Geçmişteki, Başbakanlar, Genel Kurmay Başkanları, sizlere 41 kere maşallah…
Emekliliğinizde dolaştığınız yollara halkımızın kırmızı halılar serip kuru kaldırımlarda yürümenizi sağlaması gerekir!
Ve de elzemdir.
Nedenine gelince;
Ürdün’de Yunanistan’da, Suriye’de, İran’da hava savunma sistemi varda, bizde olmadığı için… peki, şimdi sizlere bir vatandaş olarak soru-yorum; yıllardır yığınla aldığınız savunma harcamaları nerelere gitti ...? neden bu zamana kadar bir hava savunma hattı kurulmadı?
Şu patroit meselesi ortaya atılalı 32 gün oldu. Ya komşu Devletlerden birisi, sallasa birkaç nükleer başlıklı füze, sonucunun ne olacağını Allah bilir.
Ey geçmişte görev yapmış olan ağalar, paşalar, beyler, bey efendiler, elinizi vicdanınıza koyup da bir muhasebe yaptınız mı? demek ki 73,5 milyon insanımızın canının hiçbir önemi yoktur. Gaz maskeleri dağıtılana kadar (tabi ki sağlam ve kullanılabilirlilik vasfı kaldıysa? ST) Dünyamızı değiştireceğimiz gün gibi ortadadır. Şehirlerimizde sığınak var mı? Yok. Sığınak diye yapılan binaların altı ya depo olarak kullanılıyor, yada hizmetli oturtuluyor. Sizleri temin ederim, Ankara’da sığınak denilen yerin daha ilk giriş kapısında içeri girmeden yüzlerce insanın telefata uğrayabileceğini tahmin etmemek güç değildir. Patroitleri verecek Nato müttefiklerinin parlamentolarında, oylamalar yapılacakmış. “Verelimi verirsek kaç adet olacak” diye…
Haniya geçmişte Türkiye’yi ziyaret eden bir Sovyet Devlet adamı “Bu gücünüz komşularınız için fazla, bizim içinse, Nato sizin cenaze merasiminize gelir.” Dediği gerçek miydi, şehir efsanesi miydi hatırlamıyorum!!! Şehir efsanesi de olsa, efsane gerçeğe dönüşüyor gibi… Nato'nun tartışılma  zamanı çoktan geçmektedir. Parasını ödeyerek alınan silahları bile  nazla, niyazla satan Nato müttefiklerinin, Allah korusun bir saldırıya hedef olduğumuzda, alacağı tavır, tutumu kestirmek zor değildir. Aslında sorulması gereken yüzlercesi varda, biz Fuzuli'nin  “söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.” Deyişiyle yazımızı noktalayalım.???!!!???