Anıtlar Yüksek Kurulu’nun onay vermesi hâlinde kalıntıların bulunduğu bölgede temizleme çalışmaları yapılıp, tarihî hamamın kalıntılarının yerleri tespit edilecek, daha sonra da kazı çalışmaları gerçekleştirilecek.
   
       Kayseri’de oturan Roma Krallarından birinin kızı amansız bir hastalığa yakalanır. Kral, kızını bir çok hekime götürür, tedavisi için her şeyi yapar; ama güzelliği dillere destan bu kızın derdine çare bulunamaz. Kızın hastalığı gün geçtikçe ilerlemektedir, kız artık yürüyemez bir hale gelmiştir. Ayakları tutmamaktadır, dizleri küt olmuştur. Bu günkü adıyla kızın hastalığı romatizmadır. O günlerde Sarıkaya sazlık ve bataklıktır. Sıcak suyun olduğu yerde küçük bir gölet oluşmuştur.
     Balçık hâlinde çamurlu bir hamamdır burası. Kral küçük kızını son çare olarak bu sıcak suyun bulunduğu yere gezsin diye gönderir. Artık ömrünün sayılı günlerini yaşayan zavallı kız, avunmak için bu çamurlu gölet kenarında dolaşmakta, zaman zamanda arkadaşlarıyla çamurlara girmektedir. Gezmek ve avunmak için girdiği çamurlar ve sıcak su kıza iyi gelir.
    Bir müddet burada kalır, gün geçtikçe kızın hastalığı iyi olmaya başlar. Küt dizleri açılır, yavaş yavaş yürümeye, adım atmaya başlar. Sonunda tamamen iyileşen güzel kızın sıcak su sayesinde iyileştiği anlaşılır.
    Bunun üzerine kızın babası Kral, buraya mermerden bir havuz yaptırır. Etrafını kesme büyük taşlarla çevirttirir. Önceleri kimsenin olmadığı bu havuzun çevresinde bir şehir oluşur. Kralın kızının adı bu yeni şehre verilir. 70 bin nüfuslu bu şehrin adı ’Opel’ veya ’Hoperi’dir. Şehrin ulaşımı ise Sarıkaya’nın Beş tepeler mevkiinden geçen Yozgat ve Kayseri şoselerinden sağlanmaktadır. Bu büyük şehir, bir deprem sonucu yok olmuştur. Sadece hamamların olduğu yer kalmıştır.
    O tarihten günümüze kadar da Sarıkaya’daki termal kaynaklar hastalara şifa dağıtmaya devam etmektedir. Sarıkaya ya giderken benzinlikte durduk havuz ve su vardı orada hortumu tuttum su içerken aklıma Hayrunnisaya yapacağımız şaka gelmişti hemen hortumu ona doğru tuttum ve saçları ayakları ıslandı küçük şakadan sonra suyumuzu içtik oradaki anımızı Kelami bey resimledi sağ olsun.orada kurt köpeği vardı seveyim dedim teyzeye sordum ısırır mı diye oda evet dedi.
      Sonra bari uzaktan da olsa resim çekileyim derken köpek bana hırladı adı boncuktu boncuk gibi gözleri vardı köpek zincire bağlı olduğu halde beni ısırmaya yeltendi bende hemen arabaya koştum ucuz kurtuldum köpeğin faciasından.oradan bir yerde mısır yedik köy odasına gittik resimler çekildik, sözde gözleme yapıyormuş gibi resim çekildik harikaydı köy odasına girdik, muhteşemdi içeriği. Yimpaş Kültür parkıymış burası.
    Sarıkaya’da Belediye Başkanı sayın Ali Osman ERBİR’in verdiği akşam yemeğimizi yedik, doğal güzelliklerinin yanı sırada damak zevkleri de harikaydı.lokanta hijyenikti garsonlar ise yakından ilgilendiler sağ olsunlar. Akşam 8’de şiir dinletisi için hazırlıklarımıza başladık o arada hazırlıklar yapılırken çok değerli kardeşim Yozgat’lı ve Sarıkaya ilçesinde ikamet eden Murat Erdoğan ve ailesiyle tanıştım kızı vardı Ecrin bebek piramütüre doğmuş ama 11 buçuk aylık idi.çok şekerdi ama çerkez kızıydı.
YOZGAT ŞİİR ŞÖLENİNİ ASLA UNUTMAYACAĞIM
    Eşi ise hanım efendi bir bayandı oğulları ise saygılıydılar rabbim mutluluklarını daim etsin. Evet şiirler okunmaya başladı sunumunu değerli dost şairim Kelami bey ve arkadaşı Süreyya Kaya Hanımefendi şair dostumuz yapıyordu yalnız buruk geçiyordu gecemiz çünkü bir şehidimiz vardı Yozgat ta şehitlerimizin anısına konuşmalar yapıldı şiirler okundu.Tüm şair ve yazar dostlarımız şiirlerini okudular, hele hele ki Tacettin abimin okuduğu şiir muhteşemdi şiirin adı ’torun bakma cezası’ yüreğine sağlık canım abim.
Toynak abim de harika şiir okudu ama Tacettin dedem kadar olmasa da eh iyiydi: şaka biryana birbirinden güzel eserler dinledik dost şairlerimizden. Neslihan Yazıcılar arkadaşımız ,pakize Altan,harika hanım şiirlerinin  okudular. Aşık Zafer şair arkadaşımız taşlama yaptı şairlere özgü bize deli şairler dedi espri babında ama çok eğlendik yüreğine sağlık arkadaşımıza.
    Türkiye’nin çeşitli illerinden şair yazar ve gazetecilerimiz katılmıştı müthiş bir kalabalık vardı,  güzel Sarıkaya ilçesinde halk çok duyarlı idiler. Bizleri dinleme sabrını gösterdiler: Mümin bey , Emine sevinç öksüzoğlu ve kızları şiir okudular ayrıca beni de şiirimi okumak için anons yaptılar elim ayağım titreyerek ürkek bakışlarla sahneye doğru ilerledim ama kalbim yerinden çıkacak gibiydi,  şiire başlamadan önce şehitlerimizi saygıyla andım.sonra şiirime devam ettim şiirimin adı ise ;Haberin yok ben ölüyorum,
    Bu şiiri ben yazdığım gece eşim işten ayrılmıştı bir de köyden çok sevdiğim akrabamın ölümü üzerine yazmıştım. Biliyorum diğer şair dostlarım kadar güzel okuyamadım ama en azında sahne heyecanının nasıl olduğunu kavradım, dostlarımın arasında olmakta bana büyük mutluluk vermişti.
Yozgatlı küçük kardeşimiz lise öğrencisi Sarıkaya ilçesinde ikamet eden tatlı kızımız Emelim dayan yüreğim diye bir şiir okudu çok güzel okudu, yürekten kutluyorum şeker kızımızı...Evet gecemiz sona eriyor artık memleketlerine dönecek arkadaşlarımızın bir kısmı yola çıktılar bizlerse aynı yurtta kaldık ertesi gün ise sabah erkenden kalktım hazırlandım bahçeye gittim baktım zafer bey elinde bağlama diğer arkadaşını bekliyordu yola çıkmak için .
       Yurdun bahçesinde bize Aşık Zafer arkadaşımız müzik ziyafeti verdi hem saz çaldı hem de türkü söyledi ’Mecnunu düşünüyor mu Leylası neden gitti neden gitti Leyla sı diye türkü yaktı muhteşem bir sesi vardı teşekkür ettik ve yolcu ettik. Emine hanım ve zafer beyi.
    Bizler ise otobüsle kahvaltı ya gittik. Yozgat Kent Parktı burası. orada eğlenceli bir kahvaltı yaptık ben erken ayrılacağım için dostlarım bana belgemi verdi teşekkür ettim.
    Belgem Ahmet Sargın bey ve Ayhan Çelik bey tarafından verildi. Şair ve emekli öğretmen arkadaşımız beni terminale getirdi.  Ben teşekkür ettikten sonra otobüse bindim Samsuna doğru yol aldım oradan, dsonra  Sinop ’a gitmek için tekrar vasıta değiştirecektim.
     Ama Yozgat’a hayran kalarak evime döndüm çok teşekkür ederim değerli program yapımcılarımız gazetecilerimiz ve şair yazar dostlarımız.Ayrıca saygı değer şair Yozgat valisine ,Belediye başkanına kısa bir sürede Yozgat’ı en yüksek değerlere getirdikleri için yürekten kutlarım bizlere gösterdikleri misafir perverliklerinden dolayı ayrıca şükranlarımı sunarım."
    Songül Bozka ÖZGÜN / Şair-Yazar Bilecik