Türkiye'de geleneksel okul anlayışı otorite kaynaklı ve öğretmen-yönetici merkezlidir. Bu durum, bu anlayış içerisinde okutulan kitapları ve oluşturulan programları değişmez harfi harfine uyulması ve uygulanması gereken bağlayıcı ve baskıcı unsurlar haline getirmektedir. Bu şekilde eğitim anlayışıyla yetişen bireyler, her türlü orjinallik ve yenilikçilikten uzak, taklitçi ve takipçi bir birey haline gelmektedir. Öğretmen, öğrencilere kendi kendine araştırma tekniklerini öğretmeli ve araştırıcılık, yenilikçilik ruhunu sürekli aşılamalıdır. Araştırıcı ve yenilikçi olmaya alıştırılmalıdır.
Devamlı değişen dünyada eğitim program ve metotları da yeniliklere uygun hazırlanmalıdır. Bilimin kural ve kanunlarına aykırı düşen bir eğitim programı kişileri istenilen hedefe ulaştıramaz ve çağdaş olmaktan uzak kalır. Teknolojik gelişmelere ayak uydurmalıdır. Eğitim Programı kişinin yetiştirilmesinde bir hedef tayin etmiştir. Kişiyi ne yapma istiyorsa o bilgileri verir. Kişinin hedeflenen yetişmesine katkıda bulunmayan lüzumsuz ve faydasız bilgiler, eğitim programlarından çıkarılır. Böylece öğrenciler, faydasız ve lüzumsuz bilgilerin hamalı yapılmamış olur. Bunun için Hz. Muhammed: "Allah'ım, fayda vermeyen bilgiden sana sığınırım” diye dua etmiştir.
Her toplum kalkınmak ve sosyal refaha kavuşmak ister. Kalkınmak ve sosyal refaha kavuşmak ancak eğitimde kaliteyi yakalamakla olur. Bunun için eğitim programları kaliteyi hedefleyerek hazırlanmalıdır. Eğitim programları kaliteli eleman yetiştirmeyi amaçladığı takdirde üretimde kalite ve verim de artacaktır. Bunun için öğretim programları öğrencilerin kabiliyet ve kapasiteleri ölçüsünde mesleklerinde geliştirilmelerini, böylece istihdam alanlarına kaliteli eleman yetiştirmeyi amaçlarlar.
Öğrenciler, kabiliyet ve kapasitelerine göre sınıflandırılmalıdır. Öğretim programları gruplanan kabiliyetlere uygulanmak üzere hazırlanmalıdır. Böylece öğretim öğrencilerin kapasitelerine de uygun olacaktır. Kabiliyet, eğilim ve kapasitelere uygun yapılan eğitim ekonomik ve verimli olacaktır.
Eğitimde fırsat eşitliğini sağlayarak toplumun her kesimini eğitim hizmetlerinden yararlandırmak, demokratik rejimlerin temel hedeflerinden birisidir. Her fert, yeteneklerinin geliştirilmesine imkân sağlayacak bir eğitim düzeninden yararlanmalıdır. Eğitim görme sadece bir grubun, bir sınıfın hakkı olmamalı, batıdan doğuya, şehirden köye kadar bütün yurt kadını, erkeği, çiftçisi, hamalı ile her birey eğitimden payını almalıdır. Fırsat eşitliğinden uzak bir eğitim sistem ve programı adaletli olmadığı gibi toplumun genelini kaliteli bir eğitime kavuşturması da mümkün olamaz. ( Devamı var)