İnsanın aklına terörle mücadelede zafiyet mi var diye bir soru geliyor. Neden mi? Aslında nedenleri de çok. Alınması gereken tedbirleri almakta geç kalıyoruz. Basit tedbirler alınıp önlenebilecek hadiseleri önlemekte de zorlanıyoruz.
Şehir eşkıyalığına soyunan PKK ve onun yandaşları büyük şehirlerde kargaşa çıkarabiliyorlar. Araç yakıyor, dükkânları ateşe veriyor, kırılmadık cam-çerçeve bırakmıyorlar. Güya her caddede kameralı sistemimiz var ama onları yakalayıp adalete teslim etmekte çaresiz kalıyoruz. Koskoca bir üniversite kampusunu savaş alanına çeviriyorlar, sonuç imse yakalanamıyor?
Hani bu zayiatların hesabını soracaktık?
Hani bu zararları onlara ödetecektik?
Devletin malına zarar vermek, milli ekonomiye darbe vurmak bu kadar mı ucuz olmalı?
Devlet bunların yakasını tutup neden hesabını soramıyor?
Bir gazetede şu haberi okuyunca canım sıkıldı, terör örgütü PKK ve KCK tutuklularına baskı yapıyor, onları açlık grevine zorluyorlarmış. Haberin özeti şöyle;
“KCK ve PKK’nın tutuklu örgüt üyelerine yaptığı baskıların belgeleri ele geçirildi. Silivri 2 No.lu Cezaevi’nin havalandırma bölümünde bulunan 44 sayfalık dokümana göre, cezaevi yapılanması BAGOK hastane ve revire çıkmadan havalandırmada şort giyimine kadar her şeye karışıyor. Türkçe savunma yapanlar “hain” olarak damgalanıyor!”
Yani işin özü, örgüt cezaevinde de olsa terör örgütüne bulaşanların yakasını bırakmıyor. Müdahale ediyor, yönlendirmeye çalışıyor. Dağdakini anladık da, şehirdeki ve cezaevlerindekilere müdahale etmelerini niye önleyemiyoruz? Hainlerle bunların ilgisini neden kesemiyoruz.
Bir başka konu şu; yıllarca bunlarla silahlı mücadele yaptık. Başarılı olduğumuz da söylenemez. Terör örgütüne yardım ve yataklık edenleri önleyemedik. Dış güçlerin yardımını engelleyemedik. Terörle mücadelede suçsuz günahsız, masum vatandaşlarımızı bilgilendirip teröre karşı onları koruyamadık. Mesela eğitim olayını hiç gündemimize almadık.
KCK nedir, PKK nasıl bir örgüttür, amacı ve hedefleri nedir, bunlara karşı korunmak için nasıl bir tedbir almalıyız, bunun eğitimini vatandaşlarımıza verdik mi? Yakalanan PKK’lı teröristler var. Hapishaneden çıkıp yeniden terör örgütüne katılıyor. Bunun neden engelleyemiyoruz? Bunlara cezaevinde niçin eğitim veremiyoruz? Devleti, Milleti, Bayrağı sevdiremiyoruz. İnsanlık sevgisini aşılayamıyoruz. Eğitimi neden göz ardı ediyoruz?
Abdullah Öcalan kimdir, kimlerden destek alıyor. Soyu-sopu nedir Kürt halkına anlatabildik mi? Paylaşım sitelerinde dolaştığı gibi Ermeni kökenli midir? Nerede eğitilmiştir, Kürt halkı ile bağlantısı nedir? Bu konularda kimi eğitebildik? Örgüt neden okullara saldırıyor, bölgeye yapılan devlet yatırımlarını neden engellemeye çalışıyor, insanımıza anlatabildik mi?
Şu kepazeliğe bakın, açık açık tarlalarda uyuşturucu madde üretiyor, uyuşturucunun ticaretini yapıyorlar. Bölge halkına baskı yaparak dilediği insanları seçtiriyor. Halk iradesine ipotek koyuyorlar. Ama biz bunları önleyemiyoruz. Yetmiyor, bir de cezaevindeki mahkûmlara baskı yapıp onları hapishanelerde örgütlüyorlar. Bizim psikologlarımıza, eğitimcilerimize ne oluyorsa? Üç-buçuk haini eğitip vatana-millete kazandıramıyoruz?
Herkes artık şunu iyi biliyor, bölücü terör örgütü dışarıdan destekleniyor ve içerde besleniyor. Ülkemizin kalkınması ve gelişmesi için çok büyük bir engel. Bu terörün bitmesi gerekiyor. Bitmesi adına ne gerekiyorsa yapılmalıdır. Hiçbir şeyden, ama hiçbir şeyden çekinilmeden terörün üzerine gidilmelidir. Önce bağlantıları koparmalı, sonra da gücü bitirilmelidir.
Terörün komuta kademesinde yer alan yöneticilerin susturulması için devlet her türlü tedbiri almalıdır. Terörün şehir yapılanması mutlaka önlenmelidir. Hapishanelere kadar kurmuş olduğu korku ve baskı hakimiyetine son verilmelidir. Terör örgütü üyelerine ve masum Kürt kardeşlerimize yönelik terör seminerleri düzenlenmeli, eğitimle terörün önü kesilmelidir. Kürt kardeşlerimiz teröre karşı tavırlarını koydukları gün terör örgütü yalnızlaşacak can çekişecektir. Ülkemizde terör mutlaka bitirilmelidir.