edemediğimiz paralar insanların ayakkabı kutularından çıkıyor.
Bu da yurdum manzarası artık ne diyelim.