Siyasetin kenarından, kıyısından, dip köşesinden, azıcık da olsa bir yerinden anlıyorsam şunu söylerim;
    Siyasette liyakat şartoğlu şart…
    Ha, liyakatsiz insan siyaset yapamaz mı, yapar, hem de bal gibi yapar!
    Bu gün siyaset halkın gözündeki imajını kaybetmişse bunun tek sebebi liyakatsiz siyasetçilerdir.
    Yozgat’ın Atatürk tarafından bilmem kaç yıl cezalandırdığı yalanını ortaya atan da liyakatsiz siyasetçinin ta kendisidir.
    Adam çıkar meydana, atar da atar atar da atar.
    Tutmadığı vakit ortada bir bomba patlatır.
    Zamanında Yozgatlıya deniz getireceğini söyleyenler olmadı mı?
    Yalanı örtecek bomba patladığı vakit ortaya pis kokular çıkar, çirkin görüntüler peydah olur.
    Bunun adı siyasi liyakatsizliktir!
    Halk ne zamanki verdiği oyun hesabını yapmaya başladı (henüz yeterli seviyede değil ama…) işte o zaman şeffaf yönetim anlayışı, liyakatli siyasetçi modeli ortaya çıktı.
    Son genel seçimlere kadar ithal adaylar çıkmıyor muydu karşımıza?
    Siz ne kadar temayül yoklamasında bir numaradan seçerseniz seçin,
    Delege ne derse desin, lider ya da artık siyasi partinin başındaki isimler, kimi tercih ederse o sıralamaya girer.
    Kim ne kadar parti içi demokrasiden bahsederse bahsetsin hala düzen bu şekilde işliyor aslında
    Ama vatandaşın kafa yapısı değişti, haliyle teşkilat mensuplarının da.
    Bir muhtar icabında vekilinin yakasını kavrayıp, hesap sorabiliyor.
    Ya da bir partili il başkanın karşısına geçip doğru bildiğini söylemekten imtina etmiyor.
    Henüz bir şeyleri aşmış değiliz, ama eğilimindeyiz ki- ben bunu dahi şimdilik olumlu bir adım olarak görüyorum.
    Yaklaşan seçimler öncesi önce CHP, ardında da Ak Parti’de il başkanları milletvekili aday adayı oldukları için istifa ettiler. CHP koltuk boşluğunu Onur Kaytan’la doldurdu.
    Resmen ataması yapılan Kaytan, parti hedefleri ve misyonu konusunda kamuoyu ile paylaşımda dahi bulundu.
    Şimdi gözler Ak Parti’de.
    Zaten son birkaç gündür de Ak Parti’deki gelişmeleri konuşuyor, takip ediyoruz.
    Ak Parti’de il başkanı kim olacak sorusuna yanıt arıyoruz.
    Kamuoyunda dışarıdan bir aday arayışının olduğu şeklinde söylentiler olsa da Ak Parti il başkanının ilk etapta açıklanan isimlerden bir tanesi olacağı artık gün gibi aşikar.
    Kim bu isimler hemen hatırlayalım:
    Avukat Fahri Açıkgöz,
    Ali Açıkgöz,
    Ertuğrul Bölükbaşı,
    Turgay Kargı.
    Bu isimler arasında öne çıkan iki isim var. Soyisim benzerlikleri dışında kulvarları ayrı isimler aslında.
    Biri avukat diğeri ticaret adamı…
    Fahri Açıkgöz ve Ali Açıkgöz ismi kamuoyunun yakından tanıdığı simalar.
    Yozgat siyasetinin de haliyle.İsimler üzerinde bir değerlendirme yapacak olursak şahsi manada diyecek sözümüz zaten olamaz.
    Her ikisini de il başkanı olması, mesleki başarıları ve kamuoyunda kabul görür bir kimliğe sahip olmaları zaten başlı başına bir idol.
    Parti içindeki şanslarına gelince.
    Ali Açıkgöz Yozgat siyasetinin yakından tanıdığı bir isim. Daha önce dönemin Doğru Yol Partisi’nde il başkanlığı yapmış bir siyasetçi.
    Siyasi bir yönetici olarak işini bilen bir siyasetçi.
    Ak Parti’de il başkanlığı konusunda şansı var mı, bu açıdan bakarsanız fazlasıyla var!...
    Dahasını söylemeden önce isterseniz bir de Avukat Fahri Açıkgöz’ün durumuna bakalım:
    Kamuoyunun yakından tanıdığı bir isim. Yozgat siyasetinde isminin üzerine olumsuz yorum yapacak bir Allah’ın kulu yoktur sanırım. Varsa da biz şimdilik duymadık! Siyasette ortaya koyduğu duruşu, Ak Parti’deki konumu ve geçmişe dair farklı siyasi kulvarlarda bulunmaması sanırım bir karış da olsa Fahri Açıkgöz ismini ön plana çıkarıyor.
    Aslına bakarsanız her iki Açıkgöz’ün de olma ihtimali yüzde elli seviyesinde.
    Ama Fahri Açıkgöz’ün siyasette yeni bir vizyona sahip olması, geçmişe dair Ak Parti dışında herhangi bir yöneticilik hareketinin olmaması bana göre ciddi bir şans ve artı bir durum.
    Pazar günü Yozgat’ta teşkilat yoklaması yapacak olanların bu hususları göz ardı etmeyeceğini düşünüyorum.
    Tamam, sonuçta parti genel merkezi kimi işaret ederse o kişi il başkanı olacak olmasına ama eğer bir adım önde telaffuz edilecek isim varsa terazinin bir tarafı bir gramda olsa fazla tartıyor gibi!!!
BOZOK’TA SEÇİM RÜZGARI
Çiçek gitti Bozdağ geldi!..
Ak Parti’nin teşkilat yapısına hayranım arkadaş.
    Adamlar erinmiyor, ta Ankara’dan çıkıp Yozgat’a geliyor.
    En küçük bir gelişme de olsa bir şekilde parti içerisinde çözüm bulmanın yolları aranıyor, önce kendi içlerinde istişare ediyorlar.
    Tüm bu gelişmeler olurken de gerek milletvekilleri olsun, gerek genel başkan yardımcıları, bakanlar, hatta başbakan ne kadar yoğun olursa olsun çıkıp geliyor teşkilatın ayağına.
    Sorgun’da aday çıkarmayan Ak Parti, Sorgunlu’nun gönlünü almak için o dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’le miting düzenlememiş miydi?     Ak Parti işi şansa bırakmıyor anladık.
    İşte bir örnek daha.
    İl başkanlığı koltuğunun boş kalması ile olası bir karışıklığa mahal vermek istemeyen Ak Parti, adeta Ankara’dan Yozgat’a taşındı.
    Bir haftadır Milletvekili Mehmet Çiçek Yozgat’ta…
    Kısa da olsa tatili de fırsat bilen Çiçek ayağının tozu ile gelmişken ziyaretlerde de bulundu.
    Biz gördüğümüz kadarını yazdık kim bilir hangi mekanlarda hangi toplantılar, ziyaretler düzenlendi.
    Dün de Ak Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ Yozgat’taydı.
    Ankara’da gündem sıcakken, seçim arifesinde onca iş varken Bozdağ çıktı Yozgat’a geldi.
    Dün geldi, önce parti kurmayları ile buluştu.
    E, Yozgat’ın gündemi de sıcak, il başkanı kim olacak derdi var!
    Teşkilatları ile önce bunun istişaresini, tartışmasını yaptı.
    Bu gün de ziyaretleri var… Dinlemesi gereken, bulunması gereken yerleri gezecek.
    Kim nasıl algılar bilemiyorum ama bana göre siyasetin olması gerekeni tüm bunlar.
    Siyasetçi bunu yapabilmeli.
    Gerektiğinde teşkilatının ayağına, gerektiğinde köyde sandık başkana kadar girebilmeli.
    Sözü fazla uzatmaya gerek yok, Ak Parti işi şansa bırakmıyor, bunu yaparken de sınırları olabildiğince zorluyor.