***
Bu tespit ve iddiayı 7 Haziran öncesi sokağın nabzını tutarak dile getirmiş, söyleşi köşeme taşımış birisi olarak konuşuyorum. O dönem AK Parti kanadından aldığım tepkilere ve sokak söyleşilerinin objektif olmadığı yönünde aldığım eleştirilere karşılık 7 Haziran’da sandıktan haklılığım, doğruluğum ve objektifliğimin sonucu çıkmıştı.
***
Şimdi dile getireceğim hususlarda da yine vatandaşlarla kurduğum temas, küçük bir şehirde yaşamanın avantajını kullanarak tanıdık esnaf, çiftçi ve farklı görüşteki insanlarla kurduğum diyalogların katkısı ve oradan edindiğim izlenimlerin büyük rolü var.
***
AK Parti’nin başlattığı çözüm sürecinin başarısızlığına en büyük tepki veren il Yozgat. Özellikle 7 Haziran’dan sonra artan terör olayları ve verilen şehitlerin sorumluluğu ve faturası pek tabii olarak Yozgat’ta da AK Parti’ye kesiliyor. AK Parti’ye bu dönemde de oyunu vereceğini dile getiren vatandaş dahi. Ülkeye huzur ve güven getirmesi için son şans verdiğini ifade ediyor.
***
MHP ilk başta koalisyon sürecini tam anlatamasa da, aradan geçen süre sonunda MHP’nin sunduğu dört şart artık bir “Milli Mutabakat”a dönüşmüş durumda. MHP yönetimi resmi ağızlarla kendini anlatamayınca yerine milliyetçi akademisyen, hatip ve gazetecileri ekranlara sürdü. Böylece iktidara yakın yayın organlarında bile MHP’li bu isimler koalisyon süreci ve dört maddeyi millete aktarmayı başardı.
***
Yozgat özelinde merkezden aday göstermeyen AK Parti’ye kendi içinden dahi tepkiler geldi. Partinin merkezdeki adayı olan Yusuf Başer’in seçilemeyecek yerden aday gösterilmesine AK Parti tabanından ve parti yönetiminde bulunan bazı isimler dahi razı olmadı. Çünkü Başer hizmetlerin peşini kovalıyor, tıkanıklıkları gidermeye çalışıyor ve basını da kullanarak Yozgatlı seçmeni durumdan haberdar ediyordu.
***
13 yıllık yıpranmışlık bir yana, AK Parti’nin çeşitli partilere yaptığı operasyonlarda o partilerin camiasını, sempati ve mensubiyet duyan insanını kendi siyasi hareketine daha fazla sahip çıkmaya ve sahiplenmeye itti. Örnek verecek olursak BBP’nin gençlik yapılanması, MHP ve hain-bölücü HDP.
***
AK Parti’nin kendine yakın yayın organlarında Alperen Ocakları’nın AK Parti’ye destek vereceği şeklinde yaptırdığı haberler. Yine AK Parti’li isimlerin Alperen Ocakları adıyla kurduğu bir vakıfın kamuoyuna BBP’nin Alperen Ocakları şeklinde sunulması, nispeten içinde AK Parti’ye kayma olan bu hareketi ve yapılanmayı yeniden bir araya getirdi.
***
Daha önce Alparslan Türkeş’in küçük oğlunu transfer eden AK Parti’nin, bu kez Tuğrul Türkeş operasyonu da AK Parti’ye katkı vermediği gibi, MHP’ye kızgın isimleri dahi yeniden MHP’nin yanına çekti. Saygın liderlerin oğulları üzerinden yürütülen çalışma ters tepti. Öyle ki AK Parti’li seçmen dahi: “Şimdi Bilal Erdoğan CHP’ye geçse ben CHP’ye mi oy vereceğim?” diyerek bu çalışmaların yanlış olduğunu söyledi.
***
AK Parti’nin son süreçteki dezavantajlı durumunu, hatalarını ve yanlışlarını bir yazıyla daha aktarabiliriz. Özellikle Yozgat’taki siyasi atmosfer, diğer partiler ve AK Parti’nin içinde bulunduğu süreci de ayrı bir yazıyla dile getirerek, Yozgat özelinde partiler ne durumda yine buradan sunabiliriz. Şimdilik bu kadar.